10. Hukuk Dairesi 2024/6532 E. , 2024/9320 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2437 E., 2024/808 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/53 E., 2022/37 K. Taraflar arasındaki ölüm aylığının yeniden bağlanması ve yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle…
**10. Hukuk Dairesi 2024/6532 E. , 2024/9320 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2437 E., 2024/808 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/53 E., 2022/37 K. Taraflar arasındaki ölüm aylığının yeniden bağlanması ve yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşinden Sungurlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.10.2003 tarihinde kesinleşen kararı ile boşandığı, davalı Kurumun 14.02.2017 tarihli yazısı ile davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşamasını gerekçe gösterilerek babasından dolayı bağlanan yetim aylığının kesildiği ve davacıya 24.10.2008 - 23.02.2017 tarihleri arasında ödenen yetim aylıkları nedeniyle toplam 77.215,74 TL'nin iadesinin istendiği, davacının babası ...'ın 1974 tarihinde vefat ettiği, davacının 2004 yılından itibaren yetim aylığı almaya başladığı, boşandığı eşi ...'ün ... Mahallesi Sungurlu/Çorum adresinde oturmaya devam ettiği, halen bu adreste yaşadığı, davacının ise ... Caddesi Sungurlu/Çorum adresine taşındığı, burada annesi ile birlikte yaşadığı, halen Yenimahalle/Ankara adresinde bulunduğu, ... isimli oğlunun yanında yaşadığı, adına kayıtlı herhangi bir abonelik bulunmadığı, boşandığından beri eski eşiyle bir araya gelmediği, eski eşinin ortak çocukları ... isimli oğlunu görmek için ara sıra yanlarına gelip gittiği ancak bu durumun fiili birlikteliğe delalet etmediği iddiasıyla davalı Kurum tarafından verilen aylık kesme kararının iptaline, davacının davalı Kuruma 77.215.74 TL borçlu olmadığının tespitine, kesilen aylıkların kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, bağlanan aylıkların bağlama tarihi itibariyle yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Çorum Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından yapılan tahkikat ile davacı ve eski eşinin aynı tarihlerde muayene olduğunun ve aynı tarihlerde aynı eczaneden ilaç aldıklarının tespit edildiği, çevre soruşturmasından birlikte oturduklarının beyan edildiği, bu nedenle aylığının 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihi itibariyle kesildiği, Kurum işleminin denetmen raporuna dayandığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; talimat yoluyla beyanları alınan tutanak mümzii ...'ün davacının, kendi ev sahibinin gelini olduğunu, ... ile evli olduğunu, ne zaman boşadığına ilişkin bilgisinin olmadığını, kendisinin ...'ün evinde oturduğu sırada ...' in aynı binanın 3. katında oturduğunu, kendisinin 9 yıl bu dairede oturduktan sonra 4 yıl önce evden taşındığını, kendisinin birinci katta oturduğunu, davacının arada gelip ...' in evinde temizlik yaptığını, devamlı kalmadığını, davacının nereye kalmaya gittiğini bilmediğini beyan ettiği; denetmen raporundaki ifadesiyle çelişki olması nedeniyle sorulduğunda tutanakta yanlış yazıldığını, kendisinin denetmene ...' ün burada ikamet ettiğine dair beyanının olmadığını, oğlu ve gelini burada kalıyor dediğini beyan ettiği; bu tanığın denetmene kendisinin dokuz senedir kiracı olarak bir numaralı dairede ikamet ettiğini bir üst katta ev ....'ün, üçüncü katta ... ve ...'ün ikamet ettiklerini, bu şahısların kendisinin bu daireye geldiğinden bu adreste ikamet ettiklerini beyan ettiği ve tutanağı imzaladığı; davacı ve eski eşi ...'in ... kayıtları incelendiğinde ... ile ...'ün 12.04.2011 tarihinde Sungurlu Devlet Hastanesi Dermatoloji Bölümünde, 05.07.2011 ve 06.05.2013 tarihlerinde Sungurlu Devlet Hastanesi farklı bölümlerde, 28.01.2014 tarihinde Sungurlu Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları bölümünde, 21.02.2015 tarihinde Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Bölümünde, 29.03.2015. 03.04.2016 ve 18.05.2016 tarihlerinde Sungurlu Devlet Hastanesi Acil Tıp Bölümünde, 17.05.2016 tarihinde Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Bölümünde, 10.06.2016 tarihinde Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesinde farklı bölümlerde muayene oldukları; Kurum ... eczane sisteminde yapılan araştırmada; ... ile ...'ün: 28.01.2014, 29.03.2015 ve 17.05.2016 tarihlerinde aynı eczaneden ilaç aldıkları; toplanıp tartışılan delillere kapsamıyla Kurum denetmeni tarafından düzenlenen tutanakların aksinin ispat edilemediği, ... ve eczane kayıtları ile tutanak mümziinin beyanları dikkate alınarak davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; lehe tanık beyanlarının nazara alınmadığı, tanık ...'ün beyanının denetmen tarafından yanlış yazıldığı beyanında bulunduğu, ... kayıtlarının delil olamayacağı, kolluk araştırması ile birlikte yaşamadıklarının ortaya çıktığı, çocukları ve torunlar olup eski eşi ile ilişkilerinin belli bir seviyede devam ettiği, boşanmada muvazaa bulunmadığı, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Güvenlik Denetmeninin düzenlediği inceleme raporu ve rapor ekindeki bilgi-belgelerden, dinlenen kamu tanık beyanlarından, adres hareketlerinden, çevresel araştırmalardan, ... kayıtlarından ve banka kayıtlarından davacının boşandıktan sonra eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiği sabit olup 5510 sayılı Kanun'un 59/2 maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla ölüm aylığının yeniden bağlanması ve yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.