Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/8417 E. , 2024/17969 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/8417 Karar No : 2024/17969 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargah Destek Kı
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/8417 E. , 2024/17969 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/8417 Karar No : 2024/17969 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargah Destek Kıtalar Komutanlığı emrinde Astsubay olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ...sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen E:... numaralı iddianamede; "kullandığı gsm hattının FETÖ/PDY gizli iletişim yöntemine uyacak şekilde kontörlü sabit hatlardan bir kısım askeri personel ile ardışık olarak arandığı ve bu şekilde FETÖ/PDY askeri mahrem yapılanması hiyerarşisi dahilinde talimat aldığının" tespit edildiği, davacı hakkında "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olma" suçundan dolayı ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:...sayılı dosyasında yargılamasının devam ettiği, davacının babası emekli Başkomiser A.O.'nun 701 sayılı KHK ile rütbesinin geri alınarak kamu görevinden çıkarıldığı, kuzeni Jandarma Üsteğmen B.O.'nun 668 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, Elk. Asb. Üçvş. A.K.'in FETÖ/PDY ile irtibatını kabul ederek Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesinde; "Bağlı bulunduğu mahrem imamın (KGÇ) Topçu Asb. Üçvş....'yı yanına getirerek birlikte ev tutmaları talimatı verdiğini, bunun üzerine anılan şahıs ile 9 ay boyunca ev arkadaşlığı yaptığını" beyan ettiği, babası A.O.'nun ... müşteri numarasıyla ve annesi A.O.'nun ... müşteri numarasıyla Asya Katılım Bankası A.Ş.'de 01.01.2014 tarihi sonrasında aktif muhtelif sayıda hesabının bulunduğunun bildirildiği, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğunun davalı idarece tespit edildiği, dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde davalı idarenin bu tespitinin yerinde görüldüğü, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu davalı idarece tespit edilen davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen iddianameye dayalı olarak... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:...sayılı dosyasında açılan davada, ''davacının GSM hattının, ankesörlü ve kamuya açık ücretiyle kullandırılan sabit hatlardan arandığı tarihlerde aranıp aranmadığı, söz konusu aramaların hangi tarihlerde olduğu ve aramaların teknik olarak değerlendirilmesi''ne ilişkin bilirkişi raporu alındığı, tanık ifadelerine başvurulduğu, anılan davada ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla, ''sanığın savunmasında, özetle; '2006-2008 yılları arasında Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulu'nda eğitim gördüğünü, 2008 yılında Marmaris İlçesi'nde bulunan TCG Giresun Gemisi'ne Deniz Astsubay olarak atandığını, 2012 yılında İzmir İli Foça ilçesi'ndeki askeri birliğe görevlendirildiğini, örgütle herhangi bir bağlantısının olmadığını, sohbet adı altındaki toplantılara katılmadığını, himmet vermediğini', tanık M.Ç.'nin beyanında, özetle; 'en son Kocaeli İli, Derince İçesinde bulunan askeri birlikte Deniz Astsubayı olarak görev yaparken ihraç olduğunu, hakkında yapılan yargılama neticesinde 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildiğini, sanığı devre arkadaşı olması nedeniyle tanıdığını FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantısına ilişkin bilgisinin olmadığını' belirttiği, tanığın yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin... Esas ve ... Karar sayılı dosyasının celp edilerek incelendiği, ilgili kısımlarının delil olarak dosya arasına alındığı, tanık A.Y.'nin beyanında, özetle; '2015 yılında ücretli öğretmenlik yaptığını, halen bir fabrikada İşçi olarak çalıştığını, örgütle bağlantısı olmadığını, hakkında ...Ağır Ceza Mahkemesi'nde derdest dava bulunduğunu, sanığı tanımadığını' belirttiği, tanığın yargılandığı ...Ağır Ceza Mahkemesi'ni... Esas, ... Karar sayılı dosyasının celp edilerek incelendiği, ilgili kısımlarının dosya arasına alındığı, tanık A.K.'nın beyanında özetle; 'TSK Deniz Kuvvetleri Komutanlığı emrinde Deniz Astsubayı olarak görev yaparken ihraç olduğunu, hakkında Kocaeli İlinde yapılan yargılamada verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, sanığın 2010 yılında Marmaris ilçesinde bulunan askeri birlikte birlikte çalışmaları nedeniyle tanıdığını, Marmaris'te görev yaparken örgüt üyesinin