7. Hukuk Dairesi 2024/1825 E. , 2025/1320 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2126 E., 2024/566 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/34 E., 2023/249 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazı…
**7. Hukuk Dairesi 2024/1825 E. , 2025/1320 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2126 E., 2024/566 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/34 E., 2023/249 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Köyünde evveliyatı 747 parsel olan taşınmazdan, köy yerleşme planı yapılarak 142 adet arsa üretildiğini, bunların 2 adedinin köy tüzel kişiliği uhdesinde bırakıldığını, kalan 140 tanesinin vatandaşlara satıldığını, bu suretle ... Köyü 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın da davalı adına tescilli olduğunu, tüm bu işlemler ile ilgili olarak Millî Emlak Denetmeni tarafından inceleme yapıldığını, inceleme neticesinde 28.11.2006 tarih 2006/11 sayılı raporunun düzenlendiğini, yapılan inceleme neticesinde, bu şahısların çok büyük bir kısmının hak sahipliği niteliklerine haiz olmadıkları gibi satın alan vatandaşlardan hiç birisinin 5 yıllık yasal süre içerisinde ev yapmadıklarının belirlendiğini, bu nedenle öncelikle köy muhtarlığı tarafından tapu iptali ve tescil davası açılması ve bulunduğu konuma göre kamu hizmetlerinde değerlendirilebilecek nitelikte bulunması nedeniyle önceki (mer'a) vasfının kazandırılabilmesi amacıyla planın iptali yoluna gidilmesi gerektiğinin bildirildiğini, konu hakkında İl Tarım Müdürlüğünün 26.12.20016 tarihli yazılarında; taşınmazın mahallinde mera teknik ekibince inceleme yapıldığını, vasfının hâlen mera olduğu eski vasfı olan meraya dönüştürülmesi yönünde Komisyon Kararı alındığı bildirilerek Komisyonca verilen kararın gereğinin yerine getirilmesi gerektiğinin bildirildiğini, konu hakkında Valilik Makamından alınan 22.12.2006 tarih ve 5356 sayılı yazı ile ... Köyü 747 parselde kayıtlı 110.600,00 m2 yüzölçümlü mera vasıflı taşınmaz malın 3367 sayılı kanun uygulaması ile yapılan Köy Yerleşme Planının iptal edildiğinin bildirildiği, Evronos Köyü Tüzel Kişiliği tarafından Manisa İdare Mahkemesinin 2007/57 Esas sayılı dosyası ile Manisa İl Özel İdaresi aleyhine "... Köyü Köy Yerleşik Alanı Planının iptal edilmesine ilişkin 22/12/2016 tarih ve 5555 sayılı işleminin" iptali ve yürütmenin durdurulması istemi ile dava açıldığını, Köy Yerleşik Planı ilan edilmek suretiyle 142 parçaya ayrılan ve şahıslara satışı yapılan 747 nolu mera parselinin son durumu ile ilgili olarak yapılan incelemede söz konusu taşınmazın 142 parçaya ayrılmış bunun 118 tanesinin 23.01.1998 tarihinde 22 tanesinin de 25.04.2006 tarihinde Köy Tüzel Kişiliğince şahıslara satılmak suretiyle adlarına tescillerinin yapıldığını, Uygulama Yönetmeliğinin 5. Maddesine uygun arsa seçimi yapılmadığı, plan yapılan parselin köye bitişik olmadığı gibi köye kuş uçuşu 1500 metre, mevcut yoldan gidilmesi hâlinde 5500 metre mesafede olduğunun da anlaşıldığını, köy yerleşik planın iptal edilmesi ile evveliyatı mera olan 142 parsa taşınmazın tekrar eski hâle dönüşmesinin gerektiğini, bu nedenle söz konusu taşınmazın davalı adına olan kaydının iptali ile mera vasfı ile sınırlandırılarak özel sicile tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği vekili cevap dilekçesinde özetle; 442 sayılı Köy Kanunu'na dayalı olarak Manisa Köy Yerleşme Alanı Tespit Komisyonu kararı ile buna dayalı olarak Köy Hizmetleri Manisa İl Müdürlüğü tarafından "Manisa ... Köyü Gelişme Alanı İmar Planı"nın 24.02.1997 tarihinde onaylanarak kesinleştiğini, tapu kaydına dayanak işlemin kesin işlem niteliğinde olduğunu, iptalinin mümkün olmadığını, süresinde ev yapılmadığı ve bazı şahısların arsa edinme ehliyetini taşımadıklarına dair iddiaların iptal sebebi yapılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.03.2024 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. İdare Mahkemesinin yanılgıya düştüğü noktanın idarenin işleminin açık hata olarak kabulü olduğunu, işlek tesis tarihinden 9 yıl sonra gelen şikayet üzerine bir idarenin hatasını anlamasının açık hata olarak kabul edilemeyeceğini, 3367 sayılı Kanun'un ek maddeleri ile 442 sayılı Kanun'da yer alan 10 ve 11. ek maddelerin köy yerleşim alanı planının kesin nitelikli idari bir karar olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, kesin nitelikli bir idari kararın geri alınmasının idari yargı kararı ile gerçekleşmesi gerektiğini, ancak bu yönde alınan bir karar olmadığını, 2. Gerek İdare Mahkemesi dosyası, gerekse bu dava dosyasında taşınmaza ilişkin uydu görüntülerinin ve fotoğrafların dava konusu taşınmazın artık mera vasfı taşımadığını, iki tarafının yerleşim alanı olarak tamamen yapılaştığını, bir tarafının ise Organize Sanayi Bölgesi sınırına dayandığını gösterdiğini, bilirkişilerce taşınmazın 2006 yılındaki mera vasfının arazinin bazı yerlerinde hayvan gübresi kalıntılarının görülmesi sonucu belirlendiğini, 3. Hükme esas alınan ve Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, kendi içinde çelişkili olduğunu, bu yöndeki itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, yıllardır devam eden davalarda verilen tedbir kararları, inşaat ve tarım yapma yasağı nedeniyle boş duran parselin artık mera vasfını kaybettiğini, ayrıca çevrede meradan faydalanacak köylü ve hayvan kalmadığını, taşınmazın geldisi olan 747 parsel numaralı taşınmazın bulunduğu alanın hâlihazırda trafik yoğunluğu (Menemen-Manisa Karayolu, Muradiye OSB-Manisa OSB bağlantı yolu) nedeniyle mera olarak kullanılmasına olanak bulunmadığını, köylüler tarafından ve köy tüzel kişiliği tarafından kendi imkanları ile kanalizasyon sistemi yapıldığını, trafo satın alınarak trafo binası yapıldığını, 1996 yılında ... Köyünde var olan hayvan sayısı araştırıldığında ve köyde ikamet eden 1980 ve öncesi doğum tarihli kişilere sorulduğunda dava konusu taşınmazın mera olarak kullanılmadığının, dava konusu taşınmazın kuzeyinde kalan ve halen vasfı mera olan kısmın bile o yıllarda futbol sahası olarak kullanıldığının anlaşılacağını, dava konusu taşınmazı bölen Menemen-Manisa Karayolu yol yapım çalışmaları sonrasında dava konusu taşınmazdan oluşan arsalar için Manisa Köy Hizmetleri Müdürlüğü, Manisa Gediz Planlama Müdürlüğünce iki katlı tip projeler yapıldığını, taşınmazın mera vasfı taşımadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi Kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mera ve yolsuz tescil iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.