İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bayan takım elbise, bluz, etek, pantolon, ceket, manto, kaban, pardesü üretimi yaptığını, davalı taraflarca TPE başvuru bilgileri sunulan müvekkil şirket adına tescillenmiş olan çoklu tasarım tescil formunda gösterilen ürünlerden tasarım …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1597 KARAR NO : 2025/1835 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 05/01/2023 NUMARASI : 2021/269 E. - 2023/6 K. DAVANIN KONUSU: Tasarım Hakkına Tecavüzün Tespiti , Önlenmesi , Durdurulması,Maddi ve Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bayan takım elbise, bluz, etek, pantolon, ceket, manto, kaban, pardesü üretimi yaptığını, davalı taraflarca TPE başvuru bilgileri sunulan müvekkil şirket adına tescillenmiş olan çoklu tasarım tescil formunda gösterilen ürünlerden tasarım no: 01 numaralı tasarımlar ile başkaca tasarımlar yoğun olarak taklit edildiğini, üretilerek satışa sunulduğunu, bu hususlar Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/238 D.İş sayılı dosyasından bilirkişi marifetiyle tespit ettirildiğini, öncelikle davayı yöneltmiş oldukları ... ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.'nin malvarlıklarına tedbir konulmasını talep ettiklerini, davalının, müvekkilinin tamamen yeni ve özgün, aynı zamanda sektöründe belli pazar payına sahip tasarımlardan yararlanarak ticari çıkar sağlamak amacı ile hareket etmekte olduğunu, taklit ürünler Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/238 D.İş sayılı dosyasından bilirkişi marifeti ile tespit ettirildiğini, dosya bilirkişisince, inceleme ve tespit işlemlerinde taklit ürün ile müvekkilim adına TPE nezdinde 2020/02021 tescil numaralı Endüstriyel Tasarım Tescil Formunda yer alan Tasarım No:1 Resim ... numaralı modelin tasarımının “genel izlenim açısından birebir aynı olduğu, davalı tarafından, davacı firmanın kendi ortalama algıdaki tüketici kitlesince iltibasa ve aldatmaya yol açacak şekilde tescilli tasarım görsellerinin taklit yolu ile üretilmesi ile piyasaya sunulduğu” kanaatine vardığını, dikkat edilmesi gereken husus bir üründen tek bir renk değil farklı renk ve farklı bedenlerde üretim yapılmakta olduğunu, müvekkil tarafından tasarlanan işbu modeller müvekkil için ciddi maliyetlere mal olurken (Modelhane, tasarımcı, stilist, kumaş seçimi, denemesi, kesimi vs. giderler) modeli taklit eden firmalar sair giderler olmadan ve emek ve zaman harcamadan piyasada zaten tutulan, satılan modeli sıfır maliyetle hem piyasaya arz etmekte hem de gider olmadığı için çok düşük fiyatlara piyasaya arz ettiğinden haksız rekabet hükümlerini de ihlal ettiğini, ayrıca tasarımlarımız davalı tarafça kötü kalitede kumaşlardan ve kötü kesim, dikim teknikleri ile taklit edilerek piyasada satıldığını, müvekkili kaliteden ödün vermeden imal ettiği kendi tasarımı olan ürünlerinin davalılarca düşük kalitede piyasaya sunulması, hem haksız rekabet yaratmakta hem de müvekkilimizin itibarını zedelediğini, davalı, taklit ürünleri üretirken sair masraflar olmadan, kalitesiz malzeme kullanarak masrafı en alt seviyede tutarak piyasaya sunmuş olduğu ürünleri piyasanın çok altı fiyatlara satışa sunmuş olmasından dolayı haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğini, öncelikle müvekkili şirketin TPE nezdinde ...1 tescil numaralı dosya gereği Kanunun lafzından ve yerleşik Yargıtay içtihatlarından hareketle, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151. maddesinin 2.fıkrasının a. bendi, TBK m.50 vd ilgili maddeler , TTK 56. madde haksız rekabet hükmü ve TTK sair maddeler gereğince bilirkişi raporu ile alacak miktarının kesin olarak belirlendiğinde artırmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, davalının mal kaçırma girişiminde bulunma ihtimali nedeniyle malvarlıklarına teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini, sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde teminat ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini, gerçek ve muhtemel gelirin tespiti için müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesini, hükmedilecek Mahkeme kararının masrafları davalı tarafça karşılanarak kamuya ilanına karar verilmesini, tecavüzün önlemesini, durdurulmasına karar verilmesini, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/238 