(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2013/3932 E. , 2013/7184 K. Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, müstehcenlik suçlarından sanık ... ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.11.2012 gün ve 201…
**(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2013/3932 E. , 2013/7184 K.** **"İçtihat Metni"** Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, müstehcenlik suçlarından sanık ... ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.11.2012 gün ve 2012/170 Esas, 2012/228 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ile katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde, Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikat yapılmış bulunduğundan sanıklar müdafileri ile katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan mahkûmiyet hükümlerinin ONANMASINA, Sanık ... hakkında müstehcenlik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın suç tarihinden önce tanışıp arkadaş olduğu 14 yaşındaki mağdureyi aralarındaki telefon mesajlarını ailesine bildirmek ve tanık ...'ın evinde cinsel ilişkiye girdikleri şeklinde beyanda bulunmakla tehdit edip bu suretle direncini kırdığı mağdure ile girdiği cinsel ilişkiyi gizlice cep telefonuna kaydettikten sonra öğrencisi olduğu lisenin erkekler tuvaletinde tanıklar ..., ..., ... ile ...'e cep telefonundaki görüntüleri izletmesi olayında anılan cep telefonundaki görüntünün silinmesi nedeniyle temin edilememesi ve bu nedenle görüntünün içeriğinin net olarak belirlenememesi karşısında suç tarihi de göz önüne alındığında adı geçen sanığın eyleminin 05.07.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki TCK.nın 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlâl suçunu oluşturduğu gözetilerek buna göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanık ... hakkında müstehcenlik suçundan dolayı eylemine uyan TCK.nın 226/3, 31/3, 62/1. maddeleri gereğince neticeten 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 1000 TL adli para cezasına hükmedildikten sonra adı geçen sanığın suç tarihinde 18 yaşından küçük olması da nazara alınıp TCK.nın 51/1. maddesine göre 3 yılın altında kalması nedeniyle hapis cezasının aynı madde uyarınca ertelenip ertelenmeyeceği hususunda değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerekirken gerekçeli hükmün 3. bendinin 7. fıkrasında 51. maddede sayılan hususlar tartışılmaksızın hükmedilen hapis cezasının miktarı nedeniyle 51. maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelenmesine gelince, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık ...'ın suç tarihinde Almanca dersi çalıştırması için bir arkadaşına ait boş eve götürdüğü 14 yaşındaki mağdureyi öpmesinin ardından mağdurenin karşı çıkması üzerine daha önceden arkadaşı ...'la yaptığı gibi kendisiyle de cinsel ilişkiye girmesini teklif ettiği mağdurenin olumsuz yanıt vermesi sonrası cebir kullanmak suretiyle yatağa yatırdığı mağdurenin üzerine çıkıp onu öperek vücudunu okşadığı ve mağdurenin kendisini iteklemesi sonrası başkaca herhangi bir ciddi engel olmaksızın eylemine son verdiği tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından anılan olay sebebiyle çocuğun basit cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, Katılan mağdure ...'nun anılan olay nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda mahkemece sevk edildiği ... Tıp Fakültesi bünyesinde Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddelerine uygun şekilde oluşturulan ve 1 adli tıp uzmanı, 1 çocuk psikiyatristi, 1 üroloji uzmanı, 1 radyoloji uzmanı, 1 kadın doğum uzmanı ile heyet başkanından oluşan 6 kişilik heyetçe düzenlenen 10.07.2012 günlü, 1841 sayılı heyet raporunda mağdureye karşı sanık ... tarafından gerçekleştirilen eylemler nedeniyle travma sonrası stres bozukluğu ve depresif bozukluk geliştiği ve sanık ... tarafından gerçekleştirilen eylem nedeniyle de mevcut yakınmalar ile depresif bozukluğun şiddetlendiğinin belirtilmesinin ardından sanık ... yönünden mevcut tespitle çelişecek şekilde raporun sonuç kısmında sanıklarca gerçekleştirildiği iddia edilen her bir eylem nedeniyle mağdurenin ayrı ayrı kalıcı ve sürekli olarak ruh sağlığının bozulduğunun bildirilmesi karşısında mağdurenin dava dosyasıyla birlikte ... Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kuruluna sevk edilerek muayenesinin yaptırılıp sanık ...'ın işlediği çocuğun basit cinsel istismarı suçundan dolayı müstakilen ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor aldırıldıktan sonra adı geçen sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tayin ve takdiri gerekirken bu husus belirlenmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.