2. Hukuk Dairesi 2024/7865 E. , 2025/3651 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/713 E., 2024/697 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/777 E., 2022/73 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve mane
**2. Hukuk Dairesi 2024/7865 E. , 2025/3651 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/713 E., 2024/697 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/777 E., 2022/73 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince davalı erkeğe "...davalının alacaklılarının davacıyı tanımadığı numaralardan telefonla arayarak tehdit ettikleri, davacının dayısının davacının şiddet gördüğüne dair kollarında morluklar gördüğü, davacının sebebi sorulunca "boşver dayı" diyerek geçiştirmeye çalıştığı, davalının annesinde tarafların evinin anahtarı olduğu..." kusurları yüklenmiş ise de; somut olayda "davalının alacaklılarının davacıyı tanımadığı numaralardan telefonla arayarak tehdit ettikleri" vakıasına davacı kadın tarafından dayanılmadığının ve davacı kadının tanığı ....'nın bilgisinin de kadından duyuma dayalı olduğunun; " davacının dayısının davacının şiddet gördüğüne dair kollarında morluklar gördüğü, davacının sebebi sorulunca "boşver dayı" diyerek geçiştirmeye çalıştığı" şeklindeki vakıada ise davacı kadının tanığı ....'nın "...davacının kollarında da morluk olduğunu gördüm ancak sebebini kendisine sorduğumda "boşver dayı" diye geçiştirdi, bu sebeple bu morlukları davalının yapıp yapmadığını bilmiyorum..." şeklinde beyanda bulunduğunun ve bu eylemin davalı erkek tarafından yapıldığının ispatlanamadığının; yine "davalının annesinde tarafların evinin anahtarı olduğu" şeklindeki kusura yönelik ise davalı erkeğin tanığı ....'nın "tarafların evinin anahtarının benim eşimde olduğu iddiası doğru değildir" dediği, davacı kadının tanığı ....'nın da "davalının annesinin tarafların evinin anahtarına sahip olduğunu düşünmüyorum" dediği ve bu vakıanın da ispatlanamadığının, bu haliyle "...davalının alacaklılarının davacıyı tanımadığı numaralardan telefonla arayarak tehdit ettikleri, davacının dayısının davacının şiddet gördüğüne dair kollarında morluklar gördüğü, davacının sebebi sorulunca "boşver dayı" diyerek geçiştirmeye çalıştığı, davalının annesinde tarafların evinin anahtarı olduğu..." vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, ancak kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurları uyarınca erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda yine de tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat fazladır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddî ve manevî tazminat miktarları yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının maddî ve manevi tazminat miktarları yönünden davalı erkek yararına BOZULMASINA, 3.Davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.