Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait Cezayir ülkesinde bulunan işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile aylık ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık, husumet ve dava konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yetkili yabancı hukukun içeriğinin doğru ve denetime elverişli şekilde tespit edilmesi, uyuşmazlığın adil şekilde maddi çözüme kavuşturulmasının ön şartını oluşturmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 2. maddesi ile uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak yürürlükte bulunan yabancı hukukun içeriğinin tespiti konusunda çeşitli yollardan yararlanılmasına imkân tanınmış, hâkime geniş bir takdir yetkisi verilmiştir. Bu noktada yürürlükteki yetkili yabancı hukukun, doğru ve özellikle ait olduğu ülkedeki anlam ve kapsamıyla temin edilerek uyuşmazlığa uygulanması önem arz etmektedir. İlk Derece Mahkemesince, Cezayir hukukunda zamanaşımı düzenlemesinin olmadığı kabulü ile hüküm kurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu alacakların Cezayir Medeni Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımına tâbi olduğu ve zamanaşımı süresinin dolmadığı belirtilerek davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ne var ki yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Dosya kapsamında davalı tarafça Cezayir Medeni Kanunu'nu 312. maddesi gereğince işçilik alacaklarına ilişkin zamanaşımı süresinin bir yıl olarak belirlendiği ileri sürülmektedir. Dosya içerisinde Cezayir Medeni Kanunu'nun çevirisi ise bulunmamaktadır. Bu hâlde Mahkemece Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünden Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Medeni Kanunu'nun davacının çalışma dönemindeki değişiklikleri de içerecek şekilde tüm maddeleri ile bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi, bu konuda yöntemine uygun bir biçimde yazı yazılması, gerekli bilgi ve belgeler ile Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Medeni Kanunu maddelerinin Türkçe tercümeleri sağlandıktan sonra somut uyuşmazlık bakımından sözü edilen Kanun'un 308, 309 ve 312. maddeleri yönünden değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.