7. Hukuk Dairesi 2008/2203 E., 2008/1987 K. 7. Hukuk Dairesi 2008/2203 E., 2008/1987 K. - EKSİK BİLİRKİŞİ RAPORU - KADASTRO TESBİTİNİN EKSİKLİĞİ - TESBİTTE TÜM DELİLERİN TOPLANMASI- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 16 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 20 ] "" Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıl…
7. Hukuk Dairesi 2008/2203 E., 2008/1987 K. **7. Hukuk Dairesi 2008/2203 E., 2008/1987 K.** **- EKSİK BİLİRKİŞİ RAPORU - KADASTRO TESBİTİNİN EKSİKLİĞİ - TESBİTTE TÜM DELİLERİN TOPLANMASI**- 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 16 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 20 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgiler eşliğinde saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tesbitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılamada taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Bir yerel bilirkişi bir tanık ve tutanak bilirkişileri taşınmaz başında dinlenerek iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmaz başında keşif yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığı menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenlerle yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Ne varki dosya içeriğine göre yerel bilirkişi ve tanık sözleri ve dinlenen tutanak bilirkişilerinin beyanları soyut nitelikte gerekçesiz olaylara dayanmayan sözlerden ibarettir. Öte yandan zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma da yetersizdir. Kaldı ki dava ve temyize konu taşınmazın türü tesbitte ham toprak olarak belirlenmiştir. Uzman ziraatçı bilirkişisi ise raporunda taşınmazın kültür arazisi niteliğinde olduğunu açıklamıştır. Ne varki, mahkemece taşınmaz bizzat görülüp gözlenmediğinden ve mahkemenin gözlemi keşif tutanağına yansıtılmadığından uzman ziraatçi bilirkişisinin raporunu denetleme olanağı bulunmadığından anılan raporunda yargı denetimine açık olmadığı saptanmıştır.