(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6400 E. , 2008/8491 K. MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar, arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 11.02.2008 gün ve 2007/15417-2008/1415 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı ... ve davalılardan ... Konut Yapı Kooperatifi tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek ger…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6400 E. , 2008/8491 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar, arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 11.02.2008 gün ve 2007/15417-2008/1415 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı ... ve davalılardan ... Konut Yapı Kooperatifi tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., biçimine uygun düzenlenen 26.07.2002 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanarak tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur. Birleştirilen davada ise davacı ..., 17.07.2001 tarihli biçimine uygun düzenlenmiş taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanarak aynı bağımsız bölümün adına tescilini istemiştir. Davalı arsa sahibi S.S... Konut Yapı Kooperatifi davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı yüklenici ... İnşaat Ltd.Şti. savunmada bulunmamıştır. Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davadaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesi önceki bir tarihi taşıdığından davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, asıl davacı ... ve arsa sahibi davalı ... temyiz etmiş, hüküm Dairemizce bozulmuştur. Davacı ... ile arsa sahibi ... Konut Yapı Kooperatifi karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dairemizin 11.02.2008 tarihli bozma kararında vurgulandığı üzere, davalılar arasındaki 14.08.2000 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi şekil koşuluna uygun düzenlenmediğinden geçersizdir. Yine Dairemiz bozma kararında söylendiği gibi 30.09.1988 tarih 2/2 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında kat mülkiyetine tabi olmak üzere yapımına başlanan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme bulunmadan tarafların tüm borçlarını eda etmesine rağmen satıcının tapuda mülkiyet devrine yanaşmaması halinde durumun Türk Medeni Kanununun 2.maddesinde hükme bağlanan dürüst davranma kurallarına uygun düşmeyeceği veya geçersiz sözleşmeye rağmen mülkiyet iradi olarak temlik edilmişse, o sözleşmenin geçerli hale geleceği benimsenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasındaki 14.08.2000 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca kooperatifin malik olduğu arsa üzerine inşaat yapım işinin gerçekleştiği, kooperatifin yükleniciye veya onun temlik ettiği kişilere kurulan kat irtifakına uygun tapu devrettiği, böylelikle iradi temlik işleminin gerçekleştiği, dosyadaki belgelerle sabittir. Dolayısı ile, 30.09.1988 tarih 2/2 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararının öngördüğü iradi temlik yapıldığından, bu aşamada sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmek dürüst davranma kuralına uygun düşmez. Dairemizin, araştırmaya yönelik 11.02.2008 tarihli bozma ilamı da dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacılardan ...’ın bütün bu hususları amaçlayan karar düzeltme istemi yerindedir. Davalılardan ... Konut Yapı Kooperatifinin karar düzeltme istemine gelince; davada davacının dayanağı 17.07.2000 tarihli yüklenicinin temlik işlemidir. Yüklenicinin kişisel hakkını temellük eden üçüncü kişide alacağın temliki hükümlerinden yararlanarak bu hakkını arsa sahibine karşı ileri sürebilir. Zira, alacağı devralan kişi evvelki alacaklının yerine geçer. Borçludan ifayı istemek, gerektiğinde de borçluyu ifaya zorlamak artık onun ... olur. Fakat temlik alanın ifa talebine muhatap olan borçlu (arsa sahibi) bu talebe hemen uymak zorunda değildir. Devralan kimse temlik işlemini ve kendisinin yeni alacaklı sıfatını isbat etmiş olsa bile borçlu (arsa sahibi) ona karşı bir takım itiraz ve defilerde bulunmak imkanına sahiptir. Gerçekten BK m.167’ye göre “Borçlu temlike vakıf olduğu zaman temlik edene karşı haiz olduğu defileri, temellük edene karşı dahi dermeyan edebilir “. Buna göre temliki öğrenen borçlu temlik olmasaydı önceki alacaklıya (yükleniciye) karşı ne tür defiler ileri sürebilecekse, aynı defiler yeni alacaklıya (temlik alan üçüncü kişiye) karşı da ileri sürülebilir hale gelir. O yüzden davalı kooperatif yükleniciyle yapılan 14.08.2000 tarihli sözleşmenin 11 ve 13.maddesinde hükme bağlanan haklarını davacıya karşı açacağı davada her zaman ileri sürebilir. Davalı kooperatifin karar düzeltme istemleri de açıklanan bu nedenlerle yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; Davalı ... Kooperatifinin HUMK.nun 440.maddesinde gösterilen nedenlerle hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddine, aynı Yasanın 442/son ve 4421 sayılı Kanunun 2 ve 4/b-1 maddeleri delaleti ile takdiren, 170,00 YTL para cezası ile 28.90 YTL karar düzeltme ret harcının düzeltme isteyenden tahsiline, Davacı ...’ın karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 11.02.2008 tarihli ve 2007/15417-2008/1415 sayılı BOZMA İLAMININ KALDIRILMASINA ve yapılan yargılama, toplanan deliller, dosya içeriği de nazara alınarak hükmün ONANMASINA, davacı tarafından peşin yatırılan harçların istek halinde yatırana iadesine, 26.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.