11. Hukuk Dairesi 2024/527 E. , 2024/8703 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1433 Esas, 2023/1405 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/222 E., 2021/16 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz …
**11. Hukuk Dairesi 2024/527 E. , 2024/8703 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1433 Esas, 2023/1405 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/222 E., 2021/16 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1998 yılından beri ... şemsiye markası altında, ..., ..., ... DONDURMA, ... USULÜ gibi ibarelerden müteşekkil markalar serisini kullandığını ve ürünlerini 180 ülkede sattığını, bu markalardan doğan kazanılmış haklarının korunması gerektiğini, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odasının “... DONDURMASI” adlı C2017/109 başvuru sayılı coğrafi işaret başvurusunu yaptığını, bu karara yapılan itirazın kısmen kabul edilerek, başvurunun mahreç işaret olarak tesciline karar verildiğini, tüketicilerin dava konusu tescil ile müvekkili markalarının kaynakları konusunda yanılgıya düşeceğini, davaya konu tescilin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 34/1 ve 37/1-ç ile ilgili Yönetmeliğin 35/3 hükümlerine aykırı olduğunu, zira "... Dondurması" ibaresinin jenerik, yani ürünün öz adı haline gelmiş bir ibare bulunduğunu, kurum sınıflandırmasında, ... Dondurmasının 30 uncu sınıfta herhangi bir emtia olarak yer aldığını ve 2004/45 sayılı Türk Gıda Kodeksi Dondurma Tebliğinde de, ... Dondurmasının ürünün öz adı olarak kabul edildiğini, ... Dondurmasının bir dondurma türü/çeşidi olduğunu, bu kapsamda salepli ve keçi sütlü dondurma ürününün diğer bir adı bulunduğunu, ... dondurmasının Kahramanmaraş ili ile doğal ve beşeri bir bağının bulunmadığını ve hiçbir özelliğini Kahramanmaraş iline özgü, doğal ve beşeri unsurlardan almadığını, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden hiçbirinin Kahramanmaraş il sınırları içinde gerçekleşmediğini, yurdun her tarafında ... dondurması ismi altında dondurma üretim ve satışının yapıldığını, tescil kapsamında ... dondurmasının karakteristik özelliklerinin ölçülebilir, denetlenebilir, objektif ve belgelenebilir şekilde ortaya konmadığını, tescilin yıllardır süregelen yapım teknikleriyle örtüşmeyen muğlak bir içerikle gerçekleştirildiğini, tescil kapsamında ... dondurmasının, kendine has özelliklerinin Kahramanmaraş yöresinde yetişen kekik, keven, sümbül ve çiğdem gibi çiçeklerle beslenen keçilerin eşşiz kıvam ve aromaya sahip sütlerden kaynaklandığının belirtildiğini, oysa bahsedilen bitkilerin başka bölgelerde de yetiştiğini ve bu bitkilerin 12 ay boyunca değil sadece belirli aylarda yetiştiğini, keçilerin, yılın sadece belirli dönemlerinde dağa çıkabildiğini, bunun dışında kalan dönemlerde, diğer çiftlik hayvanları gibi yemle beslendiklerini, Kahramanmaraş ilindeki keçilerin yurdun diğer bölgelerindeki keçilerden farklı olmadığını ve ... iline ait bir keçi ırkı ya da yalnızca ... iline ait bir floranın bulunmadığını, bilimsel kaynaklarda, ... dondurmasının üretiminde kimi zaman manda sütünden de yararlanılabildiği gibi çoğunlukla keçi ve inek sütü karışımının kullanıldığının açıklandığını, tescilde belirtilenin aksine ... dondurmasında, stabillizatör olarak salep harici jelation, emülgatör gibi başka maddelerin de kullanımının uzun yıllardır devam eden bir uygulama olduğunu, dava konusu tescilde, T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın kaldırılmış olan "Koyun, Keçi Kayıt Sistemine (KKKS) kayıtlı" keçilerin sütünden faydalanılması ve sütün sağımı