D. İş sayılı dosyasında kullanılmayan gider avansının Mahkemeniz esas dosyasına istenilmesini, masrafların ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak tarafına verilmesini, hükmedilecek tazminatın tespit tarihinden itibaren yılın en yüksek mevduat faizi dikkate alınarak hükmedilmesini, taklit edilen ürünlerin davalı taraftan alınarak müvekkile teslimini, bu talebin Mahkemece kabul görmediği takdirde taklit ürünlerin imhasını, vekâlet ücreti ve dava masrafların davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı tespit edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2021/269 esas, 2023/6 karar sayılı, 05/01/2023 tarihli kararı ile;"Davanın KABULÜ ile, davalı kullanımlarının davacıya ait 2020/02021 - 1 numaralı tasarım hakkını tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile, bu tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, tecavüze konu ürünlerin toplatılarak kararın kesinleşmesine binaen imhasına,-10.000,00 TL maddi tazminatın tespit tarihi olan 10/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-10.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 10/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir defaya mahsus masrafı davalıya ait olmak üzere ilanına" karar vermiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1988 yılından beri ... sektöründe köklü ve özgün tasarımlarıyla varlığını sürdürdüğünü, bu nedenle nispeten daha sonra kurulan davacı (Stilife ...) firmanın ürünlerini taklit etme gibi bir amacının veya ihtiyacının bulunmadığını, bu tecavüz iddialarının müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini, ilk derece mahkemesinin gerek bu dosya gerekse değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporlarına dayanarak hüküm kurmasının hatalı olduğunu, zira bilirkişilerin incelemelerinin davacı yana ait modelin sadece ön ve arka yüzünü gösteren tescil belgesindeki fotoğraflar üzerinden yapıldığını, ürünü fiziken görmeden kumaş kalitesi, kalıp, kesim gibi kriterler üzerinden değerlendirme yapılmasının maddi gerçeğe uymayacağını, özellikle bilirkişi raporlarından birinde ürünlerin arka bel detayı farklı olmasına rağmen benzer oldukları sonucuna ulaşılmasının raporlar arasında çelişki yarattığını, bu çelişkili raporların hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davaya konu tescilli tasarım ile müvekkil şirkete ait ürünün elbise olmaları dışında birbirlerine benzemediğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) madde 81'e göre tecavüz için tasarımın aynısının veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin üretilip piyasaya sunulması gerektiğini, müvekkilinin tasarımı kopyalamadığını, ayrıca SMK madde 56 gereği tescilli tasarımın korunması için yeni ve ayırt edici nitelikte olması gerektiğini, müvekkilinin tasarımlarının üretim süreçlerinin davacı yanın tasarımından daha önceki tarihlere denk geldiğini, dolayısıyla tecavüzün söz konusu olmadığını, tacirden beklenen basiret yükümlülüğünün sınırının faaliyet gösterdiği alanla sınırlı olduğunu, tescilli olduğunu bilmeyen veya bilmesi kendisinden beklenemeyecek müvekkil şirket hakkında tecavüzden bahsedilerek maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu (Yargıtay içtihadı sunduğunu), davacının maddi zararının oluşmadığını ve zararını ispat yükü altında olduğunu, hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağı koşullarının somut olayda mevcut olmadığını, davacının ticari defterlerinin usule uygun tutulmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, bu nedenle mali hesaplama yapılamayacağını, bilirkişi heyetince tahmini 1.000 adet üzerinden hesaplama yapılmasının da hatalı olduğunu, fahiş maddi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, aynı şekilde manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, tescil tarihinin kısa olması nedeniyle davacı nezdinde zarar oluşmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve hükmedilen 10.000-TL manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın usulüne uygun tebliğe rağmen dava dilekçesine cevap vermediğini, hiçbir duruşmaya katılmadığını ve bilirkişi raporuna itiraz etmediğini, bu nedenle istinaf başvurusunda bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na aykırı olduğunu, taklit ürünlerin bilirkişi marifetiyle davalının işyerinde