10. Hukuk Dairesi 2021/8708 E. , 2023/6439 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/361 E., 2021/920 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/138 E., 2020/237 K. Taraflar arasındaki 4857 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 6 ncı Fıkrasında yer alan teşvikten faydalandırılma ve fazladan ödenen primlerin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar ve…
**10. Hukuk Dairesi 2021/8708 E. , 2023/6439 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/361 E., 2021/920 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/138 E., 2020/237 K. Taraflar arasındaki 4857 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 6 ncı Fıkrasında yer alan teşvikten faydalandırılma ve fazladan ödenen primlerin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Sosyal Güvenlik kurumu vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, Müvekkili şirketin 14.11.2006 tarihinde Türk Ticaret Kanununa göre kurulmuş bir anonim şirket olup, 5510 sayılı Kanun gereğince kuruluşundan bu yana davalı Kurumun ... İl Müdürlüğü Çiğli Sosyal Güvenlik Merkezine sistem üzerinden (2) mahiyet koduyla kaydedildiğini, davalı Kuruma 01.09.2016 tarihinde İzban.Dy760/09-16 sayılı yazıyla “23.08.2016 tarihinde SGK bildirgesini yüklemek isterken, Kurumun sicil numarasının 1-3317-0101-1372041.035.526-17/100 olarak değiştirildiğinin fark edildiğini, davalı Kurum tarafından 23.09.2016 tarihinde müvekkili şirkete tebliğ edilen 39832432 - 1372041. 35- vr. 12109433 sayılı cevabi yazıda ise, “işyeri dosyasının incelenmesi sonucu, şirketin sermaye yapısı ve işin niteliğinin kamu sektörüne ait devamlı işyeri olduğu anlaşıldığından, sehven (2) olarak verilen mahiyet kodunun (1) olarak değiştirildiğinin” bildirildiğini, oysa, müvekkili şirketin; İzban A.Ş., TCDD ve ... Büyükşehir Belediyesinin ortaklığında Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş bir raylı sistem toplu ulaşım işletme anonim şirketi olup, işbu hizmeti yerine getirmek üzere TCDD’ne ait hat üzerinde banliyö yolcu taşımacılığı yaptığını, işbu banliyö taşımacılığının gerçekleştirilebilmesi açısından TCDD ile müvekkili şirket arasında 26.03.2005 tarihli ... Banliyö İşletmeciliği Protokolü imzalandığını, bu protokol gereğince, müvekkili şirketin hattın sahibi olmayıp sadece işleticisi olduğunu iddia ile, “Davalı Kurumca haksız ve hukuka aykırı olarak düzenlenerek 28.03.2008 tarihinde tebliğ edilen 21.03.2018 tarihli, 39832432-1372041.035-vr3461231 sayılı müvekkili şirketin mahiyet kodu nedeniyle özürlü sigortalılardan dolayı işveren hissesi teşvikinden yararlanamayacağına dair yazı cevabı hakkında yasal dayanağı olmadığından, bundan sonra da müvekkilinin aynı davranışa muhatap olmasını engellemek, hakkında fahiş miktarlara ulaşabilecek ve müvekkilinin büyük ölçüde mağdur edebilecek büyük zararlarına engelleyebilmek, müvekkilinin mağduriyetini önlemek için dava konusu yazı hakkındaki Kurum işleminin iptali ile müvekkili şirketin teşvikten yararlanabileceğinin tespitine ve dava kesinleşinceye kadar müvekkili aleyhine hukuka aykırı işlem tesis edilmesinin önüne geçilmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini” talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 11.03.2019 tarihli dilekçesinde özetle; davaya konu uyuşmazlığın 4857 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 6 ncı Fıkrasına dayanan teşvikten faydalanma isteği olduğu görülmüştür. II. CEVAP Davacı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacı şirkete ait 2.4910.1372041.35 sicil nolu işyeri ile ilgili olarak davalı Kurumca verilmiş olan mahiyet kodunun değişimine dair kararın ve işlemin iptaline yönelik açılan tarafları aynı olan davada, ... 9. İş Mahkemesi'nin 2017/234 Esas 2017/369 sayılı kararıyla; ".... Kuşkusuz bir idarenin kamu idaresi niteliği taşıyıp taşımadığı konusunda herhangi bir hukuksal uyuşmazlık çıktığı takdirde, ortaya çıkan uyuşmazlık, 5510 sayılı Yasanın 3.maddesinin 21 numaralı bendi ile 5018 sayılı Kanunun 1, 2 ve 3.maddeleri hükümleri gereğince çözümlenmesi gerekmektedir. Öte yandan, 5393 sayılı Belediye Kanununun 70.maddesinde, “Belediye kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre şirket kurabilir” denilmiş bulunmaktadır.Diğer taraftan, 5018 sayılı Kanuna ekli I, II, III, IV numaralı cetvellerde yer alan kuruluşlar arasında TCDD Genel Müdürlüğü, ... Büyükşehir Belediyesi, İzulaş-... Ulaşım Hiz.Mak.San.A.