T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/809 Esas KARAR NO : 2026/263 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 21/01/2022 NUMARASI : 2020/167 Esas, 2022/41 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Kooperatifler Kanunundan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dav…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/809 Esas KARAR NO : 2026/263 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 21/01/2022 NUMARASI : 2020/167 Esas, 2022/41 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Kooperatifler Kanunundan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının üyesi bulunduğu müvekkili kooperatife, kooperatif genel kurul kararlarıyla üyelerden toplanmasına karar verilen aidat ve ara ödemelerin ödenmemesi sonucu oluşan borç nedeniyle davalı aleyhine İstanbul 3.İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun vekili aracılığı ile tüm borca ve fer'ilerine itiraz ederek icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğini belirterek, davalının takip dosyasında dosya borcuna, faiz oranına, beyanlarına ve tüm fer'ilerine ilişkin itirazlarının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... isimli şahıstan 16/01/2013 tarihinde kooperatif ortaklığını devraldığını, işbu ortaklığın devri ile ... numara ile kooperatif kaydı yapıldığını ve ortaklık senedi verildiğini, davacı kooperatif tarafından müvekkiline gönderilen yazıda ... no.lu eski ortak ... adına becayiş ile İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... mevkii, ... pafta ... Ada 3 Parsel 6 no.lu dairenin tahsis ve tesliminin yapıldığını, davacı kooperatif ile dava dışı ... A.Ş.'nin arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca tarafların üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğini, kooperatifin eşitlik ilkesine aykırı davrandığını, diğer bazı ortaklara tapu verildiği halde müvekkilinin de aralarında bulunduğu bir grup ortağa tapu verilmediğini, müvekkiline tahsis edilen dairenin bulunduğu ... ada 3 parseldeki blokun, dava dışı şirket tarafından ruhsata aykırı şekilde yapıldığından kat irtifakı kurulamadığından kooperatif yönetimi tarafından müvekkiline tapusunun verilmediğini, bu nedenle dava dışı ... A.Ş.'ye açılan tapu iptal ve tescil davalarının büyük bir kısmının sonuçlandığını, ipotekli şekilde taşınmazların tapusunu alan maliklerin ilgili bankalara ipoteğin fekki davaları ikame ettiğini ve henüz sonuçlanan bulunmadığını, müvekkilinin üyesi bulunduğu kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirdiğini, takibe konu edilen borçtan kesinlikle sorumlu tutulamayacağını, genel kurul kararında kararlaştırılan hususun da davacı kooperatif tarafından gereği gibi yerine getirilmediğini, davacının toplanan paralarla müvekkilinin taşınmazının bulunduğu bloka ilişkin hiçbir ödeme yapmadığını, diğer blokların bağlantılı olduğu banka borçları ve dava dışı müteahhit firma avukatının ücretini ödediğini, müvekkilinin blokuna hiçbir katkı sağlanmadığını, davacının üzerine düşen edimi yerine getirmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Mevcut yasal düzenlemeler, içtihadı birleştirme kararları ile emsal güncel Yargıtay içtihatları kapsamında, tacir niteliği bulunan ve itirazın iptali davasında alacağının varlığını ve tutarını ispat yükü üzerinde olan davacı yapı kooperatifinin, davalı üyesinden takip tarihi itibariyle alacağı bulunduğu hususunu ve alacağın tutarını kanunen tutmakla zorunlu olduğu ve aynı zamanda muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulmuş, noter açılış-kapanış tasdikleri yasal sürelerde yaptırılmış olması gereken yani sahibi lehine delil teşkil eder mahiyette olan ticari defter kayıtlarıyla ve bu kayıtları destekleyen yazılı delillerle ispatı zorunlu olduğundan, davacı vekilince dosyaya sunulan tarihsiz-imzasız-onaysız-her zaman ve herkes tarafından düzenlenmesi mümkün nitelikte olan, üstelik takipte istenen alacakla da tutarsız olan, davalının üyelik tarihi öncesine ilişkin ve takip hatta dava tarihinden sonraki tutarları da içeren basit bir hesap listesiyle takip tarihinde davalıdan alacaklı olduğunu ve alacak tutarını ispatlamış sayılması mümkün olmadığından, ayrıca davacı vekiline açıkça HMK md 222'ye uygun yasal ihtarat yapılmasına rağmen ticari defter ve belgeler bilirkişi incelemesine ibraz edilmemiş olduğu, mevcut delil durumu itibariyle ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; icra dosyasına sundukları borç döküm belgesinde, davalı kooperatif üyesinin borcunun ayrıntılarının net olarak listelendiğini, müvekkilinin davalıdan 42.800,00 TL asıl alacak, 2.452,50 TL işlemiş faiz ile toplam 45.252,50 TL alacaklarının bulunduğunu, fakat 22.