Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/22093 E. , 2024/8073 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/22093 Karar No : 2024/8073 Temyiz İsteminde Bulunanlar : 1) (Davacı): ... Vekili : Av. Av. ... 2) (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yok…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/22093 E. , 2024/8073 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/22093 Karar No : 2024/8073 Temyiz İsteminde Bulunanlar : 1) (Davacı): ... Vekili : Av. Av. ... 2) (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve 250.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan maddi ve özlük haklarının her bir alacağın ödenmesi gerektiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, manevi tazminat yönünden ise davanın reddine ilişkin olarak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:2 ..., K: ... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatının olduğunun değerlendirilmesinin yeterli olduğu, yürüteceği kamu hizmetinin doğrudan ülke güvenliğinde ve asayişin sağlanmasında önemli bir yere sahip olması ve görevin hassasiyeti de birlikte dikkate alındığında, davacının terör örgütüyle irtibatının bulunduğu sonucuna varılarak tesis edilen dava konusu işlemin her yönüyle hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davacı tarafından; meslek hayatı boyunca hiç soruşturma geçirmemiş ve ceza almamış iken kanunda öngörülen teminatlara ve güvencelere riayet edilmeksizin kamu görevinden çıkarıldığı, idarenin yapmış olduğu eylem ve işlemlerden dolayı meydana gelen zararları karşılamak zorunda olduğu, idarenin keyfi kamu görevinden çıkarma işleminden dolayı isminin lekelenmesine, aile yaşamı ve sosyal yaşamının olumsuz etkilenmesine, sağlık problemleri dahi yaşamasına rağmen lehine manevi tazminata hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu, her ne kadar mahkeme tarafından kamu görevinden çıkarılması işlemi iptal edilmiş olsa da, mesleğine geri dönecek olmasının görevinden uzak kaldığı süreçte çok büyük bir elem yaşadığı gerçeğini değiştirmeyeceği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması işlemi hakkında karar verilmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun ... sayılı soruşturması kapsamında gizli tanık ...'dan elde edilen dijital materyal içeriğinde, FETÖ/PDY terör örgütünün, Emniyet Teşkilatında kadrolaşma ve mahrem yapılanma faaliyetleri ile örgütün emniyet mensuplarını kodlamasına ilişkin bilgi ve belgelere ulaşılmış olup, Emniyet Mahrem Yapılanması kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü personeline FETÖ/PDY mensuplarınca, örgüt mensubunun örgüte bağlılık derecesi, katıldığı örgütsel toplantı sayısı, örgüt evinde kalma durumu ve verdiği himmet miktarı, örgütten zaman içinde ayrılmış örgüt eski üyesinin örgüte bakışı, örgüte geri dönme potansiyeli, varsa katıldığı örgütsel toplantı sayısı ve verdiği himmet miktarı gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle sistematik kodlar verildiği, davacı hakkında düzenlenen 26/04/2023 tarihli Veri İnceleme Raporunda ise, davacının "2015 Mart Alan" kısmında "AD", "2015 Mart Alan dışı" kısmında "EDL", "ALAN" kısmında "AD", "AD" kısmında ise "EDL" olarak kodlandığı, "AD" kodlamasının "Emniyet içindeki FETÖ yapılanmasının etki alanı dışındaki kişiler"i, "EDL" kodlamasının ise "Ehli dünya, FETÖ mensubu olmayan, dünya hayatıyla haşir neşir kişi"yi ifade ettiği, söz konusu kodlama bilgisine ilişkin tespit, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.