(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/14973 E. , 2010/15905 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : HAZİNE- ... K.T.K. MÜDAHİLLER : ... VE ARK. Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve müdahiller vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bild
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/14973 E. , 2010/15905 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : HAZİNE- ... K.T.K. MÜDAHİLLER : ... VE ARK. Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve müdahiller vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre davacı ... adına tescilini istemiştir. ... ve müşterekleri taşınmazın ortak miras bırakanları ... 'dan kaldığı ve davacının müstakil ... bulunmadığı iddiasıyla davaya katılmışlardır. Mahkemece davacının davasının kabulüne ve 07/07/2008 tarihli krokide (A) ile gösterilen 44.521.93 m2 bölümün davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmaz ... ve ... Köyleri sınırlarında bulunmaktadır. ... Köyünde 4785 sayılı yasanın yürürlüğünden önce 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan ve 17.07.1945 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ile 1995 yılında dışta kalan ormanların kadastrosu ve ... Köyünde 1948 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1995 ve 2003 yıllarında yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır. ... Köyünde genel arazi kadastrosu işlemi 09/12/1966 tarihinde kesinleşmiş ve taşınmaz bu çalışmada paftasında orman belirtmesi yapılarak 766 sayılı yasanın 2. maddesi hükmü gereğince orman olarak tespit harici bırakılmıştır. 1- Müdahiller ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bakımından; Taşınmazın (B, C, D, E, F, G, H, I, K, L, M ve N) işaretli bölümlerinin fiilen kullanılmayan ağaçlık olduğu, bir kısmının da kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı anlaşıldığından, müdahillerin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davalı Hazinenin (A) ile gösterilen 44.521.93 m2 bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece hükme esasa alınan uzman bilirkişi ... ve ... elemanı ... tarafından hazırlanan raporlarda, çekişmeli taşınmazın 1948 yılında ... Köyünde yapılıp kesinleşen Karaağıl Devlet ormanına ait harita ve tutanakların uygulanmasına dayalı inceleme sonucu, kesinleşen orman sınırının dışında kaldığı, eski tarihli (1997,1976,1957) Memleket Haritalarında açık renkli alanda yeraldığı,eğiminin % 17 civarında olduğu, (A) bölümü üzerinde münferit meşe ağaçları olup, arada kavun, karpuz, mısır, yulaf ürünlerinin ekili bulunduğu, (A) bölümünün dış sınırlarında kalan (B, C, D, E, F, G, H, -2- 2010/14973 - 15905 I, K, L, M ve N) bölümlerinin ise fiilen kullanılmayan ağaçlık alanlar olduğu, kısmen de orman sınırı içinde kaldığı, taşınmazın 1966 yılında yapılan arazi kadastrosunda paftasında orman yazılarak tespit harici bırakılmışsa da (A) işaretli bölüm kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında kaldığına göre, bu şekilde yapılan tespit harici bırakma işleminin yanılgıya dayalı olduğu ve yüksek eğimli taşınmazın üzerindeki meşe ağaçlarının ... ormanlardan tohumlama yolu ile geldiği bildirilmişse de; bilimsel olarak meşe ağacı tohumunun ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün görülmemektedir. Dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşe ağaçlarının daha önceki yıllarda tahrip edildiği, ... fotoğraflarının bu yıllarda çekilmiş olduğu, daha sonraki yıllarda ... altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana geleceği nazara alındığında, taşınmazın öncesi itibarıyla orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 1966 yılında paftasına orman yazılmasının da hataya dayalı olduğu şeklindeki görüşe itibar etmek mümkün olmayacaktır. Ayrıca her ne kadar uzman bilirkişi tarafından Karaağıl Devlet Ormanına ait 1948 yılında kesinleşen orman kadastro haritası ve tutanaklarına göre inceleme yapılmış ve bu haritalarda taşınmazın doğusu gösterilmemişse de; dosyada bulunan, taşınmazın hemen doğusundaki ... Köyü Yolbasan Devlet Ormanının orman kadastro ve 2/B haritalarının da birlikte incelenip değerlendirilmesinde, çekişmeli taşınmaz ile güneyinde yeralan, dava dışı, kadastro sırasında ... ... ve arkadaşları adına tespit ve tescil edilen 32650 m2 yüzölçümlü 419 parselin tüm yönlerinin devlet ormanları ile çevrili olduğu ve bu hali ile 6831 Sayılı Yasanın 17/2. Maddesinde düzenlenen orman içi açıklık niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no'lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde "... 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı" öngörülmüştür. 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda ... ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez. 6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2 Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır. Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali). Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda ..., inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle ... açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır. -3- 2010/14973 - 15905 Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir. Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda ... ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp ... ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları]. Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan ... kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve ... muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez. Diğer taraftan çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Köyünde 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu 4785 sayılı yasanın yürürlüğünden öncedir.1966 yılında yapılan tesis kadastrosunda çekişmeli taşınmaz paftasında orman belirtmesi yapılarak tespit harici bırakılmış, 1995 yılında yine bir orman kadastrosu yapılmış ise de bu tarih ile dava tarihi arasında yasada öngörülen 20 yıllık süre geçmemiştir. H.G.K.’nun 24/10/2001 gün ve 2001/8-964-751 sayılı ve 13/02/2002 gün ve 2002/8 - 183- 187 sayılı kararları ile kadastro (tapulama) komisyonlarınca orman sayılarak tesbit harici bırakılan yerler orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağından, sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği kabul edilmiştir. Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davanın tamamen reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davacı adına tapuya tescile karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: 1)- Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; ... ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının REDDİNE, 2)- 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA 15.12.2010 günü oybirliği ile karar verildi.