9. Ceza Dairesi 2021/26192 E. , 2023/5964 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2509 E., 2018/1407 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddes…
**9. Ceza Dairesi 2021/26192 E. , 2023/5964 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2509 E., 2018/1407 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sanık hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2017 tarihli ve 2017/2109 Esas sayılı iddianamesiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2018 tarihli ve 2017/37 Esas, 2018/263 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.09.2018 tarihli ve 2018/2509 Esas, 2018/1407 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna, takdiri indirim maddesinin uygulanmaması ve üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, kararın bozulması istemine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan, şikayetçi ve tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğuna, beyanların hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, olaydan bir yıl sonra şikayette bulunulduğuna, mağdurenin ailesiyle sanık arasında tahliye konusunda ve sanığın mağdureyi bir erkekle uygunsuz gördüğünü babasına söylemesi nedeniyle husumet bulunduğuna, mağdurenin soruşturma aşamasında alınan beyanının usulüne uygun olmadığına, mektup üzerinde inceleme yapılmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi için kararın bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 2015 yılının sonlarına doğru bir gün mağdure okuldan gelip eve girmeye çalışırken sanığın arkadan yaklaşıp saçlarına dokunduğu, mağdureyi döndürmeye çalıştığı ancak mağdurenin sanığa direndiği ve onu ittiği, arbede sırasında mağdurenin yere düştüğü, sanığın mağdurenin üzerine çıkmaya çalıştığı ve "Çok güzelsin", "Benim olacaksın" gibi sözler söylediği, mağdurenin boynundan ve göğsünden öptüğü, mağdurenin pantolonunu yarıya kadar indirdiği, mağdurenin çırpınarak sanığın elinden kurtulduğu ve eve girdiği, sanığın bu şekilde mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği kabul edilerek belirtilen suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.09.2018 tarihli ve 2018/2509 Esas, 2018/1407 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.