(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/11630 E. , 2010/11735 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.10.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda murisin baba adı ve soyadının eklenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/11630 E. , 2010/11735 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.10.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda murisin baba adı ve soyadının eklenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Davacı, 442 ve 599 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında murisinin “... kızı ...” olan kimlik bilgilerinin “...” olarak düzeltilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Eldeki davada, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılmadığı gibi, özellikle dosyada emsal olarak sunulan 3331 ada 18 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağının edinme sebebi sütununda 31/../1933 tarihli ve 1933/17 Esas, 1933/434 Karar sayılı veraset belgesi uyarınca taşınmazın İmam oğlu ...’in mirasçıları eşi ..., çocuklarından ...’nin çocukları ... ve ... ile diğer çocuğu ...’in çocukları ... ve ...’e kaldığı belirtildiği halde mahkemece bu bilgi doğrultusunda araştırma yapılmadığından verilen karar mülkiyet nakli şüphesi uyandırmaktadır. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, yukarıda açıklandığı şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, İmam oğlu ...’in yukarıda numarası verilen veraset ilamını mahkemesinden getirterek, veraset ilamına ulaşılamadığı takdirde İmam oğlu ...’in verasete esas aile nüfus kayıt tablosu ilgili nüfus müdürlüğünden istenilerek gelen kayıtlar ile kaydının düzeltilmesi istenen ...’ın nüfus kayıtlarını karşılaştırmak, aralarında uyarlılık bulunduğu takdirde davanın kabulüne karar vermek olmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.