DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1443 E. , 2024/361 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1443 Karar No : 2024/361 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2021 tarih ve E:2017/5968, K:2021/4556 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1443 E. , 2024/361 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1443 Karar No : 2024/361 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2021 tarih ve E:2017/5968, K:2021/4556 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair ... tarih ve ...sayılı kararının iptaline karar verilmesi; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2021 tarih ve E:2017/5968, K:2021/4556 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ile davacının birleştirme talebi yerinde ve Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esasına geçilmiş; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla açılan ceza soruşturması neticesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi İlk Derece Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Bürosunun ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiğinin görüldüğü; Bununla birlikte, davacı hakkında terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olmasının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi Daireleri tarafından yapılacak idari yargılama yönünden bağlayıcılığının da bulunmadığı, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına ve diğer hususlara yönelik tanık ifadeleri ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, söz konusu tanık ifadelerinin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı; Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu işlemle özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin, AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, tüm dosya kapsamında sadece iki tanık ifadesine yer verilmesine ve hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara rağmen davanın reddine karar verildiği, hakkında alınan karara dayanak olarak gösterilen FETÖ ile bağı, iltisakı ve üyeliği yönünde herhangi bir somut delil, bilgi ve beyana yer verilmediği, sadece "davacının örgütün içinde yer aldığına ve diğer hususlara yönelik yukarıda yer verilen tanık ifadeleri ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, söz konusu tanık ifadelerinin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varılmıştır." şeklinde gerekçe ittihaz olunduğu, bahse konu iki tanık ifadesinin ise olduğu gibi karara yansıtıldığı, anılan tanık ifadelerine ilişkin olarak savunmaya cevap dilekçesinde her bir ifade bazında ve iddia edilen hususlarla ilgili olarak ayrıntılı ve madde madde yanıt verilmesine rağmen bu yanıt ve savunmalar dikkate alınmadığı gibi bu hususun hiçbir gerekçe gösterilmeksizin sadece "söz konusu tanık ifadelerinin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varılmıştır" kanaati ile hüküm ihdas olunduğu, diğer taraftan ise hakkında ... Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığınca verilen... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda anılan terör örgütü ile bağı, iltisakı ve üyeliği yönünde hiçbir delil bulunamadığı, hakkında verilen takipsizlik kararına ilişkin olarak ise "davacı hakkında terör örgütüne üyelik suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olmasının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi Dairemiz tarafından yapılacak idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır." şeklindeki gerekçe ile takipsizlik kararının da dikkate alınmadığı, davalı idarece verilen savunma dilekçeleri ve eki CD'nin incelenmesinden kendisiyle ilgili olarak sadece ve sadece H.Y. ve Ö.Ç. adlı hakimlerin ifadelerine yer verildiği, kendisi tarafından verilen savunmaya cevap dilekçesinde bu iki şahsın beyanlarına kalem kalem ayrıntılı olarak itiraz noktaları sunulmuş olmasına rağmen bu itiraz noktaları karşılanmaksızın ve de tanık ifadelerine karşı verilen cevapların neden itibar görmediği gerekçelendirilmeksizin hüküm verilmiş olması nedeniyle anılan kararın bozulması gerektiği, bu açıdan, özellikle, tanık ifadelerinde yer verilen tüm iddialara ayrı ayrı cevapların verildiği savunmaya cevap dilekçesinin ve hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın dikkate alınması gerektiği; dosya kapsamı incelendiğinde kendisinin anılan terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan ve yargı makamlarınca aranılan kriterler olan başta ByLock olmak üzere hiçbir kriterin varlığına ilişkin somut delil ve tespitin bulunmadığı, bilakis takipsizlik kararında da yer aldığı üzere, yapılan araştırma ve yazışmalar neticesinde, anılan terör örgütüne iltisak ve irtibat için aranılan kriterlerin hiçbirisinin olmadığı hususunun özellikle vurgulandığı, tüm dosya münderacatına bakıldığında sadece H.Y. ve Ö.Ç. isimli iki hakimin tanık ifadesinin yer aldığı ve bu ifadelerin de soyut düşünce ve ithamlardan ibaret olduğu, bunların aksine ortada hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın bulunduğu hususu da dikkate alındığında anılan terör örgütü ile iltisak, irtibat ve üyeliğinin olmadığına kanaat getirilerek, hakkında alınan kararın iptali istemiyle açılan davada verilen ret kararının temyizen incelenerek bozulmasına ve anılan işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlemler de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, ceza soruşturmasında terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir. Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 14/12/2021 tarih ve E:2017/5968, K:2021/4556 sayılı kararının ONANMASINA, 3. 22/02/2024 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.