19. Hukuk Dairesi 2013/6928 E. , 2013/11801 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki birleştirilen tazminat davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Asıl davada davacı vekili; davalının müvekkili hakkında başlattığı icra takibine konu senetteki imzanın müvekkilin…
**19. Hukuk Dairesi 2013/6928 E. , 2013/11801 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki birleştirilen tazminat davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Asıl davada davacı vekili; davalının müvekkili hakkında başlattığı icra takibine konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili; icra hukuk mahkemesince yapılan incelemede senetteki imzanın davacıya ait olduğunun anlaşıldığını, davacının bu senedi oğlunun borcuna karşılık verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili; davalının sahte senede dayalı olarak yaptığı icra takibi nedeniyle müvekkilinin maddi manevi zarara uğradığını belirterek 500,00 TL maddi ve 9.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili; davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan delillere göre; ceza yargılamasında sanık olan davacının senetteki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle beraatine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine bu kez açılan davanın ortadan kaldırıldığı, senetteki tahrifatın davacı ve davalının eli mahsulü olmadığı ve sahteciliğin her iki tarafça yapılmadığı, dolayısıyla asıl davada davacı iddiasının yerinde görülmediği, bunun yanında birleşen davada da davacı tazminat isteminde bulunmuş ise de sahteciliğin davalı yanca yapıldığına dair mahkumiyetini gerektirir delil olmadığı ve tazminat isteminin bu bakımdan koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Asıl dava yönünden dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olmadığı ve bu nedenle borçlu bulunulmadığı iddia edilmektedir. Her ne kadar bu konuda icra mahkemesince ve ceza mahkemesince bilirkişi incelemeleri yaptırılmış ise de, icra mahkemesi takip hukukuna ilişkin olarak inceleme yapan dar yetkili bir mahkeme olduğundan, ceza yargılaması sonunda da zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiş olup maddi vakıayı saptayan bir ceza mahkemesi kararı bulunmadığından uyuşmazlığın çözümü yönünden dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde mahkemece imza incelemesi yaptırılması gerekmektedir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.