kendisinden sanıkla aynı evde kalması konusunda talepte bulunduğunu, sanıkla sohbet adı altındaki toplantılara katılmadığını, birlikte kaldıkları evde bu toplantılardan yapılmadığını, aynı evde kaldıkları dönemde aralarında örgüt ile ilgili sohbette sanığın bu yapıya sıcak bakmadığını' belirttiği, tanığın yargılandığı ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ...Karar sayılı dosyasının celp edilerek incelendiği, ilgili kısımlarının dosya arasına alındığı, tanık Ç.D.'nin beyanında, özetle; 'sanığı aynı gemide çalışmış olması nedeniyle tanıdığını belirttiği, tanığın yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesi'nden... Esas ve... Karar sayılı dosyasının celp edilerek incelendiği, ilgili kısımlarının dosya arasına alındığı, sanığın kendisinin kullandığı GSM hattı ile arama yapılan sabit/ankesörlü telefon hatları ve ardışık aranan kişilere ilişkin HTS kayıtlarının BTK'dan celp edilerek bilirkişi incelemesi yapıldığı, bilirkişi R.Ö. tarafından 01/11/2019 tarihinde hazırlanan rapora göre; sanığın herhangi bir ardışık aramasının bulunmadığının anlaşıldığı, bilindiği üzere terör örgütü üyeliğinden söz edilebilmesi için failin terör örgütünün amaç ve saikini bilerek örgütsel hiyerarşiye girmesi gerektiği, en nihayetinde örgütsel içerikli emir ve talimatları bu özelliğini bilerek yerine getiren kişinin örgüt üyesi olarak kabulü gerektiği, fail ile örgüt arasındaki organik bağın ancak bu şekilde kurulabileceği, söz konusu organik bağı ispatlamak için uygulamada sanığın sadece örgütsel içerikli eylemlerinin çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluğuna bakıldığı, somut olayda sanığın terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisine girdiğine dair ankesörlü telefonlardan ardışık olmayacak şekilde aranmasından başka bilgi ve belgenin dosya kapsamında yer almadığı, tanık A.K.'nın beyanında geçen Marmaris ilçesindeki bekar evinin örgütsel faaliyetlerin gizli olarak yürütülmesi amacıyla örgütsel emir ve talimat içerisinde özel olarak oluşturulan bir ev olduğu şeklinde yeterli delil bulunmadığı, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan kamu davasından 5271 sayılı CMK.'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine'' karar verildiği, anılan kararın istinaf incelemesinde olduğu, uyuşmazlık konusu olayda; dava dosyasının, davacı hakkında açılan ceza davasına ilişkin dosyada bulunan teknik bilirkişi raporu, tanık ifadeleri ile diğer bilgi ve belgelerle birlikte incelenmesinden, davacının kendisinin kullandığı GSM hattı ile arama yapılan sabit/ankesörlü telefon hatları ve ardışık aranan kişilere ilişkin HTS kayıtlarının BTK'dan celp edilerek bilirkişi incelemesi yapıldığı, bilirkişi tarafından 01/11/2019 tarihinde hazırlanan rapora göre; davacının herhangi bir ardışık aramasının bulunmadığının anlaşıldığı, ceza davasında ifadesine başvurulan tanıklardan bir kısmının davacının örgüt ile bağlantısının olup olmadığı yolunda bilgi sahibi olmadıklarını beyan ettiği, tanık A. K.'nın .'......sanığı (davacıyı) 2010 yılında Marmaris ilçesinde bulunan askeri birlikte birlikte çalışmaları nedeniyle tanıdığı, Marmaris'te görev yaparken örgüt üyesinin kendisinden sanıkla aynı evde kalması konusunda talepte bulunması üzerine aynı evde kaldığı,' yolunda ifadesi bulunmakta ise de, ceza mahkemesi kararında yer verilen 'Tanık A.K.'nin beyanında geçen 'Marmaris İlçesindeki bekar evinin örgütsel faaliyetlerin gizli olarak yürütülmesi amacıyla örgütsel emir ve talimat içerisinde özel olarak oluşturulan bir ev olduğu şeklinde yeterli delil bulunmadığı' yolundaki gerekçesi ve anılan tanığın, 'sanıkla sohbet adı altındaki toplantılara katılmadığını, birlikte kaldıkları evde bu toplantılardan yapılmadığını, aynı evde kaldıkları dönemde aralarında örgüt ile ilgili sohbette sanığın bu yapıya sıcak bakmadığını' ifade ettiğinin görülmesi ve başkaca bir tanık ifadesinin bulunmaması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının anne ve babasının bankacılık faaliyeti kapsamında değerlendirilen Bank Asya'daki hesapları ve emekli Başkomiser olan babasının rütbesinin KHK ile geri alınması hususlarının davacının, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu'nca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (dava konusu olayda FETÖ/PDY'ye) üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı bulunduğunun tespitine yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının olduğunun değerlendirilmesinin yeterli