Başvuru, mahkeme kararlarının uygulanmaması ve kararları uygulamayan kamu görevlileri hakkında yapılan suç duyurusunun sonuçsuz kalması gerekçeleriyle adil yargılanma ve etkili başvuru haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, mahkeme kararlarının uygulanmaması ve kararları uygulamayan kamu görevlileri hakkında yapılan suç duyurusunun sonuçsuz kalması gerekçeleriyle adil yargılanma ve etkili başvuru haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 13/12/2013 tarihinde İzmir Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 27/10/2015 tarihinde, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 27/10/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı 16/11/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 29/12/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 26/1/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 8/2/2016 tarihinde ibraz etmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İstanbul ili Fatih ilçesi Neslişah ve Hatice Sultan Mahalleleri (Sulukule) yenileme alanına yönelik olarak Fatih Belediyesince hazırlanan Yenileme Avan Projesinin uygun bulunmasına ilişkinİstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma BölgeKurulunun 2/11/2007 tarihli ve 20 sayılı kararı ileFatih Belediye Meclisinin bu kararın uygulanmasına ilişkin 7/12/2007 tarihli ve 156 sayılı kararının iptali istemiyle dava açmıştır. İstanbul İdare Mahkemesi 27/4/2012 tarihli ve E.2009/719, K.2012/789 sayılı kararıyla İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 20 sayılı kararının TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi tarafından açılan ve Mahkemenin 2009/758 esasına kayıtlı davada verilen 26/4/2012 tarihli ve K.2012/783 sayılı kararıyla iptal edildiği gerekçesiyle davanın bu kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bu işlem dayanak alınarak tesis edilen Fatih Belediye Meclisinin dava konusu kararının ise dayanağının kalmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Karar gerekçesi şöyledir:"Dava konusu İstanbul İli, Fatih İlçesi, Neslişah ve Hatice Sultan Mahalleleri (Sulukule) Yenileme Alanına yönelik hazırlanan Yenileme Avan Projesinin uygun bulunmasına ilişkin İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 2007 tarihli ve 20 sayılı kararı ileavan projesinin dayanak alındığı 5366 Sayılı Kanunun Anayasaya aykırı hükümler içerdiği, söz konusu Kanunda korumaya ilişkin hükümler bulunmadığı gibi bunun aksine yönelik düzenlemeler bulunduğu, söz konusu projeninbu bölgenin Kentsel ve Tarihi Sit olarak belirlenmesine yönelik alınan Koruma Kurulu kararlarına ve yürürlükte olan imar planları ile şehircilik ilkelerineaykırı düzenlemeler içerdiği iddialarıyla iptali istemiyle TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi tarafından Mahkememizin 2009/758 esasına kayden açılan davada yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda; "yenileme avan projesinin uygun bulunmasına ilişkin dava konusu koruma kurulu kararının bölgenin özellikleri de göz önüne alındığında5366 Sayılı Kanunda öngürülen amaçların gerçekleştirilmesine hizmet edebilecek nitelikte ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varıldığı" belirtilerek 2012 gün ve 2012/783 sayılı karar ile dava konusu İstanbul İli, Fatih İlçesi, Neslişah ve Hatice Sultan Mahalleleri (Sulukule) Yenileme Alanına yönelik hazırlanan Yenileme Avan Projesinin uygun bulunmasına ilişkin İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 2007 tarihli ve 20 sayılı kararı ileavan projesinin iptaline karar verildiği anlaşılmakla bu davanın İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 2007 tarih ve 20 sayılı kararının iptali istemine yönelik kısmı hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.