8. Hukuk Dairesi 2018/13024 E. , 2018/15770 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı 3. kişi vekili ile asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı üçüncü kişi vekili, 10.08.2012 tarihinde haczedilen menkullerden ...... Ltd. Şti’ne ait olduğunu, diğer ikisinin ise başka fi…
**8. Hukuk Dairesi 2018/13024 E. , 2018/15770 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı 3. kişi vekili ile asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı üçüncü kişi vekili, 10.08.2012 tarihinde haczedilen menkullerden ...... Ltd. Şti’ne ait olduğunu, diğer ikisinin ise başka firmalardan fatura ile satın alındığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve ...... yönünden davanın ... Makine Ltd. Şti’ne ihbarına karar verilmesini talep etmiştir. Müdahale talebinde bulunan vekili, istihkak davasının kendilerine ihbar edildiğini, dava konusu ......un mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, üçüncü kişinin ise işlevsel hale getirmek için mahcuzu elinde bulundurduğunu belirterek istihkak iddialarının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; İİK gereğince istihkak davalarının açılma prosedürünün belirli olup yasal süre içinde müdahale talebinde bulunan şirket tarafından dava açılmadığı, HMK’de düzenlenen asli müdahalenin İİK'de uygulanamayacağı, davacı 3. kişi şirket yönünden ise; borçlu şirket ile 3. kişi şirketin ortaklarının aynı kişilerden oluştuğu, faaliyet alanlarının aynı olduğu, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, karinenin aksi 3. kişi şirketçe ispatlanamadığı gibi her iki şirket arasında alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemler yapıldığı gerekçesiyle 3. kişi tarafından açılan davanın reddine, asli müdahil talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı 3. kişi vekili ve müdahale talep eden vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. 1-Mahkemece verilen kısa kararda; “Davacı ............ Ltd. Şti'nin istihkak iddiası ispat edilemediğinden davanın reddine, sair hususların gerekçeli kararda değerlendirilmesine” denildiği halde, gerekçeli kararda; “Davacı ............ Ltd. Şti'nin istihkak iddiası ispat edilemediğinden davanın reddine, asli müdahil talebinin reddine,” karar verilmiş ve asli müdahale talebi yönünden kısa kararda yer almayan ret sonucuna gerekçeli kararda yer verilmiş, bu şekilde, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmuştur.