7. Ceza Dairesi 2019/9284 E. , 2023/5874 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/379 E., 2015/644 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi
**7. Ceza Dairesi 2019/9284 E. , 2023/5874 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/379 E., 2015/644 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE 1.Sanık ...'ün ... Firmasının yetkilisi, diğer sanık ...'in ise firmanın Cizre'de faaliyet gösteren şubesinin sorumlusu ve çalışanı olduğu, olağan bir ticari faaliyet ile iştigal ettikleri anlaşılan sanıkların faaliyetlerinin tek başına suçun işlenmesinde kolaylık sağlayan bir durum olmadığının anlaşılması karşısında sübutu halinde eylemlerinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına konu olamayacağı cihetle; Sanıkların eylemlerinin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası kapsamında olacağı, bu madde kapsamında belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 2.Suç tarihinden itibaren, incelemeye konu hükümden sonra, temyiz inceleme gününde 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. 3.Sanıkların savunmaları doğrultusunda alınan, dosyada mevcut 15.12.2010/1033 sayılı Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün yazı cevabında, 23.09.2010 ve 28.09.2010 tarihli olaylarda ele geçen 600 kg ve 1.020 kg çay için bir karşılaştırma yapılmış ancak bu çayların, Özalp Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/66 Esas, 2010/323 Karar sayılı kesinleşen dosyasına konu edilen ve kaçak olmadığından bahisle iadesine karar verilen çaylar ile benzerlik göstermediği yönünde tespit yapılması, bu haliyle belirtilen iki olay nedeniyle ele geçen çayların kaçak olduğunun dosya kapsamından anlaşılması karşısında, 600 kg ve 1.020 kg çayın müsaderesi yönündeki mahkeme kararında isabetsizlik görülmemiştir. 4.Yine sanık ...'ün aşamalardaki savunmasında, ele geçen çayların Özalp Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/66 Esas, 2010/323 Karar sayılı kesinleşen dosyasına konu edilen ve kaçak olmadığı tespiti yapılarak iadesine karar verilen çaylar olduğunu belirtmesi, çayların Tasiş tarafından ... Firmasına 26.05.2009 tarihinde satışı yapılan 8.640 kg çay olduğu iddia olunup dosyada mevcut 24.01.2011/1043 tarih ve sayılı Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı yazı cevabında, düzenlenen analiz raporu sonucu her iki çayın da gerek çay tipi, gerekse görünüş, dem rengi, burukluk, dolgunluk, posa rengi ve kokusu ile dem aroması açısından benzer olduklarının, bu haliyle numune çayların benzer çaylar olabileceklerinin belirtilmesi karşısında sanıklar lehine yorumla 18.10.2010 tarihli olayda ele geçen 1.080 kg çayın sanıklara iadesi yerine kararda hiç bir ayrım yapmadan ele geçen tüm çayların müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2011/379 Esas, 2015/644 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'ün ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 23.09.2010 tarihli olayda ele geçen 1.020 kg çay ile 28.09.2010 tarihli olayda ele geçen 600 kg çayın kaçak olduğu anlaşılmakla 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, birleşen 18.10.2010 tarihli dosyada ele geçen ve kaçak olmadığı anlaşılan 1.080 kg çayın, tasfiye edilmemişse sanıklara İADESİNE, tasfiye edilmişse bedelinin sanıklara İADESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2023 tarihinde karar verildi.