9. Ceza Dairesi 2023/13786 E. , 2024/3230 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/930 E., 2023/689 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mağdure Didem'e yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi
**9. Ceza Dairesi 2023/13786 E. , 2024/3230 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/930 E., 2023/689 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mağdure Didem'e yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mağdure İdil'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve çocuğun cinsel istismarı suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesi ile 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2023 tarihli ve 2022/296 Esas, 2023/211 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdure Didem'e yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdure İdil'e yönelik ise çocuğun cinsel istismarı suçundan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 03.10.2023 tarihli ve 2023/930 Esas, 2023/689 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmi ret, kısmi onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ NEDENLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Takdiri indirim hükümlerinin uygulanması ve alt sınırdan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Dosyada sanığın mağdurelere yönelik atılı suçları işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı, dosyaya sunulan video kayıtlarında suç unsurlarına rastlanmadığı ve dava dışı kişiler ile alakalı olduğu, mağdure İdil'in organ sokma neticesinde istismara uğradığı iddia edilmesine rağmen bu hususta cinsel muayene raporu alınmadığı, sanıkla husumeti olan tanıkların beyanlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulduğu, mağdure İdil'in psikolojik sorunları olduğu göz ardı edilerek anlatımlarının hükme esas alındığı, olayı uzunca bir zaman geçtikten sonra yargıya intikal ettirdikleri, sanık tarafından mağdureye gönderildiği iddia edilen mesajların cinsel içerikli olmadığı ve sanığın pedofili olduğunu göstermeyeceği, mahkumiyet için yeterli delil olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın atılı suçtan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. C. Katılanlar Gaye, Ramazan, İdil Vekilinin Temyiz İstemi Eylemin organ sokmak suretiyle işlendiği, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Katılan Mağdure Didem'e Yönelik Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık Hakkında Katılan Mağdure İdil'e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince olayın tek tanığı konumunda bulunan katılan mağdure İdil'in duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili ayrıntılı şekilde dinlenilmesi ve kendisine yönelik eylem sebebiyle verilen hüküm kesinleşen Didem'in tanık sıfatıyla dinlenilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii, katılanlar Gaye, Ramazan, İdil vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 03.10.2023 tarihli ve 2023/930 Esas, 2023/689 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde karar verildi.