8. Hukuk Dairesi 2018/11659 E. , 2018/14468 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı 3.kişiler vekili; aynı zamanda 3. kişi şirketin ortağı olan diğer müvekkili ...’ın 15.02.2013 tarihinde şirketin banka hesabından 95.000,00
**8. Hukuk Dairesi 2018/11659 E. , 2018/14468 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı 3.kişiler vekili; aynı zamanda 3. kişi şirketin ortağı olan diğer müvekkili ...’ın 15.02.2013 tarihinde şirketin banka hesabından 95.000,00 TL çekip, altın yatırımı düşüncesiyle borçlu şirketin iş yerine gittiğini, işyerine sonradan gelen icra memurunun uyguladığı haciz işlemi neticesinde müvekkilinin elinde bulunan 95.000,00 TL’nın haczedildiğini öne sürerek istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, haciz tutanağının kamu görevlileri tarafından düzenlenen, aksi ispat edilene kadar geçerlilik taşıyan resmi belge olduğu, haciz tutanağında paranın borçlunun elindeyken haczedildiğinin açıkça yazıldığı, hatta borçlunun dahi parayı sayıp ... iade edeceğine ilişkin beyanda bulunduğu, kamera kayıtlarının da bu tespiti destekleyecek şekilde çözümlendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı 3. kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; dava konusu haczin, takip dayanağı bonoda yer alan ve borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığı, borçlulardan ...'nın haciz esnasında hazır olduğu, bu kapsamda İİK 97/a maddesinde düzenlenen karinenin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip davacı 3.kişi tarafından delil olarak gösterilen banka kayıtları ve haciz adresi kuyumcu dükkanına ilişkin kamera kayıtlarının içeriğinden; şirket ortağı ...'ın 3. kişi şirkete ait banka hesabından, haciz saatinden kısa bir süre öncesinde 95.000 TL çektiği, akabinde borçlu şirkete ait kuyumcu dükkanına gittiği, diğer borçlu ... ile altın alımı hususunda pazarlık yapmaya başladığı, bu esnada parayı sayması için borçlu ...'ya verdiği, pazarlık görüşmeleri devam ederken alacaklı vekilinin haciz adresine girmesi ile birlikte borçlunun parayı 3. kişiye iade ettiği, alacaklı vekilinin parayı ...'ın elinden alıp orada bulunan polis memuruna verdiği anlaşılmıştır.Bu koşullarda, ispat yükü altında bulanan 3. kişinin karinenin aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispat ettiğinin kabulü gerekir. Bu nedenlerle Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3. kişiler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 27.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.