üzerinden 4 saat geçmeden ... dondurması üretim yerine ulaştırılması gerektiği koşulları sunularak, hiç var olmayan bir kayıt sistemine kayıtlı keçilerden sağılacak süt ham maddesine atıfla hukuki imkansızlık yaratıldığını, ayrıca temel ham maddenin tedarikini tekelleştirme ve bölge dışındaki üreticilerin ürününün yasaklanması sonucunu doğurduğunu, bu şekilde pratikte mahreç işaretinin menşei işaretine dönüşmesine yol açıldığını, oysa günümüzde soğutma ve iklimlendirme teknolojisinin, ürün özelliklerini muhafaza edecek şekilde soğuk zincirde çok daha uzun süreler boyunca taşınmayı mümkün kılabilecek yeterlilikte olduğunu, tescilde öne sürülen koşulların hiçbirinin bilimsel analiz ve tespitlerle açıklanmadığını ileri sürerek 2018-M-3106 sayılı YİDK kararının iptaline, 344 tescil sayılı “... DONDURMASI” mahreç işaretinin hükümsüzlüğüne, mahreç işaretinin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğinin tespitine ve men’ine karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, başvurunun bir mahreç işareti olduğunu, Kahramanmaraş sınırları içinde yetişen kekik, keven, sümbül ve çiğdem gibi çiçeklerle beslenen keçilerin sütleri kullanılarak elde edilebileceğini, "... dondurmasının" ürünün öz adı niteliğini taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının, iyi niyetle kazanmış olduğu yirmi yıllık marka tescili ve kullanımından doğan haklarına bağlı olarak, "... dondurması" ibaresi üzerinde kazanılmış hakkı olduğu ve bu hakkın korunması gerektiğine dair iddialarının, 6769 sayılı Kanun'un 5/1-i ve 44/2 maddesi hükümlerine aykırı olduğunu, ... dondurmasının, gerek ulusal düzeyde gerekse de uluslararası arenada ülkemizin en önde gelen simge ürünlerinden olduğu, Kahramanmaraş şehrinin adıyla özdeşleştiğini, coğrafi işaretin, kolektif bir işaret olduğunu ve korunmasının kamu menfaatini ilgilendirdiğini, markalardan farklı olarak münhasır hak sağlamadıklarını, "... dondurması" ibaresinin, ürünün öz adı olmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, ... dondurmasının, "dondurma/dondurmalar ve yenilebilir buzlar " ürün grubunda C2017/109 no ile davalı ... odasının başvurusu yapılan incelemeler sonucunda coğrafi işaret (mahreç işareti) olarak tescil edildiği, coğrafi işaretin, temel olarak benzerlerinden farklılaşmış ve bu farkı kaynaklandığı yöreye borçlu olan bir yöresel ürün adını ifade ettiği, bu anlamda coğrafi işaretin, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından kökeninin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işaret olduğu, mahreç işareti deyiminin de coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanan, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi alan ile özdeşleşen, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılan ürünleri tanımlayan adlar olarak nitelendirildiği, davaya konu edilen "... Dondurması" ibaresinin, tüketici nezdinde refleks olarak Kahramanmaraş bölgesi ile aidiyetini sağladığı, bu ibarenin ürünün öz adı olmadığı, dondurma ürünü ile ilgili Kahramanmaraş bölgesine has bir üretim şekli, metodu olduğu, Kahramanmaraş'ın dondurması da bir üretim metodu olarak geçmişten gelen bir üne kavuşmuş, yöre ile anılır hale geldiği, ... dondurmasının, o bölgede yetişen kekik, keven, sümbül ve çiğdem gibi çiçeklerle beslenen keçilerin sütleri ile salebin karışımından elde edildiği, dava konusu coğrafi işarette, ... dondurmasının üretim metodunun da izah olunduğu, belirtilen bitki çeşitleri başka yerlerde de yetişebileceği, ayrıca bazı nedenlerden dolayı keçi sayısının azlığı kabul edilse de bu durumun, geçmişte var