4. Hukuk Dairesi 2022/10139 E. , 2025/3532 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1103 E., 2022/712 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/42 E., 2020/142 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan r
**4. Hukuk Dairesi 2022/10139 E. , 2025/3532 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1103 E., 2022/712 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/42 E., 2020/142 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı doktorun uygulamış olduğu hatalı tedavi nedeniyle görme kaybı oluşan küçük çocuk ve ailesine idare mahkemesi kararı ile tazminat ödendiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak 674.020,83 TL kamu zararının 669.112,71 TL'sinin ödeme tarihi olan 07.12.2016 tarihinden itibaren, 4.908,12 TL'sinin ise ödeme tarihi olan 10.01.2017 tarihinden itibaren yasal faizi davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; idare mahkemesi kararının eksik inceleme ile verildiğini, olayda bir kusuru bulunmadığını, yeniden hesap raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.08.2029 tarih ve 2017/515 Esas, 2019/396 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli ve 2019/1097 Esas, 2019/1058 Karar sayılı kararıyla başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak kusur raporları arasındaki çelişki giderilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli ve 2020/42 Esas, 2020/142 Karar sayılı kararıyla; Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporu ile Kocaeli Üniversitesinde görevli uzman doktorlardan oluşan bilirkişi heyetinin raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için Ege Üniversitesine müzekkere yazılmış ve Öğretim Üyeleri tarafından oluşan heyet tarafından düzenlenen bilirkişi raporda davalının tıbbi tedavi ve takip ile ilgili göz hastalıkları yönünden herhangi bir kusurunun saptanmadığı ve mevcut uygulamaların uygun olduğu belirtilmekle, göz hastalıkları, retina konusunda uzman öğretim üyeleri tarafından düzenlenen bu rapor bilimsel verilere uygun, denetime elverişli görülerek hükme esas alınmış, meydana gelen zararda davalının kusuru bulunmadığından davacı idare tarafından ödenen bedelin davalıdan rücuen tazmini talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmek üzere alınan ve dosya kapsamına uygun olan rapora göre davalı doktorun kusuru bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddedilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; idare mahkemesi kararı sonucu davacı idarenin tazminat ödemek zorunda kaldığını, davalının eylemi sonucu bu idarenin zarara uğradığını, ispat edilen davanın kabulü gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Bandırma Dr. Güven Karahan Devlet Hastanesi Acil Servisi'nde hekim olarak görev yapan davalının hatalı teşhis ve tedavi iddiasına dayalı olarak dava dışı hastaya davacı tarafından ödenen tazminatın davalı doktordan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 1. Resmi Gazetede 27.05.2022 tarihinde yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15 inci maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13 üncü madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. Bu durumda yargılama gideri taraflar üzerinde bırakılır ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmez.” hükmünü haizdir. Dosya kapsamından, davalı doktorun olay tarihinde, Bandırma Dr. Güven Karahan Devlet Hastanesi Acil Servisi'nde hekim olarak görev yaptığı, dava dışı hastaya uyguladığı teşhis ve tedavi nedeniyle idare aleyhine dava açıldığı, davacı idarenin hak sahiplerine ödemeler yaptığı, eldeki dava ile davacının ödenen bedeli davalıdan rücuen tahsil talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece, yukarıda gösterilen mevzuat hükmü gereğince Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya süre verilmesi; başvuru yapılmaması halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekir. 2. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeple, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.