(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2013/4938 E. , 2013/10132 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi.... Şirketi Temsilcisi ....tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı 25.03.1991 günlü dava dilekçesiyle; ... Köyünde murislerinden kalan ve zilyetliğinde bulunan 786, 787, 788, 7…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2013/4938 E. , 2013/10132 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi.... Şirketi Temsilcisi ....tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı 25.03.1991 günlü dava dilekçesiyle; ... Köyünde murislerinden kalan ve zilyetliğinde bulunan 786, 787, 788, 789, 790, 791, 855, 856 ve 857 nolu taşınmazlarının davalı ... tarafından 2981 sayılı Kanun gereği adına parselasyon yapılarak tapusunun alındığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece; taşınmazların taşlık ve kayalık olduğu, zilyetlikle iktisap edilecek yerlerden bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 1992/9741-1993/11985 sayılı 24.11.1993 günlü kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: “bölgede hangi tarihte arazi kadastro çalışmalarının yapıldığı, taşınmazların hangi nedenle tesbit dışı bırakıldığı ve o tarihteki niteliğinin kadastro müdürlüğünden sorulması, kısmen taşlık ve kayalık oldukları anlaşıldığından ziraat bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden inceleme yaptırılarak taşlık ve kayalık kısımlar ayrılmak suretiyle imar ve ihyaya ihtiyaç duyulmadan 1960 yılından bu yana ziraat edilebilen bölümlerin tesbit edilip taşınmazların hâkim unsurunu açıklayan rapor alınması ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesindeki koşulların araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 1992/4915- 1993/ 7489 sayılı 05.07.1993 günlü ilâmı ile arazinin imar planı içerisine alınma tarihi 3402 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ise imar ve ihya yolu ile taşınmaz edinilemeyeceğinin kabul edildiği, dava konusu yerin ilk imar planı içerisine 28.10.1985’de alındığı, bu tarihinde 10.10.1987’den önceki bir tarih olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı miras şirketi temsilcisi tarafından esasa yönelik olarak, davalı ... Yönetimi tarafından ise gerekçeye ilişkin olarak temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1964 yılında yapılan tapulama çalışmalarında dava konusu yerler 509 sayılı Kanunun 2. maddesi gereği tapulama harici bırakılmışlardır. Bölgede 16.03.1989’da altı aylık ilân sonucu kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır. Dava konusu taşınmazlar 1986 yılında 2981 ve 3290 sayılı Kanun hükümlerine göre 724 ve 725 parsel olarak sınırlandırmaya tâbi tutulmuşlar, daha sonra yapılan ifrazlar sonucu çekişmeli parsellere ayrılarak davalı ... adına arsa niteliğiyle tapuya kaydedilmişlerdir.