11. Hukuk Dairesi 2011/12475 E. , 2012/19289 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemesi’nce verilen 24/05/2011 tarih ve 2010/271-2011/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor d
**11. Hukuk Dairesi 2011/12475 E. , 2012/19289 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemesi’nce verilen 24/05/2011 tarih ve 2010/271-2011/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı–karşı davalı vekili, müvekkilinin "AÇIK MR" ibaresini 21/10/1998 tarihinden itibaren on yıl süreyle hizmet markası olarak tescil ettirdiğini, tescil belgesinin 11/06/2008 tarihinde 10 yıl süreyle yenilendiğini, karşı tarafın müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, işyerinde kurulu tabelasında, faturasında, internet sayfasında (www. Acikemar.net) ticari yazışmalarında, kartvizit, ambulans ve sair her türlü evraklarında "AÇIK EMAR" ibaresini kullandığını, "AÇIK" ibaresinin her iki isimde de etkin karakter olarak kullanıldığını, "MR" ibaresinin okunuşunun "EMAR" olduğunu ve her iki markada yer aldığını, karşı taraf aleyhine İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2006/608E sayılı dosyasıyla açtıkları tecavüzün giderilmesi ve tazminat davasının kabul edildiğini, karşı tarafın sözkonusu markanın müvekkiline ait olduğunu öğrendiği tarih olan 11/02/2005 tarihinden bu yana müvekkile ait olan markayı kullandığını ileri sürerek davalının eylemlerinin markaya tecavüz ile haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile markaya tecavüz ile haksız rekabetin ref'i ve menine, şimdilik 10.000TL maddi tazminat, 5.000TL manevi tazminatın tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili, "AÇIK EMAR" ibaresinin kullanılmaması yönündeki kararın 18.01/2010 tarihinde Yargıtaydan onandığını, 15/04/2010 tarihinden itibaren müvekkili olan şirketin "Emarpark" ibaresini kullandığını, internet sitesini kullanılmaması yönünde yasaklama olmadığı için internet sitesini kullandığını, MR'nin dokuları görüntüleme metodu olup "AÇIK MR", "AÇIK EMAR" ibarelerinin doğrudan doğruya kullanılan sistemin ve makinenin ismi olduğu, cins belirtiği, cins belirten sözcüklerin ayırt edici niteliğe hazi olmayıp marka olarak tescil edilemeyeceklerini, bu ibarelerin tıp sektöründe yaygın olarak kullanılan ibareler olduğunu bir tek kişinin tekeline verilmesininin mümkün olmadığını savunarak müvekkili aleyhine açılan davanın reddini istemiş, karşı dava yoluyla da davalı şirket adına tescilli olan "AÇIK MR" markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden, "AÇIK MR" veya "açık emar" ibaresinin tıp sektöründe verilen hizmetin adını, cinsini belirtir olduğu, tıbbi terim olarak doku görüntüleme sistemini adlandırdığı, bu nedenler ile ilgili hizmet sektörü açısından kimsenin tekeline verilemeyecek nitelikte olduğu, davalı- karşı davacının iş yerinde reklam, tanıtım tabelasında veya internet alan adında veya site içerisinde bu ibareyi kullanmasının, davacı- karşı davalının markasına tecavüz teşkil etmediği, belirtilen ibarenin Dünya'da ve Türkiye'de ilk defa davacı-karşı davalı tarafından kullanılmadığı, somut uyuşmazlıkta objektif iltibas koşulları mevcut olmadığı, davalı- karşı davacının dürüstlük kuralına uygun ve verilen hizmeti açıklar nitelikteki "açık emar" ibareli kullanımının TTK 56 vd. maddelerine göre haksız rekabet oluşturmadığı, karşı dava yönünden ise, davacı- karşı davalının markasının "şekil+AÇIK MR" şeklinde olmasına rağmen sadece "AÇIK MR" ibaresi nedeniyle hükümsüzlük talebinde bulunulduğu, markadaki şekle yönelik bir itiraz ve gerekçe ileri sürülmemesi karşısında, şekil ile birlikte korumaya hak kazanan, davalının markasının hükümsüzlüğü isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle asıl dava ve karışı davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı-karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davalı-karşı davacı temyiz etmiş davalı karşı davacı vekili katılma yoluyla temyiz etmişlerdir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı-karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.