11. Hukuk Dairesi 2010/7528 E. , 2010/8176 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.12.2007 gün ve 2006/138-2007/306 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.03.2010 gün ve 2008/6331-2010/2425 sayılı kararı aleyhinde 09.07.2010 vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen ra
**11. Hukuk Dairesi 2010/7528 E. , 2010/8176 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.12.2007 gün ve 2006/138-2007/306 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.03.2010 gün ve 2008/6331-2010/2425 sayılı kararı aleyhinde 09.07.2010 vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin yaklaşık 50 yıldır "supermax" markası altında tıraş bıçağı ve jilet üretmekte olduğunu, "supermax" ibareli markanın 8. sınıftaki mallar için tescili talebine davalı şirketin “kartal+süpermaks” ibareli tescilli markasını mesnet göstererek itiraz ettiğini, bu itirazın reddedildiğini, ancak davalı şirketin ikinci kez yaptığı itirazın YİDK tarafından kısmen kabul edilerek, bir kısım malların davalı şirket adına tescilli markaya benzerlik gerekçesi ile listeden çıkartıldığını, halbuki iki markanın benzer olmadığı gibi müvekkilinin markasının 100’ü aşkın ülkede tescilli olup Paris Sözleşmesi'ne göre tüm Dünyada ve Türkiye'de tanınmış marka olduğunu, davalı şirketin müvekkiline ait ibareyi marka siciline tescil için yaptığı önceki başvuruların reddedildiğini, bu durumun da davalının kötüniyetini kanıtladığını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, başvuru konusu markanın reddedilen sınıflar bakımından da müvekkili adına tesciline, olmadığı takdirde davalı markasının sicilden terkinine (hükümsüzlüğüne) karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin 1917 yılından bu yana traş bıçağı imal ettiğini, davacının tescilini istediği markanın müvekkili markasına benzer olduğunu, davacının 556 sayılı KHK'nin 7/son maddesinden yararlanma imkanı bulunmadığını, davacı markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkili markasının 24.03.1994 tarihinde tescil edilmiş olup, hükümsüzlük davasının 5 yıllık sürede açılmadığını savunurak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda hükümsüzlük davasının 556 sayılı KHK' nin 42/1-a maddesinde yazılı hak düşürücü sürede açılmadığı, öte yandan her iki markanın benzer olduğu gibi markaların kullanılacakları ürünlerin birbirlerinin aynısı veya benzeri olduğu, davacının tescilini istediği markanın KHK'nin 8/1-b maddesine göre tescilinin mümkün olmadığı, tescil başvurusundan önce dosyaya sunulan kullanım belgelerinin KHK' nin 7/son maddesi anlamında davacı şirket yararına ayırt edici bir nitelik kazandığını ispat için yeterli olmadığı, sunulan tüm kullanım belgelerinin davacı şirket ile ilgisi olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 4.3.2010 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan ve HUMK’nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. 2- Ancak, davacı “SUPERMAX” ibaresinin tescili için yaptığı 2003/17917 sayılı başvuruya davalı şirketçe yapılan itiraza karşı TPE’ne verdiği cevabında tanınmışlığa dayanmış ve başvuru konusu işarete kullanımla ayırt edici nitelik kazandırıldığını ileri sürmüştür. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, “SUPERMAX” markasının 1996 yılından beri Türkiye’de kullanıldığı, ancak tanıtım faaliyetleri için sadece Ağustos 2002 tarihli Metro Market’e ait ürün kataloğunun mevcut olduğu ve markanın Türkiye’de davacı tarafından değil de, davadışı Sterling Four Ltd. tarafından Türkiye distribütörü Burla Makine Tic. ve Yat. A.Ş. aracılığıyla satışa arzedilen ürünler üzerinde kullanıldığı, böylece markanın Türkiye’deki eylemli kullanımıyla davacı arasında herhangi bir bağ kurulamadığından davacının kullanımla ayırt edicilik iddiasını kanıtlayamadığı, bu nedenle davacı markasının tanınmış marka olarak kabul edilemeyeceği görüşü açıklanmıştır. Davacı vekili, bilirkişi raporuna itirazında, 1996 yılından itibaren “SUPERMAX” markalı traş bıçaklarının müvekkili şirketin iştiraki olan davadışı ihracatçı şirket tarafından distribütör vasıtasıyla Türkiye’de satışa sunulduğunu belirtmiş ve buna ilişkin fatura örneklerini ibraz etmiştir. Davadışı distribütör Burla Makine A.Ş.’nce mahkemeye hitaben yazılan yazıda da davacının Türkiye distribütörü olduğu ifade edilmiştir. “SUPERMAX” markalı straş bıçakları ayrı bir tüzel kişiliğe sahip davadışı Sterling Four şirketi tarafından yurtdışından Türkiye’ye ihraç edilerek davacının Türkiye distribütörü Burla Makine A.Ş.’nce piyasaya sürüldüğüne göre, davacının 1996 yılından itibaren “SUPERMAX” markasını 8/3. sınıftaki traş bıçağı emtiası üzerinde kullandığının kabulü gerekir. Bu bakımdan, dava konusu ibarenin Türkiye’deki kullanımının davacı tarafından gerçekleştirilmediğine ilişkin mahkeme görüşü isabetli değildir. Yine başvuru konusu “SUPERMAX” ibaresini taşıyan traş bıçaklarının internet aracılığıyla tanıtıldığı, hipermarket ve toptancılar aracılığıyla Türkiye’de satışa arz edildiği dosyaya sunulan faturalardan anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu markaya ilişkin tanıtım broşürlerinin yetersizliğinden bahisle kullanımla ayırt edici nitelik kazandırılmadığı yolundaki bilirkişi raporuna da itibar edilemez. Başvuru tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK’nin 7/son fıkrasına göre, bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise aynı maddenin (b), (c) ve (d) bentlerine göre tescili reddedilemez. Dairemizin yerleşik kararlarında da açıklandığı üzere, bir markanın tanınmış olduğunun kanıtlanması halinde, 556 sayılı KHK’nin 7/son fıkrası uyarınca tanınmış olduğu mal veya hizmetler yönünden kullanımla ayırt edici nitelik kazandırıldığının da evleviyetle kabulü gerekir. Yine Dairemizin 16.4.2009 tarih ve 9509-4703 sayılı kararında da belirtildiği üzere, tanınmışlık ve kullanımla ayırt ediciliğin belirlenmesinde esas alınacak tarih başvuru tarihi olmayıp TPE YİDK kararının verildiği tarihtir. O halde, yukarıda açıklanan hususlar ve Dairemiz kararları itibariyle, dava konusu başvuruyu oluşturan “SUPERMAX” ibaresinin 8/3. sınıf ürünler bakımından yapılan tescil başvurusunun reddine dair TPE YİDK kararının iptali davası bakımından, mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle davacının tanınmışlık ve kullanımla ayırt edicilik iddiasının incelenmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ve eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru olmamakla birlikte, mahkemece verilen kararın Dairemizin 4.3.2010 tarih ve 6331-2425 sayılı ilamıyla onandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulü ile, TPE YİDK kararının iptali davasına yönelik olarak Dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair karar düzeltme isteğinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüyle Dairemizin 4.3.2010 tarih ve 6331-2425 sayılı ilamının TPE YİDK kararının iptali davasına ilişkin olarak ortadan kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının açıklanan nedenle BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde temyiz eden ve karar düzeltme isteyene iadesine, 09.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.