Başvuru, başvurucunun delil sunma ve inceletme noktasında dezavantajlı konuma düşürülmesi nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvurucunun delil sunma ve inceletme noktasında dezavantajlı konuma düşürülmesi nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 3/1/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar vermiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş ve olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde -yeniden uzatılmayarak- son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) olduğunu değerlendirmiştir (darbe teşebbüsü ve arkasındaki yapılanmaya ilişkin ayrıntılı bilgi için bkz. Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik olarak Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturmalar yürütülmüş; çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51; Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12). Başvurucu 1981 yılında Fethiye'de doğmuş olup bireysel başvuruya konu olayların geçtiği tarihte Manisa Özel Şehzade Mehmet Lisesinde öğretmen olarak görev yapmaktadır. Gediz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY'ye üye olduğu değerlendirilen başvurucu hakkında soruşturma başlatılmıştır. Hakkında açılan soruşturma kapsamında 7/11/2016 tarihinde gözaltına alınan başvurucu, Gediz Sulh Ceza Hâkimliğinin 9/11/2016 tarihli kararı ile tutuklanmıştır. Gediz Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma işlemlerinin Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) yürütülmesi gerektiğini belirterek soruşturma dosyasını 18/11/2016 tarihli fezleke ile anılan Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. Başsavcılık tarafından başvurucu hakkında FETÖ/PDY üyesi olduğu iddiası ile 19/7/2017 tarihli iddianame tanzim edilmiştir. Anılan iddianamede;i. Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının 14/7/2016 tarihli mali analiz raporuna göre başvurucunun 12/9/2014 tarihinde Ingbank A.Ş.den 500 TL kredi çektiği, Asya Katılım Bankası (Bank Asya) Manisa Şubesi nezdindeki hesabının 11/9/2014 tarihinde gün sonu tutarı 000 TL iken 14/9/2014 tarihinde 000 TL olduğu, 12/9/2014 tarihinde Bank Asya hesabına 000 TL nakit para yatırdığının tespit edildiği,ii. Farklı bir dosyada şüpheli sıfatıyla ifade veren ve etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen U.Ş.nin beyanlarına göre FETÖ/PDY'nin Gediz İlçe yapılanmasında önemli bir yeri olan ve dönemin dershanelerinden sorumlu olan H.H.Y.nin tüm dershane çalışanlarına 2014 Eylül ayında Bank Asyaya para yatırmaları konusunda talimat verdiği, bu talimatın ilçe yapısındaki diğer örgüt üyelerine de gittiği, başvurucunun da bu talimat doğrultusunda aynı tarihlerde (12/9/2014) anılan Bankaya para yatırdığının tespit edildiği, iii. Başvurucunun örgütün eğitim kurumlarında uzun süre öğretmenlik yaptığı, iv. Başvurucunun eylemlerinin sürekliliği ve çeşitliliği gözönüne alındığında bu yapıyla organik bir bağ içinde bulunduğu iddia edilmiştir. Başsavcılık, iddianameyle başvurucunun FETÖ/PDY'ye üye olma suçunu işlediği kanaatine vararak Kütahya Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açmıştır. Kütahya Ağır Ceza Mahkemesinde başlayan yargılamanın 31/10/2017 tarihli ilk celsesinde başvurucunun tahliyesi ile birlikte yetkisizlik kararı verilmiş ve dava dosyası yetkili olduğu değerlendirilen nöbetçi Manisa Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 2017/673 Esas numarasına kaydedilen dava dosyası kapsamında başvurucunun savunması 17/4/2018 tarihli ilk celsede alınmıştır. Başvurucu savunmasında özetle çalıştığı özel okulda öğretmenlik dışında örgütle bağlantılı herhangi bir faaliyette bulunmadığını, 2013 yılında Manisa'ya taşınmasından kaynaklanan masraflar ve yeni doğan çocuğunun ihtiyaçları nedeniyle bir bankadan kredi çekerek maaş hesabının bulunduğu Bank Asyaya yatırdığını, parayı talimat üzerine yatırmadığını ve örgütsel bir amacının bulunmadığını beyan etmiştir. Mahkeme, yargılamanın 28/6/2018 tarihli ikinci celsesinde başvurucuya 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin (7) numaralı fıkrasında düzenlenen hükmün uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı vermiştir. Başvurucu ek savunma için süre talep etmediğini ve önceki savunmalarını aynen tekrarladığını ifade etmiştir. Mahkeme 28/6/2018 tarihli kararı ile başvurucuyu silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 1 yıl 13 ay hapis cezasına mahkûm etmiştir. Mahkûmiyet gerekçesinin başlangıcında terör kavramının hukukumuzdaki yeri açıklanmış; sonrasında FETÖ/PDY'nin kuruluşu, amaçları ve yapılanmasıyla ilgili olarak geniş açıklamalara yer verilmiştir. Mahkûmiyete gerekçe olarak başvurucunun örgüt talimatı doğrultusunda başka bir bankadan kredi çekerek örgütün finans kaynaklarından olan Bank Asyaya para yatırması, örgüte ait eğitim kurumlarında uzun yıllar öğretmen olarak çalışması ve aynı suçtan yargılanan kişilerle telefon irtibatının bulunması esas alınmıştır. Anılan hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması gerekirken silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan cezalandırılmasıyla yetinilmesini -aleyhe istinaf olmaması nedeniyle- eleştiri konusu yaparak istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu nihai kararı çağrı kâğıdının tebliğ edilmesi ile 4/12/2018 tarihinde öğrendiğini ileri sürmüştür. Başvurucu 3/1/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un maddesi ile değişik 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin (3) numaralı fıkrası gereği, madde metninde belirtilen suçlar bakımından bölge adliye mahkemesi ceza daireleri kararlarının temyiz edilebilmesi mümkün hâle gelmiştir. UYAP üzerinden yapılan incelemede başvurucunun bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurduğuna ilişkin herhangi bir tespit yapılamamıştır. 7188 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: "5271 sayılı Kanunun 286 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İkinci fıkrada belirtilen temyiz edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile aşağıda sayılan suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları temyiz edilebilir:a) Türk Ceza Kanununda yer alan;... Silâhlı örgüt (madde 314),...b) Terörle Mücadele Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar....” 5271 sayılı Kanun'un geçici maddesinin ilgili kısmı şöyledir:" ...f) 286 ncı maddenin üçüncü fıkrasında yapılan düzenleme, bu maddenin yayımlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde talep etmek koşuluyla aynı suçlarla ilgili olarak bölge adliye mahkemelerince verilmiş kesin nitelikteki kararlar hakkında da uygulanır. Bu bendin uygulandığı hâlde, cezası infaz edilmekte olan hükümlülerin, 100 üncü madde uyarınca tutukluluğunun devam edip etmeyeceği hususu, hükmü veren ilk derece mahkemesince değerlendirilir."