7. Hukuk Dairesi 2012/8097 E. , 2012/9639 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı TEDAŞ tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 109 ada 3 parsel sayılı 11,52 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak trafo niteliğiyle davalı TEDAŞ adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına dayanarak da…
**7. Hukuk Dairesi 2012/8097 E. , 2012/9639 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı TEDAŞ tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 109 ada 3 parsel sayılı 11,52 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak trafo niteliğiyle davalı TEDAŞ adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 109 ada 3 parsel sayılı taşınmazın arsa niteliğiyle davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı TEDAŞ tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre dava konusu 109 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacı ...'nin tutunduğu 1.11.1968 tarih ve 8 sayılı tapu kaydı kapsamında kalmasına göre, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı TEDAŞ'ın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki, Kadastro Hakimi infazı mümkün ve doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19/2 maddesi hükmünde de taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi gerektiği açıklanmıştır. Dosya içeriğinden 109 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününden önce davalı idare tarafından meydana getirilmiş muhdesat niteliğindeki trafonun mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan bu olgular gözetildiğinde 109 ada 3 parsel sayılı taşınmazla ilgili hüküm kurulurken taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın davalı idare tarafından meydana getirildiğinin tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken, bu konuda olumlu ve olumsuz bir hüküm kurulmaması isabetsiz olduğu gibi, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür. Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı aleyhine yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması yasal düzenlemelere aykırı ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2. bendinin sonuna gelmek üzere “Taşınmaz üzerinde bulunan ve tespit gününden önce meydana getirildiği anlaşılan trafonun davalı TEDAŞ’a ait olduğunun tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesine,” sözlerinin eklenmesine, ayrıca hükmün 6. bendinin hüküm yerinden çıkartılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 20.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.