11. Hukuk Dairesi 2023/2493 E. , 2024/5752 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1311 E., 2023/128 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/207 E., 2019/76 K. Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, eser sahipliğine dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın daval…
**11. Hukuk Dairesi 2023/2493 E. , 2024/5752 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1311 E., 2023/128 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/207 E., 2019/76 K. Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, eser sahipliğine dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1991'de "Grup Merdiven-ÇİÇEĞİ BURNUNDA" ve 1999'da "İNSAN İÇİN" adıyla piyasaya sunulan yapımlardaki çoğu müzik eserinin sahibi olduğunu, bu yapımlarda yer alan "Akdeniz Akşamları" ve "Çiçeği Burnunda" gibi birçok eserinin tanındığını ve çeşitli sanatçılar tarafından seslendirildiğini, taraflar arasında edisyon sözleşmeleri imzalandığını, davalı şirketin 21.03.2005 tarihli asıl sözleşme uyarınca, önceki sözleşmeleri de içerecek şekilde müvekkilinin tamamlanmış, yayınlanmış, bilinen 29 adet eseri ile 36 adet hiç yayımlanmamış yeni eseri olmak üzere toplam 65 adet eserinin mali haklarını devraldığını, taraflar arasında 21.03.2005 tarihli sözleşme uyarınca yapılmış 32 adet yeni esere ilişkin bir ek sözleşme daha yapıldığını, davalının müvekkilinin eserlerinin edisyon faaliyetlerini gerektiği gibi yapmadığı için müvekkilince gönderilen 20.03.2009 tarihli ihtar ile 5846 sayılı Fikir Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 58 inci maddesi uyarınca cayma hakkını kullandığını, ihtarın davalıya 24.03.2009 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının açtığı caymaya itiraz davasının reddedildiğini, davalının 24.03.2009 tarihinden sonra müvekkilinin eserlerinden aldığı paya ilişkin hakkının ortadan kalktığını ve müvekkilinin bu miktarı geri isteme hakkının doğduğunu ileri sürerek taraflar arasında imzalanan asıl ve ek sözleşmelerin feshini, şimdilik 20.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL maddi olmak üzere toplam 30.000,00 TL tazminatın, yargılamada bilirkişilerce tespit edilecek miktarın harcı tamamlattırılmak suretiyle 27.03.2009 temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, sözleşmelere konu eserlere ilişkin cayma bildiriminin yapıldığı 24.03.2009 tarihinden dava tarihine kadar davalının sözleşmelere konu eserlerden aldığı miktarın meslek birliğinden tespitiyle bildirimin ulaştığı tarihten itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 15.000,00 TL'ye artırmış ve cayma bildiriminden sonra davalıya ödenen temsili dağıtım bedelini de 2.000,00 TL'den 2.915,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, sözleşmelerin fesih talebinin yerinde olmadığını, manevi tazminatın belirsiz alacak şeklinde talep edilemeyeceğini, 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının sözleşmeye aykırılık iddialarının yerinde olmadığını, davacının zararı bulunmadığını, sözleşmelerin müvekkilin sözleşmeye aykırılığı ya da kusuru ile feshedilmediğini, eserlerin meslek birliğine kaydettirilmemesi nedeniyle davacının zararı doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 4. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/50 E., 2012/97 K. sayılı kesinleşen kararında davacı Şirket tarafından mali hakları kullanma yetkilerinin devralındığı eserlerin gereği gibi kullanılmadığı, 2004-2005-2006 tarihli sözleşme ve ek sözleşmelerde yer alan eserlerden yeterince yararlanılmadığı, Akdeniz Akşamları adlı müzik eserinin AROG adlı filmde kullanılması dışında hiçbir ciddi kullanımın olmadığı, taraflar arasında güvenin sarsıldığı, 4 yıl boyunca eserlerin MESAM'a kaydının dahi yaptırılmadığı, albüm yapılmadığı, eserlerin müzik piyasasına sürülmediği gerekçesi dikkate alındığında davalının edisyon sözleşmeleri kapsamında davacının sözleşmeden beklediği yarar sağlayıcı faaliyetleri gereği gibi yerine getirmediği anlaşılmakla davacının sözleşmeden kaynaklanan muhtemel kazanç kaybı ve maddi tazminat taleplerinin yerinde olduğu, Borçlar Kanunu hükümlerine göre davacının tanınan bir sanatçı olması, eserlerinin halk kitlelerinde bilinen ve hit olmuş şarkıların eser sahibi olması, davalının sözleşme ve edisyon