Ş. ... Metro-İBB Metro İşletmeciliği Taş.İnş.San.Tic.A.Ş., İzdeniz-... Deniz İşl.Nak.ve Tur.Tic.A.Ş. tarafından Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş ve işbu hükümlere göre işleyen özel hukuk tüzel kişisi olan ... Banliyö Taşımacılığı Sistemi Tic.A.Ş. yer almamaktadır. Belirtilen tüm bu hususlar çerçevesinde; Türk Ticaret Kanununa tabi olan ... Banliyö Taşımacılığı Sistemi Tic.A.Ş.nin 5510 sayılı Kanunun 3.maddesinin 21.bendinde belirtilen kamu idareleri tanımına girmediği belirgin olup, davacı şirkete ait 2.4910.1372041.35 sicil nolu işyeri ile ilgili olarak davalı Kurumca verilmiş olan mahiyet kodunun değişimine dair kararının ve işleminin iptalinin gerektiği " gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, bu kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi'nin 17.07.2018 tarih 2017/2830 Esas, 2018/1296 sayılı kararıyla ".....5510 sayılı Yasanın 3.maddesinin (21) numaralı bendinde; kamu idareleri deyimi tanımlanmıştır. Buna göre, kamu idareleri, 10.12.2003 tarihli, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kamu idareleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı idare, ortaklık, müessese ve işletmeleri ve yukarıda belirtilen ödenmiş sermayesinin %50’sinden fazlasına sahip oldukları ortaklık ve işletmelerden Türk Ticaret Kanununa tabi olmayanlarla özel kanunlarına göre personel çalıştıran diğer kamu kurumları “kamu idaresi” olarak tanımlanmıştır. Kamu idaresi kavramının belirlenmesinde; kamu hukuku ve özellikle de idare hukuku kurallarının irdelenmesi gerekmektedir. Bu kavramın doğru olarak yorumlanması sözü edilen idarelerde çalışanların sigortalılıklarının belirlenmesinde doğrudan etkilidir. Zira, bu Kanunun 4.maddesinin (c) bendinde, kamu idarelerinde çalışanların sigortalı sayılacakları belirtilmiştir. Herhangi bir idarenin kamu idaresi niteliğini taşıyıp taşımadığı da 5018 sayılı Kanunun 3.maddesi gereğince belirlenecektir. Buna göre, genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri, uluslararası sınıflandırılmalar uyarınca belirlenmiş olan merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, 5018 sayılı Kanuna ekli (1), (2) ve (III) numaralı cetvellerde yer alan kamu idareleri ve sözü edilen Kanuna eklenen (IV) sayılı cetvelde sayılan T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı, Türkiye İş Kurumu Başkanlığı, ... Kömür Havzası Amele Birliği ve Yardım Sandığı Başkanlığı ile düzenleyici ve denetleyici kurumlardır. Düzenleyici ve denetleyici kurumların neler olduğu aynı Kanuna eklenen (III) sayılı cetvelde sayılmıştır. Bunlar, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Telekomünikasyon Kurulu, Sermaye Piyasası Kurumu gibi kurum ve kuruluşlardır. 5018 sayılı Kanunun 3.maddesinde sayılan kamu idareleri, kamu kurum ve kuruluşları sayılı ve sınırlı olup genişletilemez. Kuşkusuz bir idarenin kamu idaresi niteliği taşıyıp taşımadığı konusunda herhangi bir hukuksal uyuşmazlık çıktığı takdirde, ortaya çıkan uyuşmazlık, 5510 sayılı Yasanın 3.maddesinin 21 numaralı bendi ile 5018 sayılı Kanunun 1, 2 ve 3.maddeleri hükümleri gereğince çözümlenmesi gerekmektedir. Öte yandan, 5393 sayılı Belediye Kanununun 70.maddesinde, “Belediye kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre şirket kurabilir” denilmiş bulunmaktadır. ... Ticaret Sicil Memurluğunda 14.11.2006 tarihinden itibaren Sicilin Merkez-129028 sicil numarasında tescilli ve M.Merkezi İstasyonaltı Mah. 8291 Sk. No:6 Çiğli/... adresindeki davacı ... Banliyö Taşımacılığı Sistemi Tic.A.Ş.nin; Sermayesinin 395.000.000.-TL olup, toplam hisse adedinin 39500 olduğu, Kurucu ortaklarının: TCDD Genel Müdürlüğü (sermaye miktarı 197.500.000.-TL, hisse adedi 19750 hisse oranı %50), ... Büyükşehir Belediyesi (sermaye miktarı 185.650.000.-TL, hisse adedi 18565, hisse oranı: %47), İzulaş-... Ulaşım Hiz.Mak.San.A.Ş. (sermaye miktarı 3.950.000.-TL, hisse adedi 395, hisse oranı:%1), ... Metro-İBB Metro İşletmeciliği Taş.İnş.San.Tic.A.Ş. (sermaye miktarı 3.950.000.-TL, hisse adedi 395, hisse oranı:%1), İzdeniz-... Deniz İşl.Nak.ve Tur.Tic.A.Ş. (sermaye miktarı 3.950.000.