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda Sayın Bilirkişi dosyada bizden önceki vekil meslektaşlarının dosyaya sunduğu deliller arasında yer alan CD ve İcra takibine ek yapılan tablonun tetkik edilmiş olduğunu, davalının 23.900,00 TL borcu olduğunun görüldüğü ve yine meslektaşlarının kooperatifin defter ve belgelerini delil olarak beyan etmediği bu sebeple defter ve kayıtların incelenip davalı üyenin borcunun hesaplanamadığının beyan edildiğini, bunun üzerine 06.08.2021 tarihli beyan dilekçesi ile bilirkişinin CD üzerinden değerlendirme yapması üzerine çıkan hatalı sonuca binaen yukarıda bahsedilen evrakların sunulduğu ve dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edildiğini, buna rağmen bilirkişinin aynı şekilde tekrar CD üzerinden değerlendirme yaptığı ve sundukları belgeleri göz önünde bulundurmadığını ve ilk raporunun aynısını dosyaya sunduğunu, sundukları belgeler incelense idi doğru hesaplamanın yapılabileceğini. bilirkişinin raporunda açık hesaplama hatası bulunduğunu, taraflarınca asıl borcun yanında borcun ferilerinin de talep edildiğini, bu sebeple hesaplanması gereken tutarın 46,740,00 TL olduğunu, müvekkili kooperatifin yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasının yerinde olmadığını, müvekkilinin kooperatif üyelerinin haklarının kayba uğramaması için elinden geleni yaptığını, ancak davalının kooperatif aidat ödemeleri ve ara ödemelerini yapmadığını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının, davalı hakkında İstanbul 3.İcra Dairesinin ... Esas takip dosyası ile 42.800,00 TL asıl alacak, 2.452,50 TL işlemiş faiz toplamı 45.252,50 TL alacak talebiyle 27/05/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise yasal süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Bilirkişi heyetinin 22/02/2021 tarihli kök raporunda özetle; dosyaya sunulan delillere göre, davacı kooperatifin 21/01/2013 tarihli 12 sayılı YKK ile davalının ortak ...'un payını devralmak suretiyle ... no.lu ortaklık senedi ile kooperatife üye olduğu, sunulan CD içeriğinde davacı kooperatifin 2012 ila 2019 yıllarında olağan genel kurul toplantılarında alınan Genel Kurul Kararlarının yer aldığı, bu kararlarda aylık aidat ödemelerinin tutarının belirlenmiş olduğu, CD içeriğinde ayrıca davalı adına düzenlenmiş bir borç ve ödeme tablosunun bulunduğu, bu tabloda yer alan bakiye alacak tutarının ise ne şekilde hesaplandığının belirsiz-tutarsız olduğu, ayrıca takip talebine eklenen borç listesine göre 2018 sonu borcu 20.200,00 TL görünmekteyse de altında davalı borcunun 2018/Aralık-23.800,00 TL, 2019/Mayıs güncel 42.800+faiziyle 45.252,50 TL olduğuna dair not bulunduğu, sunulan borç tablo ve listelerindeki tutarların takip talebinde istenen alacakla uyuşmadığı, ayrıca davacı kooperatifin alacak ve tahsilatlarını içeren defter ve kayıtlarının dosyaya sunulmamış olduğu gibi, görüşme yapılmasına rağmen inceleme için bilirkişi kuruluna inceleme süresi boyunca sunulmadığı, bu nedenle davalının takip tarihi itibariyle borcu olup olmadığının, varsa tutarının tespit edilemez-hesaplanamaz durumda olduğu, mevcut delil durumuna göre taraflarınca davalının (dosyaya ve takip dosyasına sunulan hesap listesi esas alınırsa) 23.900,00 TL borcu olduğunun hesaplandığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinin 04/10/2021 tarihli ek raporunda özetle; yerinde inceleme yapabilmek için davacı vekili ile yapılan görüşmede "CD olarak dosyaya belgelerin sunulmuş olduğu, bunlar üzerinden inceleme yapılması gerektiğinin" beyan edildiği; sunulan CD içerisinde sadece kök raporda belirtilen genel kurul kararları ile hesap listesinin ve üyelik belgesinin bulunduğu, bu nedenle davacı kooperatif yasal defter ve belgelerini dosyaya ve kendilerine ibraz etmemiş olduğundan kök raporda belirtilen tespit ve hususlar dışında bir tespitin yapılamadığı bildirilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Somut olayda da, ispat yükü, davalıdan alacaklı olduğunu iddia eden davacı kooperatife aittir. İlk derece Mahkemesince, davacı vekiline, HMK md 222'ye uygun yasal ihtarat yapılmasına rağmen ticari defter ve belgelerin bilirkişi incelemesine ibraz edilmediği, yine davacı vekili tarafından dosyaya sunulan tarihsiz-imzasız-onaysız-her zaman düzenlenmesi mümkün olan hesap listesinin davayı ispat için yeterli kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporunda, davacı vekili tarafından sunulan deliller arasında yer alan CD ve icra takibine ek tablonun incelendiği, davacı tarafından sunulan borç tablo ve listelerindeki tutarların takip talebinde istenen alacakla uyuşmadığı, ayrıca davacı kooperatifin alacak ve tahsilatlarını içeren defter ve kayıtlarının dosyaya sunulmadığı, bu nedenle davalının takip tarihi itibariyle borcu olup olmadığının, varsa tutarının tespit edilemez-hesaplanamaz durumda olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla Mahkemece davanın reddine yönelik tesis edilen karar isabetli olmuştur. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/167 Esas, 2022/41 Karar sayılı ve 21/01/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/02/2026