Öte yandan, İdare Hukuku ilkelerine göre idari planlar hukuken geçerli meşru bir nedene dayanmak zorundadır. Şayet idari planın dayanağı durumundaki işlemin hukuka aykırılığı bir mahkeme kararı ile ortaya konulmuş ise artık idari işlemin kendisi de hukuken sakat nitelikte bir işlem durumuna düşmüş olacaktır.Bu bakımdan, diğer dava konusu İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 2007 tarih ve 20 sayılı kararının uygulanmasına ilişkin davalı belediyenin 2007 tarih ve 156 sayılı meclis kararının dayanağı olan İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 2007 tarih ve 20 sayılı kararının Mahkememizin 2012 gün ve 2012/783 sayılı kararı ile iptaline kararverildiğinin anlaşılması karşısında hukuken dayanaksız kalan dava konusu Fatih Belediye Meclisinin 2007 tarih ve 156 sayılı kararındada hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.Açıklanan nedenlerle; dava konusu İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 2007 tarih ve 20 sayılı kararının uygulanmasına ilişkin davalı belediyenin 2007 tarih ve 156 sayılı meclis kararına yönelik işlemin iptaline, İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 2007 tarih ve 20 sayılı kararına ilişkin kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına..." Başvurucu; İstanbul İdare Mahkemesinin iptal kararlarına rağmen bu kararların uygulanmadığını, 11/6/2012 tarihinde bu kararların tebliğine rağmen uyuşmazlığa konu alanda yürütüleninşaatçalışmalarına devam edilerek hak sahiplerinin belirlenmesi için kura çekildiğini belirterek yargı kararını uygulamadıklarını iddia ettiği kamu görevlileri hakkında şikâyette bulunmuştur. İçişleri Bakanlığı 6/3/2013 tarihli ve 2013/103 sayılı kararıyla "...alandaki konutlarda herhangi bir yerleşim ve sosyal ve ticari faaliyetinbulunmadığı ve temyiz neticesinin beklendiği" tespitiyle Danıştay İkinci Dairesinin konuyla ilgili içtihadına yer vermek ve 12/1/20011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesi hükmüne atıf yapmak suretiyle taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararların kesinleşmedikçe yerine getirilemeceği görüşüyle şüpheliler tarafından gerçekleştirilmiş, cezai sorumluluğu gerektiren herhangi bir eylem bulunmadığı gerekçesiyle 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca "soruşturma izni verilmemesi"ne karar verilmiştir. Karara yapılan itiraz üzerine Danıştay Birinci Dairesi 8/10/2013 tarihli, E.2013/1074, K.2013/1237 sayılı kararıyla "...iptal kararlarında belirtilen eksikliğin kararlardan önce yerine getirildiği", İstanbul İdare Mahkemesinin26/4/2012 tarihli ve E.2009/758, K.2012/783 sayılıiptal kararının uygulanmadığı iddiası ile ilgili olarak ilgililer hakkında "şikayetin işleme konulmaması" kararına karşı yapılan itirazın da Dairelerinin 2/7/2013 tarihli ve E.2013/820, K.2013/960 sayılı kararıylareddolunduğunun anlaşıldığı gerekçeleriyle itirazın reddine karar vermiştir. Karar 13/11/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 13/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Bunun yanındaİstanbul İdare Mahkemesi 27/4/2012 tarihli ve E.2009/719, K.2012/789 sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine Danıştay Ondördüncü Dairesinin 26/2/2015 tarihli ve E.2013/5709, K.2015/1444 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı onanmış, 20/1/2016 tarihli ve E.2015/9144, K.2016/97 sayılı kararı ile de karar düzeltme istemi reddedilmiştir. İstanbul İdare Mahkemesinin E.2009/758 ve 2009/719 esasına kayıtlı davalar hakkında verilen kararlar üzerine hazırlanan ve Fatih Hatice Sultan ve Neslişah