4. Hukuk Dairesi 2010/10019 E. , 2010/10212 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Hazine ve diğerleri aleyhine 22/03/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili, davalı İhsan Başaran (... 2. Noterliği) vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne k…
**4. Hukuk Dairesi 2010/10019 E. , 2010/10212 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı Hazine ve diğerleri aleyhine 22/03/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili, davalı İhsan Başaran (... 2. Noterliği) vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının davalı Hazine'ye yönelik temyiz itirazına gelince; dava, sahte belge ile satın alınan taşınmazın tapu kaydının, taşınmazın gerçek sahibi tarafından açılan davada iptal edilmesi nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, koşulları oluşmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiş; karar, davacı ve davalılardan ... 2. Noterliği tarafından temyiz olunmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; kendisini tapuda kayıtlı taşınmaz sahibi olarak tanıtıp nüfus kimlik belgesini kaybettiğini belirterek muhtardan kayıp ve değiştirme belgesi alan kimliği belirlenemeyen kişinin, bu belgeyle nüfus müdürlüğüne başvurarak gerçek taşınmaz sahibinin kimlik bilgilerini içeren ancak, kendi fotoğrafı bulunan yeni bir nüfus kimlik belgesi aldığı; pasaportunu kaybeden Erol Balkaya adındaki kişinin kimlik bilgilerine göre kendisine sahte nüfus kimlik belgesi düzenleyen kimliği belirlenemeyen diğer kişiye 29.11.1996 gün ve 28060 sayılı noterde düzenlenen ve satış yetkisi içeren vekaletname verdiği; bu vekaletname kullanılarak 15.05.1998 günü taşınmazın davacıya satıldığı; gerçek taşınmaz sahibi tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonunda sahte vekaletname ile satış yapıldığı belirlenerek, davacı adına oluşan tapu kaydı iptal edilerek, taşınmazın gerçek sahibi adına yeniden tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı, sahte vekaletname ile satılan taşınmazın gerçek sahibinin açtığı tapu iptali ve tescil davasını kazanması nedeniyle elinden çıktığını belirterek, uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir. Davacının davalı Hazine’ye yönelik tazminat isteminin yasal dayanağı, Devletin tapu sicilinin tutulmasından doğan sorumluluğunu düzenleyen 4721 Sayılı Türk Medeni Yasası’nın 1007. maddesidir. Devlet, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan kusursuz olarak sorumlu olup tapu sicilinin tutulmasında, sicil görevlisinin hukuka aykırı bir işlemi ve bununla zararlı sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Eylemin kusura dayanıp dayanmamasının bir önemi bulunmadığından Devletin sorumluluğu, kusursuz sorumluluğun özel bir durumu olarak ortaya çıkmaktadır. Burada, kusursuz sorumluluğun dayanağı, tapu siciline bağlı büyük çıkarların ve yanlış tesciller sonucunda sicile güven ilkesi yüzünden ayni hakların yeri doldurulmaz biçimde değişmesi ve bu hakların sahiplerinin onlardan yoksun kalmaları tehlikesinin varlığı ile açıklanabilir. Tapu sicilinin tutulmasını üzerine alan Devlet, tapu siciline tanınan güvenden ötürü, hak durumuna aykırı kayıtlardan doğan tehlikeyi de üstlendiğinden, tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan Devletin sorumluluğu, bir tehlike sorumluluğudur. Tapu sicilinin tutulması sırasında, kişilerin malvarlığı çıkarlarını koruyan hukuk kurallarına aykırı davranılmış olması yeterlidir. Tapu sicil müdür ya da memurunun kusurunun olup olmaması sadece Devletin onlara rücundaki iç ilişkide önemlidir. Tapudaki işlemin dayanağı olan vekaletnamenin sahtecilik yoluyla elde edildiği ve tescilin yolsuz olarak gerçekleştiği, davacının kasıtlı ya da kusurlu eylemiyle zararın gerçekleşmesine neden olduğuna ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacının zararı, tapu idaresi tarafından yapılan işlemden kaynaklanmakta olup olayda Devletin sorumluluğunu gerektirecek biçimde uygun nedensellik bağı bulunmaktadır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilip davacının uğradığı zararın kapsamı belirlenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 3-Diğer davalı ... 2. Noterliği’nin temyiz itirazına gelince; dava dilekçesinde, satış işleminde kullanılan vekaletnamenin, sahte nüfus kimlik belgesi kullanılarak ... 2. Noterliği tarafından düzenlendiği belirtilerek istekte bulunulmuştur. ... 2. Noterliği’nin tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Satış işleminde kullanılan 29.11.1996 gün ve 28060 sayılı vekaletname Noter ... tarafından düzenlenip imza edilmiştir. ... 2. Noteri olarak davaya yanıt veren ...’ın anılan vekaletnamede imzası bulunmadığı gibi, vekaletnamenin düzenlendiği tarihte görevli olmadığı da anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece, davalı gösterilen ... 2. Noterliği hakkındaki istemin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekirken, işin esası incelenerek koşulları oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmiş olması doğru olmadığından, karar bu nedenle de bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına; (3) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalı ... 2. Noterliği yararına BOZULMASINA; tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 14/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.