8. Ceza Dairesi 2022/4819 E. , 2023/6756 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/10382 E., 2021/5908 K. SUÇLAR : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bu…
**8. Ceza Dairesi 2022/4819 E. , 2023/6756 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/10382 E., 2021/5908 K. SUÇLAR : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bünyan Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2018 tarihli iddianamesi ile, sanığın infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan cezalandırılması talep olunmuştur. 2. Bünyan Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2018 tarihli kararı ile, atılı suçtan, beraatine karar verilmiştir. 3. İlgili kararın Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 16.12.2021 tarihli kararı ile, duruşmalı incelemede, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz isteği, kastın bulunmadığına ve suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. 2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkindir. III. OLAYLAR VE OLGULAR 1. Dava konusu olay; Kayseri Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın, okul dönüşü nizamiyede yapılan üst aramasında, ceza infaz kurumunda bulundurulması ve kullanılması yasak olan bir adet çengelli iğne, bir adet maket bıçağı, iki adet maket bıçağı ucu, iki adet iğne bulundurduğu iddiasına ilişkindir. 2. MYO Geleneksel El Sanatları Bölümü sınavı için çıkış yapan sanığın, saat: 21:12'de okul dönüşü yapılan üst aramalarda iddia konusu malzemelerin ele geçirildiğine dair 16.04.2018 tarihli tutanak dosyada mevcuttur. 3. Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarının 20.04.2018 ve 04.07.2018 tarihli raporlarında, inceleme konusu 6.5 cm uzunluğunda, tek ağızlı, namluya sahip bıçak ve 1 adet yedek namlusu, 5.2 cm ve 6 cm uzunluğunda silindirik yapıda ve sivri uçlu namlulara sahip iki iğne, 5 cm uzunluğunda silindirik yapıda ve sivri uçlu namluya sahip arka kısmı halka şeklindeki bir iğnenin, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkındaki Kanunun 4. maddesi kapsamında yasak nitelikteki bıçak ve aletlerden olmadıkları, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6/1-f(4). maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği bildirilmiştir. 4. Tutanak mümzii tanıklar .... ve .... ifadelerinde, sanığın kabulü sırasındaki aramada suça konu eşyaları tespit ettiklerini, sanığın kendisinin teslim etmediğini beyan etmişlerdir. 5. Sanık savunmasında, okul araç-gereçleri olduğu için eşyaların suç olduğunu bilmediğini, arama yapılmadan önce görevlilere eşyaları kendisinin teslim ettiğini beyan etmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın eylemi sabit görülmeyerek, kastın bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm isabetli bulunmamış ve sanığın atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. 17.06.2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik’in, "El işi faaliyetleri" başlıklı 14 üncü maddesi; "Hükümlülerin, gerekli malzemeler kantinden temin edilmek koşuluyla, el işi faaliyetlerini, ceza infaz kurumlarının uygun bölümlerinde yapmaları esastır. Ceza infaz kurumunun güvenliğini bozmamak kaydı ile bu faaliyetlerin devamına koğuş, oda ve eklentilerinde izin verilebilir. Maket bıçağı, tornavida gibi kesici ve delici alet ile boyama ve yapıştırmada kullanılan madde ve malzemelerin koğuş, oda ve eklentilerinde bulundurulmasına izin verilmez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların el işi faaliyetlerini nerede ve ne şekilde yürütebileceklerine dair usul ve esaslar belirlenmiştir. Buna göre, hükümlü ve tutukluların koğuş, oda ve eklentilerinde el işi faaliyetleri yapmaları izne tabi tutulmuştur. Ancak, maket bıçağı, tornavida gibi kesici ve delici aletler ile boyama ve yapıştırmada kullanılan madde ve malzemelerin anılan yerlerde bulundurulmasına izin verilmeyeceği belirtilmiştir. Silahtan neyin anlaşılması gerektiği, 5237 sayılı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde beş alt bent halinde sıralanmıştır. Buna göre; a. Ateşli silâhlar, b. Patlayıcı maddeler, c. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet, d. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler, e. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler silah sayılmaktadır. 5237 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen suçun tipe uygun eylem unsuru, infaz kurumuna veya tutukevine silah sokulması yahut bulundurulması olduğundan, bu suçun işlenip işlenmediğinin tespiti için öncelikle somut olayda eyleme konu nesnenin, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen anlamda bir silah olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Zira, 5237 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde kastedilen "silah"ın, aynı Kanun’un 6 ncı maddesinde tanımlanan nesnelerden olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda yazılı açıklamalar ışığında dava konusu olay değerlendirildiğinde; sanığın hükümlü olarak kaldığı ceza infaz kurumunda bulundurduğu 3-4 cm uzunluğunda kesici ve delici kısmı bulunan maket bıçağının 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin (f) bendindeki tanıma göre silah olarak değerlendirilmesi gerektiği ve ceza infaz kurumunda bulundurulmasının yasak olduğu anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kaldığına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde isabetsizlik bulunmamış ve sanık müdafiinin sübuta ve suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmediğinden sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Ceza infaz kurumuna girişi esnasında üzerinden yasak nitelikte suç eşyaları ele geçen sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden tamamlanmış suçtan hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmakla Cumhuriyet savcısının temyiz talebi yerinde görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 16.12.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde karar verildi.