Sultan (Sulukule) Mahallelerine ilişkin olarak avan projelerin uygun bulunmasına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Numaralı Yenileme Alanları Kurulunun 27/7/2012 tarihli ve 51 sayılı kararı ile anılan kararın kabulüne ilişkin Fatih Belediye Meclisinin 10/8/2012 tarihli ve 2012/60 sayılı kararının iptali istemiyle başvurucu tarafından dava açılmıştır. İstanbul İdare Mahkemesi 18/9/2015 tarihli ve E.2014/294, K:2015/1641 sayılı kararıyla, dava konusu işlemin avan projenin genel olarak uygun bulunmasına ilişkin kısmı açısından davanın reddine, 120 ada 21 parselde bulunan tescilli eserin yerinde korunmamasına ilişkin kısmının iptaline karar vermiştir. Karar gerekçesi şöyledir:"Dava dosyası ile Mahkememiz'in E:2012/1863 sayılı dosyasının incelenmesiyledava konusu avan projenin uygun bulunmasına dair 2012 tarihli, 51 sayılı Koruma Kurulu Kararının projenin genel itibariyle uygun bulunmasına ilişkin kısmı açısından yapılan değerlendirmede; anılan bilirkişi raporunda, proje öncesinde, alan içindeki konut binalarınnıngenişliği ve yüksekliği, sokakların genişliği, uzunluğu, kısalığı, çıkmaz sokakların bulunması, konut ve avlu(boşluk) ilişkilerinin bölgenin sosyal ve kültürel özellliğinin bir parçası olduğu ancak daha geniş ve yüksek konutlar ile sokaklar yapılarak ve araçlı ulaşıma ön plana çıkarılarak bölgenin karakteristik özelliğinin bozulduğu ileri sürülmekte ise de, 5366 Sayılı Kanun'un maddesinde belirtilen amaçlardan birinin de bölgenin gelişimine uygun olarak yeniden inşa ve restore edilerek, bu bölgelerde konut, ticaret, kültür, turizm ve sosyal donatı alanları oluşturulması, tabiî afet risklerine karşı tedbirler alınması olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu kapsamda, sokak doğrularının yeniden düzenlenerek çıkmaz sokakların ortadan kaldırıldığı, tabii afet tehlikesi karşısında araç giriş çıkış güvenliğinin sağlandığı, insan hayatı için daha yaşanabilir bir çevre oluşturulduğu kanaatine varılarak işlemin bu kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir. Dava konusu avan projenin uygun bulunmasına dair korumu kurulu kararının 120 Ada, 21 Parselde yerinde olmayan tescilli kültür varlığı yapının, 117 Ada, 45, 46 parsellerde rekontrüksiyonun yapılmasının 05/11/1999 tarihli ve 660 sayılı ilke kararı kapsamında uygun olduğuna, 117 adaya ilişkin onaylı uygulama projesinde, 45, 46 parseller üzerinde yer alan C4 tipi bloğun 120 Ada, 19 parselde inşa edilmesinde sakınca olmadığına dair kısmı açısından yapılan değerlendirmede ise, 120 Ada, 21 Parselde bulunan tescilli eserin Mahkeme kararıyla iptal edilen önceki avan projede yerinde korunması gerektiği yolunda karar oluşturulmasına rağmen dava konusu projede yerinde korunmayarak başka bir parsele aktarılmasında hukuka uyarlık bulunmamıştır. Kaldı ki, önceden var olmakla birlikte herhangi bir nedenle yok olan tescil şartlarını haiz bir eserin ihya edilmesi amaçlanıyorsa, kural olarak yine eski yerinde ihyası asıl olup zorunlu bir neden olmadıkça bu kuralın bertaraf edilmesi düşünülemez. Oysa dava konusu kararda tescilli eserin bulunduğu yere yeni tip konut yapılmasının zorunlu gerekçelerinin ortaya konulamadığı, nitekim bilirkişi raporunda da tescilli eserine yerinde korunmasının mümkün olduğu belirtildiğinden dava konusu işlemde bu yönüyle dehukuka uyarlık bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin avan projenin genel olarak uygun bulunmasana ilişkin kısmı açısından davanın REDDİNE, 120 Ada, 21 parselde bulunan tescilli eserin yerinde korunmamasına ilişkin kısmın İPTALİNE," Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulmuş olup başvuru hakkında hâlen bir karar verilmiş