8. Hukuk Dairesi 2015/7485 E. , 2017/11091 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, davaya konu, tespit harici bırakılan yaklaşık 2700 m2 yerin, yirmi beş yıldır nizasız ve fasılasız vekil edeni tarafın
**8. Hukuk Dairesi 2015/7485 E. , 2017/11091 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, davaya konu, tespit harici bırakılan yaklaşık 2700 m2 yerin, yirmi beş yıldır nizasız ve fasılasız vekil edeni tarafından tasarruf edildiğini, vekil edeninin imar ve ihya çalışmaları yaparak dava konusu yeri tarım arazisi haline getirdiğini, paftasında her ne kadar dere yatağı olarak gösterilmiş ise de, dava konusu yerin fiilen dere yatağı olmadığını açıklayarak, dava konusu yerin vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, dava konusu yerin tarım arazisi vasfında olmadığını, dere yatağı niteliğinde olduğunu, dava konusu alanın bir kısmının uygulama imar planında yol olarak, bir kısmının ise nazım imar planında ağaçlandırılacak alan içerisinde kaldığını, taşınmazın arsa vasfında olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 30/04/2014 tarihli .... rapor ve krokileriyle A harfi ile işaretli dava konusu yer hakkında açılan davanın reddine, 30/04/2014 tarihli fen bilirkişi.... rapor ve krokileriyle B ve C harfi ile işaretli dava konusu yerler hakkında açılan davanın kabulü ile aynı krokide B harfi ile işaretli 545,411 m² ile C harfinde işaretli 1074,254 m² toplamı dahilinde taşınmazın aynı adanın son parsel numarası verilmek sureti ile davacı *********** T.C kimlik nolu Düzgün oğlu 1966 doğumlu ... adına tapuya tesciline, 30/04/20014 tarihli fen bilirkişi.... rapor ve krokilerinin kararın eki sayılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava, kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan taşınmazın zilyetliğe dayanılarak davacı adına tapuya tescili isteğine ilişkindir. 1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Mahkemece yapılan keşif neticesinde dosyaya ibraz edilen 30.4.2014 tarihli Fen bilirkişileri raporunda, davaya konu alan; A, B, C harfleri ile işaretlenerek, A ile işaretli alanın 425,759 m2, B ile işaretli alanın 545,411 m2, C ile işaretli alanın ise 1074,254 m2 olduğu belirtilmiştir. Mahkeme tarafından davacının A ile gösterilen alana yönelik davasının reddine, B ve C ile belirtilen alana yönelik davasının ise kabulüne karar verilmiştir. Oysa dosya arasında bulunan, 06.052014 tarihli, Jeoloji Mühendisi ve Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi raporunun ekinde kroki sunularak, krokide, A harfi ile gösterilen alanın tamamının dere yatağının taşkın sınırları içinde kaldığı, B harfi ile gösterilen alanın tamamının dere yatağının taşkın sınırları dışında kaldığı, C harfi ile gösterilen alanın ise, taralı olarak gösterilen 237,38 m2'lik bölümünün, dere yatağının taşkın sınırları içinde kaldığı belirtilmiştir. Raporda belirtilen, dere yatağının taşkın sınırları içinde kalan yerler, TMK'nun 715. maddesi uyarınca, özel mülkiyete konu olamayacak yerlerdendir. Hal böyle olunca, 6.5.2014 tarihli, Jeoloji Mühendisi ve Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisi raporunda belirtilen, 237,38 m2'lik alanın, Fen Bilirkişisi tarafından düzenlenecek kroki üzerinde işaretlettirilerek, bu alan hakkında ret kararı verilmesi gerekirken, çelişki oluşturacak şekilde, 30.4.2014 tarihli Fen bilirkişisi raporu ve eki kroki esas alınarak, sözkonusu 237,38 m2 alanı da kapsayacak şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) nolu bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bent uyarınca reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.