11. Hukuk Dairesi 2009/2604 E. , 2010/9106 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.11.2008 tarih ve 2006/300-2008/587 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları
**11. Hukuk Dairesi 2009/2604 E. , 2010/9106 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.11.2008 tarih ve 2006/300-2008/587 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı dairenin bulunduğu arazide meydana gelen yer kayması sonucu sigortalı dairenin kullanılamaz derecede hasarlandığını, bu nedenle müvekkili tarafından sigortalıya 68.500,00 YTL ödemede bulunulduğunu, sigortalıya ait dairenin bulunduğu binanın yapı ruhsatının davalı ... tarafından verildiğini, proje ve fen işlerinin ise Çoruh Müh.İnş.Ltd.Şti. tarafından gerçekleştirilip, müteahhidinin de Kaytazoğlu...A.Ş.olduğunu, bu nedenle davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olup, başlatılan icra takibine karşı yaptıkları itirazların haksız bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, binanın yapımından yıllar sonra meydana gelen doğal afet nedeniyle müvekkili Belediyenin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Çoruh Müh.İnş...Ltd.Şti.vekili, müvekkilinin davaya konu taşınmazın sadece projelerini çizmiş olduğunu, müvekkilinin meydana gelen yer kayması ile irtibatlandırılacak bir eyleminin, ihmali ve kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın müvekkili açısından reddini istemiştir. Davalı ......A.Ş.vekili, müvekkili şirket tarafından inşaat tarihi itibariyle imar mevzuatının gerektirdiği tüm yasal prosedüre uyulduğunu, inşa tarihi itibariyle taşınmazın bulunduğu bölgede herhangi bir heyelan hareketinin mevcut olmadığını, olayda müvekkiline yüklenecek bir kusurun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu hasarın proje, yapım ve uygulama hatalarından kaynaklanmadığı, bölgede oluşan yer kaymasının tabii bir sonucu olduğu, hasarın meydana gelmesinde davalıların kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının davalı şirketler hakkında verilen karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacının davalı ... Başkanlığına yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı sigortaladığı dairenin bulunduğu binanın yer kayması sonucu hasara uğraması nedeniyle yaptığı ödemeden dolayı davalı Belediyenin sorumlu olduğunu, Belediyenin yeterli zemin etüdü yapmadan heyelan tehlikesi bulunan araziye imar izni vererek zarara sebebiyet verdiğini ileri sürerek, ödediği miktarın tahsilini istemiştir.Davacı yer kayması nedeniyle sigortalı dairede meydana gelen hasarın davalı Belediyenin yasadan kaynaklanan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi sonucu oluştuğu iddiasına dayanmaktadır.Davalı Belediyenin bir araziyi yerleşime açması, imar izni vermesi, ruhsat onayı gibi işlemleri özel hukuk ilişkisi içinde gerçekleştirdiği işlemler olmayıp, kamu hizmetini görürken yaptığı tek taraflı, kamu hukukundan kaynaklanan işlemler niteliğinde olması karşısında davalı Belediyenin hizmet kusuruna dayalı olarak meydana geldiği iddia olunan bir zararın tazmini amacıyla idare aleyhine adli yargıda dava açılamaz.O halde mahkemece, davalı ...’ye karşı açılan rücuan tazminat davasının tam yargı davası olarak idari yargı yerinde görülmesi gerektiği belirtilerek, davalı ... hakkında açılan davada yargı yolu bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek davalı ... hakkındaki davanın reddedilmesi doğru değilse de sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün gerekçesi açıklanan şekilde değiştirilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı şirketler hakkında açılan davada verilen karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ... Başkanlığına yönelik temyiz itirazlarının ise hükmün sonucu itibariyle doğru olması nedeniyle HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca açıklanan değişik gerekçeyle ONANMASINA,alınmadığı anlaşılan 17,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.