11. Hukuk Dairesi 2009/8034 E. , 2010/6774 K. MAHKEMESİ : Ümraniye Asliye 2.Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ümraniye Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.07.2008 tarih ve 2006/343-2008/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerii tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruş…
**11. Hukuk Dairesi 2009/8034 E. , 2010/6774 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ümraniye Asliye 2.Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ümraniye Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.07.2008 tarih ve 2006/343-2008/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerii tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin yapılan sözleşme ile dava dışı kooperatifin 10 blok 1.kat 8 numaralı daireye ait ortaklık hakkını davalıdan devir aldığını, satış bedeli toplam 55 milyar TL’nin ödendiğini, ayrıca kooperatife yapılan ödemelerle müvekkilinden toplam 68 milyar TL paranın çıktığını, sonradan konutun bulunduğu yerin tapusuz olduğunun belirlendiğini, denetim kurulu üyesi olan davalının bunu bildiğini, müvekkilinin gerek kooperatife gerekse kendisine yapılan ödemelerin iadesini istediğini, dava dışı kooperatifin davalıya yapılan ödeme dolayısıyla uhtesine geçen 45.276.00 YTL’yi ödediğini, iade edilmeyen 22.774.00 YTL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, müvekkilinin durumu bilmediğini, taşınmazın tapusuz olduğunun 7 ay sonra ortaya çıktığını savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava dışı kooperatifte sahip olduğu ortaklığı davacıya devir ettiği, devrin kooperatifçe kabul edildiği, ancak hisse devrine konu taşınmazın tapusunun Hazine adına kayıtlı olduğu, davacıya devir imkanı bulunmadığı, devir bedeli olarak 55.000 YTL ödediği, tarafların sebepsiz zenginleşmeye dayalı talepte bulunabilecekleri, davacının ortaklıktan ayrıldığı, dava dışı kooperatiften 45.276.00 YTL tahsil ettiği, aradaki farkı davalıdan alabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.724.00 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, kooperatif ortaklığı devir sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davalının, kooperatif ortaklığını 16.07.2005 tarihinde davacıya devir ettiği, bu devrin 18.07.2005 tarihinde dava dışı kooperatif yönetim kurulu tarafından kabul edildiği, davacının anılan kooperatiften 13.05.2006 tarihinde istifa ettiği, bu istifanın kabul edilerek davacıya 45.276.00 YTL ödeme yapıldığı hususları çekişmesizdir. Dava dışı kooperatif tarafından dosyaya gönderilen yazıda davacıya iade edilen aidatların 32.226.00 YTL’lik kısmının davalı, kalan 13.050.00 YTL’lik kısmının ise davacı tarafından ödendiği açıklanmıştır. Yapılan yargılama, toplanan kanıtlardan anlaşılacağı üzere, davacı davalıya 55.000.00 YTL devir bedeli ödemiştir. Esasen, mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Uyuşmazlığa konu ortaklık kapsamı dairenin bulunduğu taşınmazın tapusunun 2002 yılında 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca dava dışı Hazine adına tahsis edildiği anlaşılmaktadır. Davalı, ortaklık hakkını devir ettiği dava dışı kooperatifin kurucu ortağı ve aynı zamanda denetim kurulu üyeliği görevi yapmış bir kişidir. Devir tarihinden sonra blokların inşası taşınmazın tapusunun Hazine adına olması nedeniyle durdurulmuştur. Davacı vekili, davalının kooperatifin taşınmazının durumunu bilerek ve gizleyerek ortaklığını müvekkiline devir ettiğini, zararının doğduğunu ileri sürmüştür. Bu durum karşısında, davalının kurucu ortak olduğu ve denetim kurulu üyeliği de yaptığı kooperatifin inşaatlarının yapıldığı taşınmazın Hazine adına olduğunu bilerek ortaklığı davacıya devir ettiği, davacının bu devir nedeniyle meydana gelen zararının, davalıya devir bedeli olarak ödemiş olduğu tutar ile kooperatif ortaklığı nedeniyle ödediği aidatlar toplamının istifa sonrası dava dışı kooperatiften aldığı aidat toplamı farkı kadar olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 500,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.