11. Hukuk Dairesi 2012/16344 E. , 2013/13883 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2012 tarih ve 2010/2730-2012/299 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2012/16344 E. , 2013/13883 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2012 tarih ve 2010/2730-2012/299 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından işyeri sigorta poliçesi ile sigorta edilen işyerinde 20/06/2010 tarihinde meydana gelen aşırı yağışlar nedeni ile sokaktaki ana kanalizasyon gider borusunun tıkanması nedeniyle geri tepen suların işyeri içerisine dolması sonucu emtia ve demirbaş hasarının meydana geldiğini, hasar nedeniyle yaptırılan ekspertiz sonucunda sigortalıya 3.084 TL hasar tazminatı ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.084 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, raporun davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, projeye göre kömürlük veya depo olarak görünen yerlere malların konularak işyeri olarak kullanılmış olması durumunda davalının meydana gelen hasar nedeni ile herhangi bir sorumluluğunun olmayacağını, müvekkiline sorumluluk yüklemeyen bir konuda davacının rücu talebinde bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, WC hacminin mimari projeye aykırı olarak bodrum katına alınmış olması nedeniyle kanalizasyon sularının buradan geri teptiği, meydana gelen olayda davalının kusuru bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, iş yeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 818 sayılı BK'nın 58. maddesi uyarınca bina veya imal olunan şeyin malikinin, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı mesul olacağı hüküm altına alınmış olup, zarar görenin illiyet bağının varlığını kanıtlaması halinde ve bina veya imal olunan şeyin malikinin zararın mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru veya üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini kanıtlayamaması durumunda kusursuz olarak zarardan sorumlu olacağı öngörülmüştür. Somut uyuşmazlıkta bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, su basmasının davalı ASKİ'ye ait ana gider borusunun tıkanıp geri tepmesi sonucunda meydana geldiği sabit olduğuna göre, davalı tarafın sorumluluktan kurtulabilmesi için yukarıda belirtilen üç halden en azından birinin varlığının kanıtlanması gerekir. Bu itibarla, davacının sigortalısının projeye aykırı imalat yapmasının ağır kusur teşkil etmesi halinde davalının sorumluluktan kurtulması söz konusu olabileceğinden mahkemece anılan durumun ağır kusur teşkil edip etmediği hususunda bilirkişilerden ek rapor alınması, ağır kusur teşkil etmiyorsa bunun ancak müterafik kusur teşkil edeceği kabul edilerek buna ilişkin kusur oranının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Mahkemece, dosya kapsamı ile mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen, hukukçu ve inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi kurulu raporuna göre, WC hacminin mimari projeye aykırı olarak bodrum katına alınmış olması nedeniyle, kanalizasyon sularının buradan geri teptiği, meydana gelen olayda davalının kusuru bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Hasarın sigortalı işyerinin bulunduğu binadaki yapım hatasından kaynaklandığı anlaşıldığından, bilirkişi kurulu raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle, usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. 01.07.2013