T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ 2025/1554 - 2026/342 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1554 KARAR NO : 2026/342 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 06/09/2018 KARAR TARİHİ : 04/06/2025 NUMARASI : 2024/323 Esas - 2025/529 Karar DAVANIN KONUSU : Tapu İptal ve Tescil -Tazminat KARAR TARİHİ : 25/02/2026 Yukarıda ilk derece mahkemesi ve dosya…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ 2025/1554 - 2026/342 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1554 KARAR NO : 2026/342 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 06/09/2018 KARAR TARİHİ : 04/06/2025 NUMARASI : 2024/323 Esas - 2025/529 Karar DAVANIN KONUSU : Tapu İptal ve Tescil -Tazminat KARAR TARİHİ : 25/02/2026 Yukarıda ilk derece mahkemesi ve dosya numarası yazılı hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. DAVA: Davacı vekili ; Davacının , 05/03/2008 tarihli yüklenici davalı şirketle yaptığı satış vaadi sözleşmesiyle 46.000 Euro satış bedeli karşılığında yüklenici şirketin dava dışı arsa sahibi ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye verilmesi kararlaştırılan 14. kat 42 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını, daire bedelinin yüklenici şirkete peyder pey ödendiğini ve tapusunun talep edildiğini, davalı yüklenici tarafından tescile ferağ verilmediğini, bağımsız bölümün taahhüt edilen 30/10/2009 tarihinde teslim edilmediğini, davalı yüklenicinin iflas erteleme sürecine girdiğini, iflas erteleme sürecinde davalı şirkete mahkemece kayyum olarak ...'ın atandığını, kayyum tarafından daire satın alan tüm maliklere inşaatın devam etmesinin mümkün olmadığı, şirketin inşaatları karşılayacak gücü bulunmadığı, inşaatın tamamlanabilmesi için daire satın alan herkesin ilave 35.000 Euro ödemesi ve bu ödemelerin şirkete borç olarak kaydedilmesini teklif ettiğini, davacının daha önce daire bedelini ödemesine rağmen iflas erteleme sürecindeki şirkete 35.000 Euro daha borç verdiğini, yeni bir satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, daire bedelinin toplam 81.000 Euro'ya çıkarıldığını, eksik işler nedeniyle 3.000 Euro daha ödendiğini, davalı şirket yetkilisi tarafından davacıya dairesinin anahtarının teslim edildiğini ve davacı tarafından dairenin kullanılmaya başlandığını ancak tapu intikalinin yapılmadığını, davalı ...' ün aynı binadan başka daireyi davalı şirketten satın almış olmasına rağmen, haksız yere davaya konu dairenin bir kısım hissesinin adına tescilinin sağlandığını, kalan payın da arsa sahibi ... tarafından muvazaalı olarak davalı ...'ya devredildiğini, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla davaya konu bağımsız bölümün davalılar ... ve ... adına kayıtlı bulunan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, taşınmazın davacı adına tescili mümkün değil ise bilirkişilerce tespit edilecek rayiç değerinden şimdilik 10.000,00 TL'sinin taşınmazın tapu devrinin yapılması gereken 30/10/2009 tarihinden bu yana işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesini, taşınmaz teslim alındıktan sonra bizzat yaptırdığı tüm tefrişat ve tamamladığı eksikler ile taşınmaza yapılan faydalı ve zorunlu masrafların şimdilik 1.000.00 TL sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müşteren ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili; Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı ile davalı müvekkili arasında satış vaadi sözleşmesi olmadığı gibi aralarında hiçbir hukuki ilişki de bulunmadığını, davacının davalı şirketten alacak talep edebileceğini, müvekkilinin tapuya güven ilkesi ve iyi niyetle resmi satış akdiyle mülkiyetini kazandığını, davanın usulsüz olduğunu , tapu kaydına haksız ve mesnetsiz açılan bir dava ile ihtiyati tedbir konulmasının usulsüz olduğunu, bu nedenle açılan davanın husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur. Davalı ... vekili; Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, 05/03/2018 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile bağımsız bölümün müflis davalı şirketten satın alındığının iddia edildiğini, yaklaşık 10 yıl sonra geçersiz bir sözleşmeye dayalı dava açılamayacağından zaman aşımı definde bulunduklarını, davacının muhatabının davalı şirket olduğunu ve alacak davası açıp lehine sonuçlanması halinde iflas masasına alacağını kaydettirmesi gerektiğini, tapuda herhangi bir şerh olmadığı için bu payı aldığını, tapuya