firması olarak yapması gerekenleri eksik yapması dikkate alındığında 15.000,00 TL maddi tazminatın makul olduğu, davacının 08.06.2012 tarihli dilekçeyle MESAM’a müracaat edilerek caymaya itiraz davasına ilişkin kararı sunurak davalıya telif dağılımı yapılmamasının talep edilmesi üzerine MESAM tarafından 10.09.2012 tarihli yazıyla kesinleşmiş mahkeme kararı sunuluncaya dek davalının payına bloke konulduğu bildirildiğinden davacının işleme ... göstermiş olması düşünülemeyeceğinden 2.915,00 TL telif bedeline hak kazandığı gerekçesiyle davanın açıldığı tarihte kesinleşmiş bir yargı ilamı bulunduğundan davacının cayma hakkının kullanılması nedeniyle sözleşmenin feshi tespiti talebinin reddine, 5.000,00 TL manevi tazminatın, Borçlar Kanunu hükümlerine göre 15.000,00 TL maddi tazminatın ve 2.915,00 TL telif bedelinin 27.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; manevi tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, Mahkemece zamanaşımı itirazının kabul edilmemesi gerekçesinin yazılmadığını, manevi tazminata gerekçe olarak 24.03.2009 tarihi öncesinde gerçekleşen olayların gösterildiğini, dava tarihinde 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, manevi tazminatın belirsiz alacak şeklinde talep edilemeyeceğini, davacının 5846 sayılı Kanun'da düzenlenen herhangi bir manevi hakkının ihlal edildiğine dair tespit yapılmadığını, müvekkilinin eylemlerinin kusurlu olduğunun tespit edilmediğini, sadece caymaya itiraz davasının reddine ilişkin kararın dayanak gösterildiğini, tüm bilirkişi raporlarında müvekkil şirketin cayma tarihinden sonraki dönemde tahsil ettiği editör payının verdiği hizmet kapsamında "davacının icazeti doğrultusunda" hukuka uygun şekilde hak kazandığı bedel olduğu ve iadesinin istenemeyeceği belirtilmesine karşın Mahkemece bu bedelin iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla editör payının iadesi gerektiği takdirde 27.03.2009 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, davacının somut zarar veya mahrum kaldığı kar bedelinin tespit edilemediği ve bu yönde herhangi bir delil sunulmadığı halde maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, zarar ile ... arasındaki illiyet bağının incelenmediğini, davacının cayma hakkını kullanmasının kesinleşen yargılamada kabul edilmesinin müvekkilinin sözleşmeye/hukuka aykırı veya kusurlu bir eylemi olduğunu göstermediğini, faiz başlangıcının hatalı olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının edisyon sözleşmeleri kapsamında davacının sözleşmeden beklediği yarar sağlayıcı faaliyetleri gereği gibi yerine getirmediği, davacının sözleşmeden kaynaklanan muhtemel kazanç kaybı ve maddi tazminat taleplerinin yerinde olduğu, dosyadaki belgelerden maddi tazminat hesaplamasının yeterli olmadığı ancak sektörel değerlendirme çerçevesinde davacının tanınan bir sanatçı olması, halk kitlelerince bilinen ve hit olmuş şarkıların eser sahibi olması, davalının sözleşme ve edisyon firması olarak yapması gerekenleri eksik yapması dikkate alındığında maddi zarar kaybının 15.000,00 TL olarak tespitinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci maddesi ve dosya kapsamına uygun olduğu, davacının, manevi zararın giderilmesini istemekte haklı olduğu, haksız eylemin gerçekleştiriliş tarzı, kişilik haklarına ve ticari itibar ve saygınlığına yöneliş biçimi, eylemin gerçekleşme süresi ve devamlılığı göz önüne alındığında zamanaşımı süresinin geçmediği, davacı tarafça MESAM'a müracaat edilip caymaya itiraz davasına ilişkin karar sunularak davalıya telif dağılımının yapılmaması talebi üzerine MESAM'ın 10.09.2012 tarihli yazıyla kesinleşmiş Mahkeme kararı sunuluncaya dek davalının payına bloke konulduğunu bildirmesi nazara alındığında davacının işleme ... göstermiş olması düşünülemeyeceğinden Mahkemece 2.925,00 TL telif bedeline hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sahipliğine dayalı olarak maddi ve manevi tazminat, telif bedeli taleplerinin koşullarının oluşup oluşmadığı, miktarı, manevi tazminat bakımından zamanaşımı söz konusu olup olmadığı, faiz başlangıcı ve sair hususlara ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Kanun hükümleri, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci vd. maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.