8. Hukuk Dairesi 2021/15383 E. , 2023/4292 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/68 E., 2020/6 KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemes…
**8. Hukuk Dairesi 2021/15383 E. , 2023/4292 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/68 E., 2020/6 KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili Zara ilçesi Bulakbaşı Köyü çalışma alanında bulunan 1205 ve 1218 parsel sayılı sırasıyla 3.800 ve 7.300 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların murisi ... adına tespit edilmiştir. 2. İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen davacı ... dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiğini ve terekenin mirasçılar arasında taksim edilmediğini ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ve müşterek muris ... mirasçıları adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı ...; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2012 tarihli ve 2004/41 Esas, 2012/29 Karar sayılı kararı ile davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2012 tarihli ve 2004/41 Esas, 2012/29 Karar sayılı kararına karşı, davacı temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 07.05.2013 tarihli ve 2013/3787 Esas, 2013/4982 Karar sayılı kararıyla; "taraflar arasındaki ihtilafın, çekişmeli taşınmazların öncesinin müşterek muris ...'e ait olup olmadığı ve ...'e ait ise ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği noktalarında toplandığı ancak, Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmak için yeterli bulunmadığı belirtilerek; öncelikle taraflardan iddia ve savunmaları doğrultusunda zilyetlik tanıklarının olup olmadığının sorulması, müşterek muris ... ya da mirasçıları adına tespit edilen taşınmazların bulunup bulunmadığının araştırılması, bundan sonra mahallinde yöreyi iyi bilen ve olabildiğince yaşlı kişiler arasından seçilmiş üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve bildirmeleri halinde taraf tanıklarının katılımı ile yeniden yapılacak keşifte dinlenecek bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait bulunduğu, tarafların müşterek murisi ...'e ait olup olmadığı, tespit tutanağında yer alan "irsen intikal" açıklamasının ne anlama geldiği, taşınmazın öncesi ...'e ait ise, ölümünden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir taksim yapılıp yapılmadığı hususlarında ayrıntılı bilgi alınması, bilirkişi ve tanık sözleri getirtilen komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve varsa tespit dayanağı belgelerle denetlenmesi, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "taşınmazların bulunduğu köyde yapılan kadastro tespiti sırasında evveli bilinmeyen, satın almaya veya tapuya dayanmayan taşınmazların tutanaklarında irsen yazdığı, bu hususun tek başına taşınmazın kök muristen kaldığını ispatlamaya yetmeyeceği kaldı ki, taşınmazların kök muris ...'den intikal ettiği kabul edilse dahi her bir mirasçının terekeden payını aldıkları, terekeden intikal eden taşınmazlarda bağımsız olarak tasarrufta bulundukları, 1249, 2237 ve 2183 parsel sayılı taşınmazların müstakilen davacı adına tespit edildiği, taksimin kabulü için her bir bireye eşit miktarda taşınmaz isabet etmesinin gerekli olmadığı, yapılan keşif ve dosya arasına getirtilen tutanaklardan da usulüne uygun bir taksimin yapıldığı, taşınmazın tespit edilebilen en eski tarihten beri davalıların mülkiyetinde olduğu" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiğini, davalıların satın aldıkları taşınmazların dava konusu taşınmazlar olmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların tarafların müşterek murisinden intikal edip etmedikleri hususuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. İlk Derece Mahkemesince dava konusu "1218" parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde "1212" olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir, sonuca etkili olmayan maddi hata olarak kabul edilmiştir. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.