güvendiğini haklarının korunması gerektiğini belirterek davanın husumetten ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket adına İflas Dairesi Masası üyesi; Davalı şirketin iflasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, Kayseri 3. İcra İflas Müdürlüğü'nün 2014/1 İflas dosyasında kayıtlı olduğunu ve işlemlerin devam ettiğini, şirket iflas ettiğinden devir işlemlerinin gerçekleştiremediğini, alacaklıların alacaklarını İcra İflas Kanunu amir hükümlerine göre iflas masasına kayıt ettirmeleri gerektiğini savunmuştur. BİRLEŞEN DAVA (KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2020/814 ESAS): İlk derece Mahkemesi tarafından asıl davada 24/12/2019 tarihinde, davalı ... İnşaat Turizm Sanayi Ticaret A.Ş. Yönelik talep yönünden tefrik kararı verildikten sonra görevsizlik karar verilmiştir. Ardından yargılamaya Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/814 Esas sayılı dosyasında devam edildikten sonra 12/09/2022 tarihinde tekrar asıl dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir. BİRLEŞEN DAVA ( KAYSERİ 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2022/176 ESAS ) : Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı ... İnş. Tur. San. Tic. A.Ş. arasında akdedilen 05/03/2008 tarihli sözleşme gereğince 14. Kat 42 numaralı bağımsız bölümün satışı için anılan şirkete 46.000,00 Euronun bir kısmı elden bir kısmı da banka kanalıyla peyder pey ödendiğini, daha sonra sözleşme konusu tapunun devrinin talep edildiğini, ancak taşınmazın devredilmemesi ve dolandırıcılık eyleminde bulunulması hususuna istinaden Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nda soruşturma başlatıldığını akabinde Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığını, davacının dava konusu taşınmazı satın aldığı dava dışı şirketin ekonomik durumunun kötüye gitmesi, iflas sürecine girmesi gerekçe gösterilerek Kayyım tarafından taşınmazların tamamlanması için ilave paralar olarak 35.000,00 Euro daha talep edildiğini, davacının bu parayı da ödeyerek toplam ödeme miktarının 81.000,00 Euro'ya çıktığını, bu kapsamda kayyım ile yeni bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, ödemelerin tamamlanmasından sonra davacı kendisine satılan dairenin tapusunun devrini dava dışı şirketten talep ettiğini, şirketin de tapunun devrinin arsa sahibi ... tarafından yapılacağını bildirerek davalıya yönlendirdiğini, ...'ın da söz konusu daireyle ilgili hukuki bir takım ihtilafların çözümü ve tapunun devri için ek 4.230,00 Euro talep ettiğini, davacının bu parayı da ödediğini, 2008 yılından beri davacının tapusunu alamadığını, davalı ...'ın kötü niyetli olarak hisselerini ...'ya devrettiğini, bu sebeple davacıyı zarara uğrattığını, bu hususta halihazırda kat irtifakı sahibi olan ... ve ... hakkında Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığını ileri sürerek, tapu iptali tescil terditen tazminat istemiyle davaların birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili; Davacının ... İnşaat AŞ. ile 05.03.2008 tarihinde adi yazılı sözleşme ile daire satın aldığını beyan ettiğini, dava zamanaşımı süresinin dolduğunu, iddia edilen ödemenin ... İnşaat A.Ş.'ye yapılan ödeme olduğunu, müvekkilinin bu sözleşmenin tarafı olmadığını, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kendisinin arsa sahiplerinden biri olduğunu, ... İnşaat A.Ş. ile 2006 ya da 2007 yılında Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yaptığını, ancak yüklenici firmanın inşaata başlayamadığını, bir müddet sonrada iflas erteleme talebinde bulunduğunu, şirkete kayyum tayin edildiğini, akabinde şirketin iflas ettiğini, kendisinin ne ... İnşaat A.Ş. ile ne de ... ile herhangi bir akrabalık bağının olmadığını, herhangi bir menfaat birlikteliğininde olmadığını, bahse konu 4230 Euronun ise kendisinin herhangi bir talimatı ve bilgisi olmamasına rağmen Garanti Bankası hesabına yatırıldığını, ancak bu bedeli şirkete iade ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARAR ÖZETİ: "MAHKEMEMİZİN 2024/323 ESAS SAYILI DOSYASINDA, 1-Tapu iptal ve tescil talebinin REDDİNE, 2-Terditli talep olan faydalı ve zorunlu giderlerin ödenmesine ilişkin davanın REDDİNE, BİRLEŞEN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2020/814 ESAS 2020/783 KARAR SAYILI DOSYASINDA, 1-Davalı Müflis ... İnşaat Turizm San. Tic. A.