19. Hukuk Dairesi 2018/81 E. , 2018/3583 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülmekte olan alacak davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda verilen kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... BAM 16. Hukuk Dairesi tarafından verilen istinaf talebinin esastan reddine ilişkin hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgil…
**19. Hukuk Dairesi 2018/81 E. , 2018/3583 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülmekte olan alacak davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda verilen kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... BAM 16. Hukuk Dairesi tarafından verilen istinaf talebinin esastan reddine ilişkin hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av.... ve davalılar vekili Av. ...'ın geldiği görülmekle duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davacı ile davalılardan ...Ltd. Şti. arasında 05/10/2004 ve 18/05/2010 tarihli bayilik sözleşmeleri imzalandığını, davalı şirketin sözleşmelere ek olarak imzalanan taahhütname ile yıllık 1250 m3 beyaz ürün satmayı taahhüt etmesine rağmen taahhüdünü yerine getirmediğini, diğer davalıların 275.000,00 TL limitle müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, çekilen ihtardan sonuç alınamadığını ileri sürerek 422.488 USD'lık kar mahrumiyetinden şimdilik 20.000 USD'nin bankaların yabancı paralara uyguladığı en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiş, 22/06/2016 tarihli dilekçesi ile talebini 60.780,00 USD olarak ıslah etmiştir. Davalılar vekili, ... ve ...'e davanın yöneltilmeyeceğini husumetten reddi gerektiği, 18/05/2010 tarihli sözleşmenin özgür iradeleri ile imzalanmadığını, ekonomik ve manevi baskı altında imzalandığı için geçersiz olduğunu, sözleşmenin davalı şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, 05/10/2004 tarihli sözleşmenin 18/05/2010 tarihli sözleşme ile ortadan kaldırıldığını, 05/10/2004 tarihli sözleşmeye istinaden ödemelerin ihtirazı kayıt konulmadan kabul edilmesi ve tonaj taahhütü ile tonaj taahhütünün 6 yıldır uygulanmaması ve sözleşmenin feshedilmeyerek yeniden sözleşme yapılmasının davacının cezai şarttan zımnen vazgeçtiğini gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.