4. Hukuk Dairesi 2021/12757 E. , 2023/2878 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2356 Esas 2020/1493 Karar HÜKÜM/KARAR : Esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1950 Esas 2019/892 Karar Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafınd
**4. Hukuk Dairesi 2021/12757 E. , 2023/2878 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2356 Esas 2020/1493 Karar HÜKÜM/KARAR : Esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1950 Esas 2019/892 Karar Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi zararın giderilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.10.2016 tarihinde davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın müvekkili yayaya çarpması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını iddia ederek, açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı 100,00 TL bedensel zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacıda maluliyet oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece alınan maluliyet raporunda müvekkilinin kaza neticesinde meydana gelen ruh halindeki olumsuzluklar ve vücudunda meydana gelen kırıkların hiç değerlendirilmediğini, müvekkili hakkında maluliyetin tespiti için özellikle Çocuk ve Ergen Ruh Salığı ve Hastalıkları uzmanından ayrıca bir rapor alınması gerekirken sadece görüş alınarak rapor düzenlenmesinin ve bu görüşe göre kalıcı maluliyetinin çıkmamasının kabul edilemeyeceğini, söz konusu rapora itiraz ettiklerini ancak yerel mahkemece itirazlarının değerlendirilmediğini, kaza tarihinin 16.10.2016 olması ve alınan raporun 10.04.2019 tarihli olması nedeniyle maluliyet raporunun 20 Şubat 2019 tarihli Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmesi gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf taleplerinin, istinafa konu edilen söz konusu maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun şekilde hazırlanması ve davacının hem ilk derece mahkemesinde rapora hem de istinafa konu ettiği itirazlarının herhangi bir belgeye dayanmaması, itiraz edilirken davacının maluliyetinin bulunduğuna dair herhangi bir tıbbi tedavi evrak sunulmaması, soyut beyanlarla maluliyet oranına itiraz ettiğinin anlaşılması karşısında soyut iddiadan ibaret istinaf başvurusunun reddi gerektiği gerekçesi ile esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyetin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre belirlenmesi gerekirken, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesinin hatalı olduğunu, müvekkili çocuğun maluliyetinin tespiti için özellikle Çocuk ve Ergen Ruh Salığı ve Hastalıkları uzmanının gözetimi altında tutulması ve bu gözlem sonucu durum tespiti yapılması ve ayrıca bir rapor alınması gerekirken sadece görüş alınarak rapor düzenlenmesinin ve bu görüşe göre kalıcı maluliyetinin çıkmamasının kabul edilemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 uncu, 50 inci, 51 inci, 52 nci, 54 üncü, 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve Adli Tıp Kurumundan kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun ve oluşturulan heyette çocuk ruh sağlığı uzmanı da bulunacak şekilde alınan maluliyet raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya ve denetime elverişle bulunmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.