11. Hukuk Dairesi 2010/12150 E. , 2012/3807 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi - 2008/539 Esas sayılı Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2009 tarih ve 2007/499 - 2009/761 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendi
**11. Hukuk Dairesi 2010/12150 E. , 2012/3807 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi - 2008/539 Esas sayılı Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2009 tarih ve 2007/499 - 2009/761 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı ...Ş vekili, müvekkili şirketin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin, Bankalar Kanunun 15/7a. maddesi doğrultusunda Fon Kurulu Başkanlığı'nın 13.02.2004 tarihli kararı ile TMSF tarafından devralındığını, Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 19.04.2004/8 sayılı inceleme raporu ve genel kurul hazırlık raporuna göre, Telsim A.Ş ve Gruba bağlı diğer şirketlerin kaynakları ile ilgili olarak, TMSF tarafından ihtiyati tedbir kararı alınmasından sonra, artan nakit ihtiyacının büyük bir kısmının şirketin üst yönetici ve ortakları olan davalılar ... ve ...'a verilmesi neticesinde müvekili Telsim A.Ş'nin kasasında 16.250,000 TL tutarında açık oluştuğunu, kasa açığının gizlenmesi maksadıyla ve davalı ...'ın talimatıyla, bu tutarların Telsim A.Ş'nin borcu olduğundan bahisle Star Digital A.Ş'ye çıkışı yapılmış gibi gösterilerek kasa açığının kapatılmaya çalışıldığını, keza takip eden günlerde davalılar ... ve ...'ın Telsim A.Ş'nin merkez kasasından 1.250.658,58 TL tutarında açıktan para çektiklerini, böylece Telsim A.Ş'nin merkez kasasında toplamda 17.500.658,58 TL tutarında kasa açığı oluştuğunu, davalıların görev yaptıkları dönem ve görevleri itibariyle şirket zararından sorumlu olduklarını ileri sürerek, davalılardan yönetici ve denetçi görevinde bulunanlar hakında ayrıca sorumluluk davası açıldığından bunlar hakkında tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla, müvekili şirket zararının şimdilik 10.000 TL'sinin faizi ile birlikte sorumlulukları oranında davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. TMSF, temlik sözleşmesi ile davacının alacaklarını temlik aldığından bahisle davacı şirket yerine temlik alan davacı sıfatı ile davaya katılmış, davacı vekili alacak tutarını 17.500.658,58 TL olarak ıslah etmiştir. Davacı ... vekili, asıl davanın açıldığı tarihte ölmüş olduğu ortaya çıkan asıl davada davalı ... mirasçıları aleyhine ikame ettiği birleşen davasında, aynı gerekçelerle alacak telebinde bulunmuştur. Davalılar ..., ... ve ... davaya cevap vermemiş, diğer davalılar ve bir kısım davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, şirketin üst yöneticisi ve çalışanı konumunda olan davalıların, usulüne uygun olmayan işlemlerle şirketi zarara uğratmaları nedeniyle oluşan zararın tahsiline yönelik olduğu, 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanun'unun 1. maddesi uyarınca, işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuki uyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde çözüleceğinin hükme bağlandığı, davalı ... ve H.... dışındaki davalıların davacı şirkette hizmet akdiyle görev yaptığının çekişmesiz olduğu, adı geçen davalılarla davacı şirket arasındaki bu ilişki ve 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanun'unun 1. maddesi karşısında, davaya bakma görevinin de İş Mahkemesine ait bulunduğu, öte yandan hissedar ve yönetici durumundaki bir kısım davalılar yönünden ise, bu davalılarla çalışan durumundaki davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakla birlikte, davanın birlikte açılması sebebiyle bu davalılar hakkındaki davaya bakma görevinin de özel yetkili İş Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile, asıl ve birleşen dava yönünden dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı taraf harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.