6. Ceza Dairesi 2010/27818 E. , 2013/4391 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Mala zarar verme, İşyeri dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunan sanıklar hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231 ve suç tarihi itibariyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddelerinin uygulama olanağı bulunmadığı anla…
**6. Ceza Dairesi 2010/27818 E. , 2013/4391 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Mala zarar verme, İşyeri dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunan sanıklar hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231 ve suç tarihi itibariyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddelerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: I- Sanık ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanığın 18 yaşından küçük olduğu düşünülmeden bir kısım duruşmaların kapalı yerine açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması giderilme olanağı olmadığından; 5237 sayılı TCY'nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki "hafif" veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek hırsızlık suçundan hükmolunan cezadan indirim yapılması; iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nın 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 4.3.2008 gün ve 2008/6-47 esas, 2008/43 sayılı kararı ışığında, yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan sanığın yararlandırılmasının, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı ve bu nedenle sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan hükmolunan 1 yıl hapis cezasının 5237 sayılı TCY'nın 50.maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilme olanağı bulunmadığı anlaşıldığından; iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiriler dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA, II- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; 5237 sayılı TCY'nın 145. maddesindeki “ malın değerinin azlığı ” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki “hafif “ veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek hırsızlık suçundan hükmolunan cezadan indirim yapılması; iş yeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nın 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş,sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlar çıkarılarak yerlerine “Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III- Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Sanığın eylemine uyan ve 5237 sayılı TCY'nın 151/1. maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-e ve 66/2.maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımının karar tarihi olan 8.11.2006 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması ve bu süre içinde zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmamış olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.