-TL, hisse adedi 395, hisse oranı:%1) olduğu, anlaşılmakta olup 5018 sayılı Kanuna ekli I, II, III, IV numaralı cetvellerde yer alan kuruluşlar arasında özel hukuk tüzel kişisi olan ... Banliyö Taşımacılığı Sistemi Tic.A.Ş. yer almamaktadır. Belirtilen tüm bu hususlar çerçevesinde; Türk Ticaret Kanununa tabi olan ... Banliyö Taşımacılığı Sistemi Tic.A.Ş.nin 5510 sayılı Kanunun 3.maddesinin 21.bendinde belirtilen kamu idareleri tanımına girmediği, bu durumda davacı şirkete ait 2.4910.1372041.35 sicil nolu işyeri ile ilgili olarak davalı Kurumca verilmiş olan mahiyet kodunun değişimine dair kararının ve işleminin iptalinin gerektiği gözetildiğinde Mahkemenin davanın kabulüne dair verdiği kararın yerinde olduğu belirgindir." gerekçesine dayalı olarak istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kurulan hükmü, Yargıtay 21. HD'nin 2018/6499 E. Ve 2019/5863 sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiştir. Sonuç olarak; Türk Ticaret Kanununa tabi olup özel hukuk tüzel kişisi olduğu anlaşılan davacı ... Banliyö Taşımacılığı Sistemi Tic. A.Ş.'nin 2.4910.1372041.35 sicil nolu işyeri ile ilgili olarak davalı Kurumca verilmiş olan mahiyet kodunun değişimine dair kararının yerinde olmadığı, davalı Kurumun davacı şirketin mahiyet kodu nedeniyle özürlü sigortalılardan dolayı işveren hissesi teşvikinden yararlanamayacağına ilişkin 21.03.2018 tarihli, 39832432-1372041.035-vr3461231 sayılı işleminin iptalinin gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulüne, davacı ... Banliyö Taşımacılığı Sistemi Tic. A.Ş.'nin; 2.4910.1372041.35 sicil nolu işyeri ile ilgili olarak davalı Kurumca verilmiş olan mahiyet kodunun değişimine dair kararı yerinde olmadığından, davalı Kurumun davacı şirketin mahiyet kodu nedeniyle özürlü sigortalılardan dolayı işveren hissesi teşvikinden yararlanamayacağına ilişkin 21.03.2018 tarihli, 39832432-1372041.035-vr3461231 sayılı işleminin iptaline dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, davacı hakkında yasa ve genelgeler gereğince işlem yapılıp davacıya uygun şekilde tebliğ edildiğini, kurum işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ".... 15.05.2008 tarih ve 5763 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ile değişik 4857 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 6 ncı Fıkrası; "Özel sektör işverenlerince bu madde kapsamında çalıştırılan 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi engelli sigortalılar ile 01.07.2005 tarihli ve 5378 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde belirtilen korumalı işyerlerinde çalıştırılan engelli sigortalıların, aynı Kanunun 72 nci ve 73 üncü maddelerinde sayılan ve 78 inci maddesiyle belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı, kontenjan fazlası engelli çalıştıran, yükümlü olmadıkları halde engelli çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir engelli için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 506 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş olması şarttır. Bu fıkraya göre işveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde, Hazinece Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan gecikme zammı, işverenden tahsil edilir. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. (Ek cümle: 31/7/2008-5797/10 md.) Bu fıkrada düzenlenen teşvik, kamu idareleri hariç 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılara ilişkin matrah ve oranlar üzerinden olmak üzere, 506 sayılı Kanun'un geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıkların statülerine tabi personeli için de uygulanır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı tarafından müştereken belirlenir." şeklinde düzenlenmiştir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK 355 nci maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle, kesinleşen ... 9. İş Mahkemesi'nin 2017/234 E.