olduğu, yürüteceği kamu hizmetinin doğrudan ülke güvenliğinde ve asayişin sağlanmasında önemli bir yere sahip olması ve görevin hassasiyeti de birlikte dikkate alındığında, davacının terör örgütüyle irtibatının bulunduğu sonucuna varılarak tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(a) maddesinde; 27/07/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na tabi personelden terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Genelkurmay Başkanının inhası, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye Geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;...1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(a) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargah Destek Kıtalar Komutanlığı emrinde Astsubay olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca Milli Savunma Bakanlığı'nın ...tarih ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği ve söz konusu kararın Yargıtay incelemesinde olduğu anlaşılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir uygulanmakta iken, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin Anayasal sadakat yükümlülüğünü yitirdiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Dava dosyasında yer alan belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında terör örgütüne üyelik suçlamasıyla yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih Soruşturma No:... İddianame No:... sayılı iddianamesinde "Kocaeli CBS tarafından hakkında aynı suçtan işlem yapılan A.K. isimli şüphelinin ayrıntılı ifade ve teşhis tutanaklarında aynı gemide görev yaptığı şüpheli...yı mahrem imamın yanına getirdiğini ve mahrem imamın birlikte ev tutmalarını talimat verdiği, bu talimat üzerine 9 ay süreyle aynı evde kaldıkları ve bu mahrem imamın maiyetinde bu 9 aylık süreci tamamladıktan sonra anlaşamadıkları için ... ile ev arkadaşlıklarını sonlandırdıkları, şüpheli ...'nın savunmasında aynı devre ve dönem arkadaşı olan bu kişi ile uzun süreden beri tanıştıkları, A.K.'in ...'ya atf-ı cürümde bulunmasını gerektirecek bir durum olmadığı, daha sonraki tarihlerde başka bir toplantıda karşılaşmadığı ancak bunun şüphelinin yapıdan ayrıldığı manasına yorumlanmasının asker mahrem yapılanması içerisinde mümkün gözükmediği, şüpheli ...'nın arkadaşı A.K.'in örgütle organik bağını aşamalı ve bulunduğu görev yerleri itibariyle asker mahrem yapılanmasına uygun sürdürdüğü..." tespitlerine yer verildiği, anılan iddianamenin kabulü üzerine açılan ceza davasında beyanına başvurulan tanık A.K.'nin, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:...K:... sayılı kararında yer alan ifadesinde davacı hakkında özetle, "...TSK Deniz Kuvvetleri Komutanlığı emrinde deniz astsubayı olarak görev yaparken ihraç olduğunu, hakkında Kocaeli ilinde yapılan yargılamada verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, sanığın 2010 yılında Marmaris ilçesinde bulunan askeri birlikte birlikte çalışmaları nedeniyle tanıdığını, Marmaris'te görev yaparken örgüt üyesinin kendisinden sanıkla aynı evde kalması konusunda talepte bulunduğunu, sanıkla sohbet adı altındaki toplantılara katılmadığını, birlikte kaldıkları evde bu toplantılardan yapılmadığını, aynı evde kaldıkları dönemde aralarında örgüt ile ilgili sohbette sanığın bu yapıya sıcak bakmadığını belirttiği..." şeklinde beyanda bulunduğu; anılan yargılamada alınan 01/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda ise, davacı ile hakkında ifade veren tanık A.K. ve tanık A.K'nın annesi N.K.'nin 01/01/2010-02/11/2010 tarihleri arasında 23 kez karşılıklı iletişim kaydının bulunduğu tespitine yer verildiği görülmüştür. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı emrinde deniz astsubayı olarak davacı ile aynı gemide görev yapan A.K. isimli tanığın, örgüt içerisinde kendisinden sorumlu olan örgüt üyesinin davacı ile aynı evde kalmaları yönünde talimatı üzerine Marmaris'te 5-6 ay aynı evde kaldıkları, bir kere davacı ve anılan şahıs ile birlikte yemek yedikleri yönündeki beyanları, diğer yandan davacı ile tanık A.K. ve tanığın annesi N.K.'nin HTS kayıtlarında 23 kez karşılıklı iletişim kurdukları hususunun anılan ifadeyi doğrular nitelikte olduğu dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğu yönünde değerlendirme yapılarak, tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptali ile özlük haklarının davacıya ödenmesine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali ile özlük haklarının davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.