10. Hukuk Dairesi 2024/12112 E. , 2025/3370 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava di…
**10. Hukuk Dairesi 2024/12112 E. , 2025/3370 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Kurumca belirlenen %6,2 oranına itiraz ile sürekli iş göremezlik oranının %18.2 olduğunun tespiti ile 05.08.2010 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; geçirdiği iş kazası nedeniyle sigortalının ayaklarında, ağırlıklı olarak sol ayağında yanık ve ezilmeye bağlı doku kaybı olduğunu, bu nedenle cilt hastalığı olarak tedavi gördüğünü, kendisine cilt nakli yapıldığını, ameliyatının müvekkil tarafından üstlenilerek ... Hastanesi'nde yapıldığını, sigortalının müvekkil işyerinde geçirdiği iş kazasında ortopedik bir hasar oluşmadığını, bu karşın Adli Tıp Kurumu tarafından "İş Kazasına Bağlı Ayak Eklem Bileği Kısıtlılığı Arızası" oluştuğu iddiasıyla maluliyet oluştuğunun kabul edildiğini, sigortalının, müvekkil işyerinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sekel kalmasını, hele ki ayak bilek eklemi yönünden bir sakatlığının oluşmasının mümkün olmadığını, bu hususta kısıtlılık kararı verilmesini kabul etmediklerini, sigortalının 05.08.2010 tarihinde iş kazası geçirdiğini, 30.09.2010 tarihinde işyerinden ayrıldığını, bu nedenle eklem/kemik yapısıyla ilgili bir sorun var ise doğuştan olabileceği gibi işyerinden ayrıldıktan sonra yaptığı işler veya yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle oluşmuş olabileceğini, bu hususun SGK'dan araştırılması gerektiğini, 2016/128 E. sayılı dosyada ATK tarafından maluliyet oranının hatalı hesaplandığını ve rapora dayanılarak SGK'nın belirlediğinden daha fazla maluliyet oranı tespit edilmesini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; herhangi bir hak kaybına uğramamak açısından yetki, görev, derdestlik, hak düşürücü süre itirazları ile zamanaşımı def'ini ileri sürdüklerini, Kurumca davacı işçiye ait raporlar ve belgeler değerlendirilerek maluliyet oranının tespit edildiğini, müvekkil Kurum işlemlerinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığını, davacıya iş kazası nedeniyle maluliyetinin %6,2 olarak tespit edildiğini, bu orana göre sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanmasının hukuken mümkün olmadığını, verilen maluliyet oranına karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz edilebileceğini, bu kurul kararlarının kesin olduğunu ve başkaca sağlık tesislerince verilen kararların bağlamayacağını, bu nedenle haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.