-2017/369 K. sayılı kararı ile davalı şirketin işyerinin özel hukuk tüzel kişisi kapsamında mahiyetinin kabul edildiği dikkate alındığında, mahkeme kararının yerinde olduğu, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, davacı hakkında kurumca yapılan işlemlerin yerinde ve gerekli olduğunu aksi halde teşvik hükümlerinin anlamsız olacağını, şartlarını taşımadığı belirgin olan davacı hakkında kurumca teşvik iptaline gidilmesine karşı açılan bu davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4857 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 6 ncı Fıkrasında yer alan teşvikten faydalandırılma hakkının bulunup bulunmadığı ve fazladan ödenen primlerin iadesi davacı şirkete iadesinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamanda 4857 sayılı Kanun 30 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 4857 sayılı Kanun'un "Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu" başlıklı 30 uncu maddesinin 6 ncı fıkrasında "Özel sektör işverenlerince bu madde kapsamında çalıştırılan 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi engelli sigortalılar ile 01.07.2005 tarihli ve 5378 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde belirtilen korumalı işyerlerinde çalıştırılan engelli sigortalıların, aynı Kanun'un 72 nci ve 73 üncü maddelerinde sayılan ve 78 inci maddesiyle belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı, kontenjan fazlası engelli çalıştıran, yükümlü olmadıkları halde engelli çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir engelli için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 506 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş olması şarttır. Bu fıkraya göre işveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde, Hazinece Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan gecikme zammı, işverenden tahsil edilir. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. (Ek cümle: 31/7/2008-5797/10 md.) Bu fıkrada düzenlenen teşvik, kamu idareleri hariç 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılara ilişkin matrah ve oranlar üzerinden olmak üzere, 506 sayılı Kanun'un geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıkların statülerine tabi personeli için de uygulanır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı tarafından müştereken belirlenir. Hükümleri mevcuttur. Görüldüğü üzere yasanın açık hükmü gereği maddede sayılan teşvik hükümlerinden " kamu idareleri hariç tutulmuştur. Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde Kamu idarelerinin tanımı yapılmış olup, “Kamu idareleri: 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kamu idareleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı idare, ortaklık, müessese ve işletmeleri ve yukarıda belirtilenlerin ödenmiş sermayesinin % 50’sinden fazlasına sahip oldukları ortaklık ve işletmelerden Türk Ticaret Kanununa tabi olmayanlarla özel kanunlarına göre personel çalıştıran diğer kamu kurumlarını,” ifade ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca 5018 sayılı Kanun hükümlerinin de irdelenmesi gerekli olup, anılan kanun’un 3 üncü maddesinin “a” bendinde “ Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri: Uluslararası sınıflandırmalara göre belirlenmiş olan, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idareleri” ifade ettiği, mahalli idarelerin ise aynı maddenin “e” bendinde tanımlanarak, “Yetkileri belirli bir coğrafi alan ve hizmetlerle sınırlı olarak kamusal faaliyet gösteren belediye, il özel idaresi ile bunlara bağlı veya bunların kurdukları veya üye oldukları birlik ve idareleri” ifade ettiği hususu açıklanmıştır. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda, davacı şirketin ortaklık yapısı ve hisse durumu incelendiğinde TCDD Genel Müdürlüğü (sermaye miktarı 197.500.000 TL, hisse adedi 19750 hisse oranı %50), ... Büyükşehir Belediyesi (sermaye miktarı 185.650.000 TL, hisse adedi 18565, hisse oranı: %47), İzulaş-... Ulaşım Hiz.Mak.San.A.Ş. (sermaye miktarı 3.950.000 TL, hisse adedi 395, hisse oranı:%1), ... Metro-İBB Metro İşletmeciliği Taş.İnş.San.Tic.A.Ş. (sermaye miktarı 3.950.000.-TL, hisse adedi 395, hisse oranı:%1), İzdeniz-... Deniz İşl.Nak.ve Tur.Tic.A.Ş. (sermaye miktarı 3.950.000 TL, hisse adedi 395, hisse oranı:%1) olduğu, buna göre, sermayesinin büyük bölümünün ... Büyükşehir Belediyesi ve TCDD tarafından karşılandığı anlaşılan, davacı şirketin kamusal yönünün ağır basması ile sosyal güvenlik ilkeleri de dikkate alınarak, şirkete ait işyerlerinin de Kamu idaresi işyerleri kapsamında olduğunun kabul edilmesi ve bu durum dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.