ş adına Kayseri 3. İcra Dairesinin 2014/1 iflas sayılı dosyası hakkında açılan tazminat davasının kabulü ile 443.126,31 TL tazminat bedelinin 31/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, BİRLEŞEN 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2022/176 ESAS 2022/234 KARAR SAYILI DOSYASINDA, 1-Davanın reddine, " karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından; Faydalı masrafların rayiç değer içerisinde kabulü ile talebin reddinin doğru olmadığı, davalıların dava konusu bağımsız bölümdeki payları iyi niyetle malik olmadıklarının ispatlandığı, yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali tescil istemi yönünden yasal koşulların oluştuğu, müvekkilinin edimini tam ifa ettiği, davalı bağımsız bölümün kendisine teslim edildiği, davalı arsa sahibi ...'ın da iyi niyetli olmadığı, diğer davalılara muvazaalı devir yaptığı, dosya kapsamındaki delillerden iddianın ispatlandığı, davacı adına tescile engel bulunmadığı, dava tarihinde yüklenicinin arsa sahiplerine dairelerini anahtar teslimi eksiksiz teslim ettiği, davalı ...'ın ödemezlik definde bulunamayacağı, davacının tapu iptal tescil talebinin reddinin büyük mağduriyete neden olduğu, yapılan ödeminin günümüzde 3 milyonu aştığı, davalı şirketin uzun süre önce iflas ettiği, faydalı masrafların günümüz değeri arasında fahiş fark olduğu, birleşen davada davanın kabulüne karar verilmesine rağmen nispi harçtan davacının sorumlu tutulduğu, belirtilerek, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı ... vekili tarafından; davanın tapu iptal tescil istemine ilişkin olduğu, dava değeri üzerinden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. DELİLLER: Tapu kaydı, keşif, bilirkişi rapor ve ek raporları, vs. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SEBEP : Dava, arsa sahibi ile yüklenici arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alan davacının muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali tescil ve bedel isteklerine ilişkindir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 191. maddesi gereğince, borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür. Müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanun'un 226. maddesi uyarınca da masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Belirtilen hükümler gereğince; iflasın açılmasıyla taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, İflas İdaresine ait olup adi tasfiyede 2004 sayılı Kanun'un 226, 229. maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (2004 sayılı Kanun'un 218. maddesi) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Dairesine aittir. Müflisin, iflâsın açılması ile hak ehliyetini kaybetmediği gibi dava ehliyetini de kaybettiği söylenemese de, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflâs idaresine ait olacaktır. İflâs İdaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. İflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olması ve mahkemece kayıt kabulüne karar verilecek miktarın diğer alacaklıların alacak miktarlarını ve haklarını da etkileyecek olması sebebiyle davacının, davalı yüklenici müflis şirketten olan alacağının iflas tarihine kadar doğan iflas alacağı ve fer'ileri ile takip masrafları belirtilerek, davacının faiz talebi de göz önüne alınarak, masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonrasında 24/12/2019 tarihinde: "a)Davalı ... İnşaat Turizm Sanayi Ticaret A.Ş. Adına Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1 İflas sayılı dosyasında İflas İdaresi hakkında açılan davanın dava dosyasından tefriki ile mahkememizin yeni esasına kaydına, b)1-Davalılar ... ve ... yönünden açılan davada Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davacının davasının usulden REDDİNE , 2- Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 3-Mahkememiz ile Kayseri 2.Asliye Hukuk Mahkemesi arasında görev uyuşmazlığı oluştuğundan görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın ilgili Ankara İstinaf Dairesi Başkanlığına gönderilmesine, 4-Karar kesinleştikten itibaren 2 hafta içerisinde tarafların birinin başvurusu halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi takdirde HMK 20 md gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine," ilişkin karar verilmiştir. Davacı ve davalı ... vekili tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairenin11/09/2020 Tarih, 2020/671E-2020/741K sayılı ilamında özetle; "... Mahkemece, davacı vekilinden istemlerine açıklık getirilmesi istenmiştir. Davacı vekili tarafından yapılan