8. Hukuk Dairesi 2018/3981 E. , 2020/2058 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil, Yıkım Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar vekili, davacıların paydaş olduğu 10 parsel sayılı taşınmazın bahçesinden davalıların mal…
**8. Hukuk Dairesi 2018/3981 E. , 2020/2058 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil, Yıkım Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar vekili, davacıların paydaş olduğu 10 parsel sayılı taşınmazın bahçesinden davalıların malik olduğu 26 parsel üzerindeki binanın kanalizasyon hattının geçtiğini, bu konuda davacıların herhangi bir rıza ve muvafakatinin bulunmadığını, öte yandan davalı taraf yararına irtifak hakkı tesis edilmediğini, zaman zaman kanalizasyon borusunun taştığını, çevrede görüntü ve koku yönünden kirlilik yarattığını, bu konuda daha önce açılan davanın husumet yönünden reddine karar verildiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı tarafa ait kanalizasyon hattının müvekkile ait taşınmaza müdahalesinin önlenmesini, atık su boru hattının kal'ini, 5.000,00 TL ecrimisil miktarının davalı taraftan tahsilini talep etmiştir. Davalılar Muzaffer, Mukaddes, Zübeyde, Mehmet, Fikret, Nusret, Arif, Hüseyin, Sadettin ve Abdurrezzak vekili, davacı tarafça bu konuda daha önce açılan davanın husumet yönünden reddine karar verildiğini, davacı ve davalı taraf arasında kanalizasyon hattının geçirilmesi yönünde anlaşma yapıldığını, bedelin ödendiğini, bu konuda gerekli yasal izinlerin alındığını, davacı tarafça aradan 10 yıl geçtikten sonra açılan davanın kötü niyetli olduğunu, kendileri tarafından tapu iptali ve tescil davası açılacağını, öte yandan bir kısım bağımsız bölümlerin kanalizasyon borularının kendi kanalizasyonlarına bağlandığını ileri sürerek açılan davanın reddini savunmuştur. Dahili davalılar duruşmada, kendilerinin bağımsız bölümü henüz aldıklarını, dava konusu hakkında bilgilerinin bulunmadığını ve açılan davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı asiller, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen cevap vermemiş, duruşmalara gelmemiştir. Mahkemece, davacı tarafın davaya dayanak yapılan 10 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan yapının bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 27.02.2013 havale tarihli ek raporun A bendinde gösterildiği şekilde davacı tarafa ait taşınmaza tecavüz eden kısmının sökülmesine, davacı tarafın talep etmiş olduğu 5.000,00 TL ecrimisil miktarının dava tarihi olan 16.05.2008 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, mahkemenin kararına 27.02.2013 havale tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun bir suretinin eklenmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalılar Muzaffer, Mukaddes, Zübeyde, Mehmet, Fikret, Nusret, Arif, Hüseyin, Sadettin ve Abdurrezzak vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece yazılı şekilde tüm davalılar yönünden kabul kararı verilmiş ise de dosya kapsamındaki tapu kayıtları incelendiğinde davalı olarak gösterilen ..., ... ve ...'ün davanın açıldığı 16.05.2008 tarihi itibariyle tapuda malik olmadıkları anlaşılmaktadır. Davalılardan Nusret 24.03.2006'da, Arif 21.11.2006'da, Hüseyin 23.06.2006'da maliki oldukları bağımsız bölümleri tapuda devretmiş olup bu üç davalı yönünden elatmanın önlenmesi ve kal davasının husumetten reddi gerekir. Hesaplanan ecrimisil dönemi (16.05.2003-16.05.2008) yönünden ise davalılar Nusret, Arif ve Hüseyin tapuda taşınmazlarını devrettikleri tarihler (2006) nazara alınarak bu tarihler ile dava tarihi 16.05.2008 arası ecrimisil bedelinden sorumlu tutulmamalıdır. Bununla birlikte 6100 sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereği hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilemeksizin taleplerden her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Somut olayda, hüküm tesis edilirken davacıların dava konusu 10 parselde kayıtlı taşınmazın tüm paydaşları olmadığı, davalıların da 26 parselde paydaş oldukları dikkate alınıp davalıların ödemekle sorumlu oldukları ve davacıların da payına düşen ecrimisil miktarları belirlenmeksizin yazılı şekilde 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin tamamının davalılardan alınıp davacılara ödenmesine yönelik karar usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan eksiklik ve hatalar giderildikten sonra oluşacak sonuç dairesinde karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 03.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.