değildir. Diğer taraftan başvurucu tarafından, İstanbul Fatih ilçesi 462 pafta 2484 ada57 parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanın Bakanlar Kurulu kararı ile Neslişah ve Hatice Sultan Mahalleleri (Sulukule) Kentsel Yenileme Alanı ilan edilen bölgenin ıslahı ve yenilenerek yaşatılması amacıyla onaylanan avan projenin Mahkemece iptal edilmesine rağmen yıkımların durdurulmadığından bahisle uğradığını iddia etiği 000TL maddi ve 000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini istemiştir. Başvurcu dava dilekçesinde, avan projeyi onaylayan İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun 2/11/2007 tarihli ve 20 sayılı kararı ile bu kararın uygulanmasına yönelik Fatih Belediyesinin 7/12/2007 tarihli ve 156 sayılı kararının İstanbul İdare Mahkemesinin 2009/758 ve 2009/719 esasına kayıtlı davalarda verdiği kararlarıyla iptal edilmiş olmasına rağmen iptal kararı doğrultusunda yeni işlem tesis edilmediğini, İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun 25/07/2012 tarihli ve 51 sayılı kararı ile yeni bir avan projenin varlığından söz edilmekte ise de bu projenin Mahkeme kararı dikkate alınarak hazırlanmadığını belirtmiştir. Mahkeme kararlarının uygulanmadığından bahisle açılan tazminat davasına ilişkin olarak İstanbul İdare Mahkemesi 30/6/2015 tarihli ve E.2013/1541, K.2015/1406 sayılı kararıyla davanın reddine karar vermiştir. Karar gerekçesi şöyledir:"Uyuşmazlıkta; 2006 tarih ve 2006/10299 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yenileme alanı ilan edilen ve yine2006 tarih, 2006/11296 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla acele kamulaştırılan taşınmazlar maliki davacı tarafından taşınmazlarla mülkiyet ilişkisi kalmasa da mahallede kiracı olarak ikamete devam ettiğini iddia eden davacı tarafından İstanbul İdare Mahkemesi'nin 2012 tarih, E:2009/758 ve K:2012/783 sayılı kararıyla iptal edilen yenileme alanı avan projesinin uygulanmaya devam edildiği iddia edilmiş ise de, dosya kapsamı belgelerden 2007 tarihli ve 20 sayılı kararla uygun bulunan avan projenin Mahkemece iptalinden sonra,İstanbul Yenileme Alanları Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nca uygun bulunan 2012 tarih ve 51 sayılı avan projenin Fatih Belediye Meclisi'nin 2012 tarih ve 2012/60 sayılı kararıyla onaylandığı ve davacının bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın derdest olduğu söz konusu 51 nolu avan proje kapsamında işlemlere devam edildiği anlaşılmakla, 2577 sayılı Kanunun maddesi kapsamında "Mahkeme kararının uygulanmaması" gerekçesiyle tazminata hükmedilebilmesi içiniddia olunan zararla fiilarasındaki illiyet bağı ortadan kalktığından davacının dava konusu tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir." Başvurucu tarafından karar temyiz edilmiş olup başvuru hakkında hâlen bir karar verilmiş değildir.B. İlgili Hukuk 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez..." 4483 sayılı Kanun'un maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları şöyledir: "Soruşturma izni verilmesine ilişkin karara karşı hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisi; soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara karşı ise Cumhuriyet başsavcılığı veya şikâyetçi itiraz yoluna gidebilir. İtiraz süresi, yetkili merciin kararının tebliğinden itibaren on gündür. İtiraza, 3 üncü maddenin (e), (f), g (Cumhurbaşkanınca verilen izin hariç) ve (h) bentlerinde sayılanlar için Danıştay İkinci Dairesi, diğerleri için yetkili merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesi bakar. İtirazlar, öncelikle incelenir ve en geç üç ay içinde karara bağlanır. Verilen kararlar kesindir."