19. Ceza Dairesi 2016/13052 E. , 2018/8222 K. "" ...’nin 02/10/2015 tarihli nüshasında yayımlanan “Dava bitmeden zorla tahliye” başlıklı yazı nedeniyle ilgilisi ... vekili Avukat ....’ın tekzip metninin yayımlanması talebinin reddine dair İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14/12/2015 tarihli ve 2015/4824 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04/01/2016 tarihli ve 2015/4454 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet…
**19. Ceza Dairesi 2016/13052 E. , 2018/8222 K.** **"İçtihat Metni"** ...’nin 02/10/2015 tarihli nüshasında yayımlanan “Dava bitmeden zorla tahliye” başlıklı yazı nedeniyle ilgilisi ... vekili Avukat ....’ın tekzip metninin yayımlanması talebinin reddine dair İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14/12/2015 tarihli ve 2015/4824 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04/01/2016 tarihli ve 2015/4454 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 25/08/2016 gün ve 5593 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/09/2016 gün ve KYB. 2016/ 353779 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğince, tekzip talebine ilişkin ihtarnamenin sorumlu yazı işleri müdürüne tebliği gerekirken, doğrudan şirket çalışanına 04/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği ve sorumlu yazı işleri müdürünün tebliğ anında işyerinde bulunup bulunmadığı hususunun araştırılmadığı, bulunamamış ise nedeni belirtilmediği gerekçe gösterilerek, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 14. maddesine aykırı talebin usulden reddine karar verilmiş ise de, 1) Benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 10/03/2016 tarihli ve 2015/10679 esas, 2016/8087 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, düzeltme ve cevap metninin yayınlanmak üzere ilgili gazetenin sorumlu yazı işleri müdürü adına çıkartılan tebligatın işyerinde daimi çalışana tebliğ edilmesinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, tebliğin geçerli olduğu nazara alındığında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 2) Anayasa’nın 28 ve 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 3. maddelerinde ifadesini bulan basının haber verme hakkının, gerçeklik, güncellik, kamu yararı, toplumsal ilgi, konu ve ifade arasında düşünsel bağlılık unsurları ile sınırlı olduğu, bu unsurlardan birini taşımayan haberin hukuka uygun olduğundan söz edilmeyeceği,