tespit edildiğini, bilirkişi raporunda müvekkilinin tescilli tasarımları ile davalının ürünleri arasında "bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılık bulunmadığı" sonucuna varıldığını, bunun Sınai Mülkiyet Kanunu madde 81 uyarınca tecavüz teşkil ettiğini, davalının köklü bir tacir olması nedeniyle basiretli davranarak tasarımları bilmesi gerektiğini, bu nedenle yerel mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; SMK'nın 81. ve 149. vd. maddelerine dayalı olarak tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi , durdurulması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 81. maddesinde düzenlenmiş olup '' ...a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak.b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.c) Tasarım hakkını gasp etmek.'' eylemleri tasarım hakkına tecavüz olarak sayılmıştır. Somut uyuşmazlık kapsamında; davacının 2020/02021 numaralı tescilli tasarımından doğan haklara tecavüz iddiasına dayalı olarak istemde bulunulduğu, Bakırköy 1. FSHHM'nin 2020/238 D. İş esas sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacıya ait 2020/02021 tescil numaralı tasarım ile davalıya ait iş yerinde ele geçirilen ürünlerde iltibasa sebebiyet verecek derecede karıştırılmaya yol açacak biçimde benzerlik bulunduğu kanaatinin belirtildiği ve benzerlik ihtiva eden farklı renklerde 11 adet ürün tespit edildiği, ilk derece mahkemesi tarafından alınan 28/06/2022 tarihli bilirkişi raporu kapsamında, davacı tarafa ait 2020/02021 - 1 numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151/2-a maddesi uyarınca davacı tarafın “muhtemel” gelirinin 5.005,54 TL ila 10.011,09 TL arasında olabileceği, manevi tazminat hususunun mahkemenin takdirinde olacağı yönünde görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Dava konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımların “Giysi” tasarımı olduğu, tasarımların kol, yaka, manşet, etek ve kemerin biçim, kesim, oran, yerleşim ve yüzey özellikleri ile farklılaşmakta ve ayırt edici nitelik kazanmakta olup karşılaştırılan tasarımlarda yer alan yakaların benzer sıfır yakalı biçimde olduğu, ön bel kısımları göğüs altından büzgülü, arka yakası damla yırtmaçlı ve düğmeli olduğu, tasarımların kollarının kalın manşetli ve düğmeli olup karşılaştırılan tasarımları oluşturan ve yukarıda tanımlanan öğelerin benzer biçim, kesim, oran ve yerleşimde olduğu, tasarımlar arasında bulunan farkın arka bel detayları olup bu farkın tasarımın bütüncül algısı içinde küçük ayrıntı olarak algılanmakta olmakla tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmadığı, ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna ulaşıldığı görülmüştür. Aksi yönde delil bulunmadığından mevcut delil durumu itibari ile tasarım hakkına tecavüzün oluştuğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca ilk derece mahkemesi tarafından takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğu davalı tarafça ileri sürülmüş olup Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151/2-a maddesi uyarınca “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir” yöntemine göre davacı tarafça hesaplama yapılmasının talep edildiği, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/238 D.İş sayılı dosyası kapsamında davalı adresinde yapılan tespit ile ilgili hazırlanan bilirkişi raporunda, davalı tarafın “... İstanbul” adresinde bulunan toptan satış mağazasında ... tescil belgesinde yer alan 1 nolu tasarım modeline benzer farklı renklerde toplam 11 adet ürün bulunduğunun tespit edildiği ancak bu üründen toplam ne kadar üretildiği ya da bu ürünün toplam satışlarının ne miktarda olduğu yönünde herhangi bir tespit bulunmadığı, davacı ticari defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucunda tahmini 500 ve 1000 adet ürün satışlarına dayalı ikili hesaplama kapsamında SMK'nın 151/2-a maddesi uyarınca davacı tarafın “muhtemel” gelirinin 5.005,54 TL ila 10.011,09 TL arasında olabileceğinin belirtilmesi kapsamında hükmedilen tazminatların somut olay adaletine uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 05/01/2023 tarih ve 2021/269 E., 2023/6 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.366,20 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.918,54 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025