2. Ceza Dairesi 2023/10791 E. , 2023/4402 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/510 E., 2016/603 K. ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan neticeten hükmolunan 1.320,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tür ve miktarı itiba
**2. Ceza Dairesi 2023/10791 E. , 2023/4402 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/510 E., 2016/603 K. ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan neticeten hükmolunan 1.320,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2016/510 Esas, 2016/603 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tire Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2009 tarihli ve 2009/888 Esas numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b,143,35,116/4,119/1-c ve 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Tire Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2011 tarihli ve 2009/493 Esas, 2011/326 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b,143,35 ve 31/3. maddeleri gereğince 7 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/4,119/1-c ve 31/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 25.10.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 3. Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2016/510 Esas, 2016/603 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği; hükümleri temyiz etme isteğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Mahkemece; olay tarihinde geceleyin saat 03:00 sıralarında şikâyetçinin kahvehanesinden hırsızlık yapmayı kararlaştıran temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ile birlikte kahvehanenin kapısını kırarak içeriye girdikleri ve içeriden henüz bir şey çalamadan kolluk kuvvetlerince yakalandıkları, hırsızlık eyleminin bu şekilde teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilmiştir. 2. Suça sürüklenen çocuk aşamalardaki savunmalarında, üzerine atılı suçları ikrar etmiştir. Kolluk kuvvetlerince tutulan tutanaklar dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Dosya kapsamında bulunan adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde hukuka aykırılık bulunmuştur. 3. Kabule göre de; suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143/1,35. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 1 ay 21 gün hapis cezasından aynı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılırken 9 ay 4 gün yerine hesap hatası sonucu 8 ay 20 gün hapis cezasına, devamla aynı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 7 ay 18 gün yerine hesap hatası sonucu 7 ay 6 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle, Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2016/510 Esas, 2016/603 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası hırsızlık suçundan kurulacak hükümde ceza miktarı yönünden aynı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.