8. Hukuk Dairesi 2011/4322 E. , 2012/469 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile Hazine, ... ve Tuzla Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Oltu Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 19.04.2011 gün ve 413/121 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine ve ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... dava dilekçesinde; mevki ve sınırlarını bildirdiği 500 'er m2 yüzölç…
**8. Hukuk Dairesi 2011/4322 E. , 2012/469 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile Hazine, ... ve Tuzla Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Oltu Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 19.04.2011 gün ve 413/121 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine ve ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... dava dilekçesinde; mevki ve sınırlarını bildirdiği 500 'er m2 yüzölçüme sahip iki parça taşınmazın kadimden beri malik sıfatıyla zilyedi olduğunu açıklayarak adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, 09.02.2010 tarihli yargılama oturumunda, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı köy temsilcisi cevap vermediği gibi yargılamaya da katılmamıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile 29.11.2010 tarihli teknik bilirkişi raporunda E harfi ile gösterilen 886,39 m2'lik yüzölçüme sahip taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, aynı zamanda davalı ... Müdürlüğünün de vekili olan Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1, ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. ve 17.maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Oltu Kadastro Müdürlüğünün 09.11.2011 tarih ve 1698 sayılı karşılık yazılarında, dava konusu taşınmazın 14.01.1958 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmalarında tescil harici bırakıldığı bildirilmiş olup, komşu 257 parsel sayılı taşınmaza ait tapulama tutanağından dava konusu yerin Oltu Çayı içinde kaldığı saptanmıştır. Kural olarak, dere yatakları Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Aktif dere yatakları ile derenin etki alanında kalan yerlerin kazanılması mümkün bulunmamaktadır. Ancak, aktif dere yatağında ve etki alanında kalmayan bir yer, koşulları mevcut olduğu takdirde, niteliğine göre zilyetlik ve imar-ihya yoluyla kazanılabilir. Keşif mahallinde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu taşınmazın tapulama çalışmaları sırasında “selgah” niteliğinde olup köprünün yapımından sonra davacı tarafından imar-ihya çalışmalarına başlandığını bildirmişlerdir. Bu halde ... 12. Bölge Müdürlüğünden dava konusu taşınmazın keşif sonucu elde edilen teknik bilirkişi raporuna ek krokisi de gönderilerek köprünün hangi tarihte inşa edildiğinin sorularak, seddenin yapım tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıllık sürenin bulunup bulunmadığı belirlenmeli, 20 yıllık süre bulunmadığı takdirde davanın reddine karar verilmelidir.