16. Hukuk Dairesi 2013/8107 E. , 2013/9587 K. "" MAHKEMESİ : İZMİR 5. İCRA MAHKEMESİ Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık ...'nın beraatine karar verilmiş, hüküm şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmekle Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda 17.10.2011 tarihli karar ile mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı Yargıtay C.Başsavcılığının …
**16. Hukuk Dairesi 2013/8107 E. , 2013/9587 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR 5. İCRA MAHKEMESİ Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık ...'nın beraatine karar verilmiş, hüküm şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmekle Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda 17.10.2011 tarihli karar ile mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı Yargıtay C.Başsavcılığının 03.12.2011 tarihli itirazı üzerine, Ceza Genel Kurulu'nun 10.07.2012 gün 2011/655 esas-2012/466 karar sayılı kararı ile 6352 sayılı Yasa'nın 99 ve 101. maddeleri uyarınca itirazın Dairemizce değerlendirilmesi için dosya yeniden gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Somut olayda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında; İİK'nın 44. maddesinde “ticareti terk eden tacir” ifadesi kullanılmış olup, bu ifadenin yalnızca gerçek kişi tacirleri kapsadığına ilişkin herhangi bir kısıtlayıcı hükmün bulunmadığı, bu sebeple Limited Şirketlerin temsil ve idareye yetkili müdürlerinin de, şirketin ticareti terk etmeleri halinde İİK'nın 44. maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmeyeceklerine ilişkin bir istisna getirilmediğine göre, tıpkı gerçek kişi tacirler gibi cezalandırılmalarına bir engel bulunmadığı; diğer yandan, İİK'nın 44. maddesinde yapılan değişikliğin “ticareti terk eden kötü niyetli borçluların” bu davranışlarının önlenmesi amacıyla yapıldığının da gerekçede açıkça ifade edildiği, Yüksek Özel Dairenin kararında tüzel kişi tacirler hakkında 44. maddesinin 2. fıkrasının uygulama kabiliyetinin olmadığı belirtilmiş ise de, aynı maddenin 1. fıkrasının göz önüne alınmadığı belirtilmiş ve suçun unsurlarının oluşması nedeniyle sanığa usulüne uygun davetiye tebliğ edilip sonucuna göre hukuki durumun takdiri yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi nedeniyle bozma kararı verilmesi gerekirken onama kararı verilmesinin isabetsizliği ileri sürülerek hükmün bozulması talep edilmiştir.