11. Hukuk Dairesi 2011/5665 E. , 2012/13002 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02/03/2009 tarih ve 2008/696-2009/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar,…
**11. Hukuk Dairesi 2011/5665 E. , 2012/13002 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02/03/2009 tarih ve 2008/696-2009/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı şirketin beheri 5.000.- TL olan 1.550.000.000.- adet paya bölünmüş 7.750.000.000.000.- TL kayıtlı sermayeye sahip olup, müvekkillerinin ayrı ayrı 45.508.650.000.- TL miktarlı sermayeye tekabül eden 9.101.730’ar adet paya sahip olduklarını, davalı şirketin Ege Konserve Sanayi ve Tic. A.Ş.’nin ve uzunca bir süreden beri gayri faal durumda olan Tamek Pazarlama ve Tic. A.Ş.’nin tasfiyesini infisah sureti ile devralmaya karar verdiğini, devralınan şirketlerin hisse sahiplerine verilecek hisse miktarının devralan şirketin öz varlığı ve bu özvarlık içindeki devralınan şirketlerin öz varlıklarına oranlı olması gerekirken kayıtlı sermayeleri esas alınarak bu miktarların ayni sermaye olarak kabulü ve buna uygun hisse senedi verilmesinin kanun ve afaki iyiniyet kurallarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkillerinin şirket içindeki hisse oranlarının devralınan şirketlerin hissedarları lehine azaldığını, yine devralınan şirketlerin özvarlıklarının ayni sermaye olarak davalı şirket sermayesine katılmasına karar verilmesi gerekirken, kayıtlı sermaye miktarlarının ayni sermaye olarak kabulünün de kanun ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, asıl davada davalı şirketin 18.10.2002 tarihli genel kurulunda alınan 2 ve 3 nolu kararların, birleşen davada 19.12.2002 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların zarar etmedikleri, bilakis zenginleştiklerini, davacıların kötüniyetli olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizce verilen bozmaya uyularak, tüm dosya kapsamına göre, davacıların TTK.'nun 381. maddesi gereği genel kurullarda kararlardan önce red oyu vermeleri ve karara muhalif olmalarının yeterli olmadığı, yasanın öngördüğü şekilde muhalefet şerhlerini karardan sonra tutanağa geçirmedikleri, bu nedenle davanın dinlenebilir olma koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.