3. Hukuk Dairesi 2012/15130 E. , 2012/19571 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen yardım nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde, çalışmadığını, yardımlarla geçindiğini, muhtaç durumda olduğunu, davalı oğlunun oto galerisi
**3. Hukuk Dairesi 2012/15130 E. , 2012/19571 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen yardım nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde, çalışmadığını, yardımlarla geçindiğini, muhtaç durumda olduğunu, davalı oğlunun oto galerisi işlettiğini, oğlunun aylık gelirinin 5000 TL olduğunu belirterek 600 TL yardım nafakasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı duruşmalara katılmamış, davaya cevap vermemiştir.Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, aylık 250 TL yardım nafakası ödenmesine karar verilmiş, mahkeme kararını davalı temyiz etmiştir.Davalının temyiz talebinin süresinde ve usulüne uygun olduğu anlaşıldığından; ...1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/480 Esas-2012/49 Karar sayılı 02/05/2012 tarihli davalının temyiz talebinin reddine dair olan EK KARARININ kaldırılmasına;TMK 364.maddesinde; "Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür," 365/2.maddesinde; "dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir" düzenlemesi yeralmaktadır.Hukuk Genel Kurulunun 07/06/1998 tarihli ve 1998/656-688 sayılı ilamında da; "...yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiği..." vurgulanmıştır.Yardım nafakası, aile bireylerini yoksulluk ve düşkünlükten kurtarmaya ilişkin bir nevi sosyal yardımlaşma olup, ahlak kuralları ile geleneklerin zorunlu kıldığı bir ödevdir. Yardım nafakası isteyenin kusuru ile yardıma muhtaç duruma düşmüş olması, yükümlüyü borcundan kurtarmamaktadır. Aile bağlarının herhangi bir nedenle zayıflamış olması da yükümlülüğü ortadan kaldıran bir neden olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenlerle kanun koyucu, yardım nafakasını kişinin ve toplumun vicdanına bırakmamış, kanuni bir ödev olarak düzenlemiştir.Davada ekonomik durumu iyi olmayan, yoksul olduğunu ileri süren baba için davalı oğlundan yardım nafakası talep edilmektedir.Dosya kapsamından; babanın 1957 doğumlu olduğu, sabit gelirli bir işinin olmadığı, 150 TL kira ödediği, malvarlığı bulunmadığı, fiziksel engelinin bulunmadığı, çalışmasını engelleyecek hastalığının bulunmadığı, halen evli olduğu, 1982 doğumlu kızı ...'ın,1983 doğumlu olan ...'ın, 2006 doğumlu kızı ...'ın bulunduğu, işten ayrılış bildirgesinde mesleğinin kalorifer ateşçisi olduğu, çalıştığı apartmanda kaloriferinin iptal edilerek doğalgaza dönüşmesi sonucu işsiz kaldığının dava dilekçesinde belirtildiği, oğulun 1983 doğumlu olduğu, oto alım-satım galerisinde işçi olarak çalıştığı, aylık asgari ücret aldığı, başka gelirinin olmadığı, 250 TL kira ödediği, annesi, eşi ve 3 yaşındaki kızı ile yaşadığı, malvarlığı bulunmadığı, aracının bulunmadığı, fiziki engel ve rahatsızlığının bulunmadığı, araç alım satım işini galeride değil tanıdığı esnafların yanında yaptığının temyiz dilekçesinde belirtildiği anlaşılmaktadır.Olayda davacının kendi emek ve geliri ile yaşamını sürdüremeyip yardıma muhtaç duruma düştüğü anlaşılmaktadır. Ancak davacının genç sayılabilecek yaşı, herhangi bir sağlık sorununun olmayışı, kalorifer ateşçisi olarak henüz doğalgaz ile ısınma aşamasına geçmemiş apartmanlarda çalışabilecek oluşu, davalı dışında yetişkin bir çocuğunun daha olduğu, yardım nafakası kanuni ödevinin kızı ... içinde geçerli olduğu konularının değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca yardım nafakası takdir edilirken bunu ödemekle yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi asıldır. Bunun için belirlenen nafakanın nafaka yükümlüsünün geliri ile orantılı olacak şekilde Medeni Kanunu'nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek takdir edilmesi gerekir.Somut olayda; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, davalının gelir durumu, mirasçılıkta aynı sırada yeralan dava dışı ...'ın (davacının kızı, davalının kız kardeşi) da nafakaya katılma yükümlülüğü nazara alındığında hükmedilen nafaka miktarı fazla olup TMK 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun görülmemiş ve bu husus bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.