olan ve bölgede yaygın bilinen dondurma üretim metodunu ortadan kaldırmayacağı, florası zengin olan coğrafi bölge ile üretim metodu ilişkisi olduğu varsayılan ... dondurmasının, coğrafi işaret belgesi ile tescillenerek kekik, keven, sümbül ve çiğdem gibi çiçeklerin yer aldığı alanlardaki bitkilerden beslenen ve kayıt altına alınan keçilerden ürün elde edilmesinin amaçlandığı, davacının, ... şemsiye markası altında, ..., ..., ... DONDURMA, ... USULÜ gibi ibarelerden müteşekkil markalar serisini kullandığını ve ürünlerini 180 ülkede sattığını, bu markalardan doğan kazanılmış haklarının korunması gerektiğini ileri sürdüğü, 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine göre tescilli marka sahibine hükümsüz kılınmadığı sürece kullanma dahil birtakım münhasır hak yetkisi verdiği, aynı Kanunun 48 inci maddesinde ise "Coğrafi işaretle aynı veya benzer bir marka, coğrafi işaretin korunmasından önce iyiniyetle tescil edilmiş veya bu markanın kullanım hakkı iyiniyetle kazanılmışsa, coğrafi işaretin hak sahibine verdiği yetkiler, marka başvurusunun tesciline ve iyiniyetli kullanımına zarar vermez." şeklinde düzenlemenin yer aldığı, dolayısıyla davaya konu olan C2017/109 başvuru 344 tescil sayılı coğrafi işaret tescilinden önceki davacının "..." ibaresi geçen tescilli markalarının kullanılması ve ticarete konu edilmesi açısından müktesep hakkının, iyi niyet çerçevesinde değerlendirilmesi mümkün görülebileceğinden, hatta coğrafi işaret tescili dahi bu anlamda davacının daha önceden tescilli markalarınının tanıtımına dolaylı katkı da sağlayacağından, davacının bu iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca doğal ve beşeri unsurların bir araya gelmesi sonucu gıda, tarım, maden, el sanatları ürünleri ve sanayi ürünlerinden bu kitapta yer alan şartlara uygun olanların, tescil edilmeleri şartıyla, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı korumasından yararlanacağı, 6769 sayılı Kanun'un 34/1-b maddesinde ise coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanan, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi alan ile özdeşleşen, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılan ürünleri tanımlayan adların mahreç işareti olduğunun düzenlendiği, aynı Kanun'un 35 inci maddesinde tescil edilemeyecek adların gösterildiği, buna göre 34 üncü madde kapsamına girmeyen, ürünlerin öz adı olmuş, ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek olan bitki tür ve çeşitleri, hayvan ırkları veya benzeri, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı, kendi ülkesinde korunmayan, koruması sona eren veya kullanılmayan, tescilli veya başvurusu yapılmış bir coğrafi işaret ile tamamen veya kısmen eş sesli olan ve tüketiciyi yanıltabilecek adların coğrafi işaret olarak tescil edilemeyecekleri, açıklanan hükümler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, dava konusu başvurunun ürünün öz adı olmadığı, ayrıca 35 inci madde kapsamında bir tescil engelinin bulunmadığı, davacının ileri sürdüğü diğer hususların da Kanun'da sayılan hallere girmediğinden coğrafi işaret başvurusunun tesciline engel olmayacağı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.03.2023 tarih, 2021/6577 E. ve 2023/1526 K. sayılı ilamının da dava konusu başvuruya ilişkin bulunduğu ve söz konusu ilamda da, dava konusu coğrafi işaretin tescil koşullarını sağladığının kabul edildiği, dolayısıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve coğrafi işaret hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 5, 33,44 ve 48 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.