açıklamaya göre de; davacının davalı yükleniciden yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali tescil, olmadığı takdirde rayiç bedel; davalı yüklenici ile diğer davalılardan muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu iptali tescil ile faydalı ve zorunlu masrafların tahsili isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının yükleniciden terditli olarak rayiç bedel isteminde bulunduğu anılan bu faydalı ve zorunlu masraflarının davalı yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve satış vaadi sözleşmeleri gereğince yüklendiği edimlerin kapsamında, rayiç bedel isteminin içeriğinde değerlendirilebilecek hususlardan olup olmadığının tespiti ile davacının tüm taleplerinin Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinde incelenerek değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır..." gerekçesiyle verilen kararın 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3 maddeleri gereğince kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece kaldırma kararı sonrasında; farklı uzman bilirkişilerden faydalı imalatlar yönünden ek ve kök raporlar alınarak yazılı şekilde dava ve birleşen davalara yönelik hükümler kurulmuştur. İflas tarihine kadar mülkiyet davacıya intikal etmediğinden tapu iptali ve tescil talebinin iflas tarihinden sonra değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ne var ki; mahkemece davacının alacağına ilişkin sözleşmeleri ve tüm belgeler incelenerek faydalı masraflar yönünden de dava konusu bağımsız bölüme davacı tarafından yaptırıldığı iddia edilen faydalı masraflara ilişkin denetime ve hüküm kurmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile İflasın açıldığı güne kadar asıl alacak ve ferileri de dahil edilerek belirlenen alacak miktarına göre kısmi kayıt ve kabul kararı verilmemiştir. Birleşen 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/814 Esas 2020/783 Karar sayılı dosyasına ilişkin olarak da " 1-Davalı Müflis ... İnşaat Turizm San. Tic. A.ş adına Kayseri 3. İcra Dairesinin 2014/1 iflas sayılı dosyası hakkında açılan tazminat davasının kabulü ile 443.126,31 TL tazminat bedelinin 31/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, " şeklinde hüküm kurulmuş ise de; davalı yüklenici ... İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş. hakkında Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/63 Esas ve 2014/80 Karar sayılı kararı ile 20.03.2014 günü saat 11:10 itibariyle iflasına karar verildiği, kararın 05.07.2018 tarihinde kesinleştiği sabit olduğundan yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı, kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinileceği, alacağın ödenmesinin ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşeceği ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceğinin ancak bu aşamada anlaşılabileceği, bu sebeple kayıt kabul davalarında maktu karar ve ilam harcı alınması, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, davalı müflis şirket aleyhine nispi oranda karar ve ilam harcına ve davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir. Kabule göre de; birleşen davanın 2-3-4-5-6 numaralı bentlerinde yer alan " davalıdan alınarak" ibaresinin "davalı müflis ... İnş. Tur. San. Tic. A.Ş.’nin iflas masasına kaydına,” şeklinde yer almaması da doğru değildir. Hal böyle olunca, davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile, ilk derece Mahkemesince verilen kararın yukarıda belirtilen gerekçelerle HMK'nın 353/1-a/6. bendi gereğince kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/06/2025 tarih, 2024/323 Esas 2025/529 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın davanın yeniden görülmesi için MAHKEMESİNE İADESİNE, 3-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf peşin harcının ilgili tarafa İADESİNE, 4-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate ALINMASINA, 5-Kararın kesin olduğu dikkate alınarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27.maddesi ile aynı kanunun 302/5.maddesi uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, harç ve diğer işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine GETİRİLMESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/6. bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 25/02/2026 Başkan e-imzalıdır. Üye e-imzalıdır. Üye e-imzalıdır. Katip e-imzalıdır. ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-imza ile imzalanmıştır. ¸